4857 sayılı İş Kanunu'na göre iş sözleşmesi, işçinin bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin ise ücret ödemeyi taahhüt ettiği bir sözleşmedir. Toplu İş Sözleşmesi'nin 37. maddesi, işçilerin sağlık, can güvenliği veya eşinin kamu görevlisi olarak zorunlu ataması gibi mazeretlerle, işe giriş tarihinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra başka bir işyerine nakil talep edebileceğini düzenler. Bu mazeretlerin belgelendirilmesi zorunludur.
Kamu Denetçiliği Kurumu'na yapılan bir başvuruda (2025/20115), Sivil Saat Ücretli İşçi olarak görev yapan bir kişi, eşinin kronik hastalığı ve kendi sağlık sorunları nedeniyle nakil talebinde bulunmuştur. Başvuran, eşine ait 17.02.2026 tarihli Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu'nu 25.02.2026'da Milli Savunma Bakanlığı'na iletmiştir. İdare, iş gücü ihtiyacını gerekçe göstererek talebi reddetmiş, ilgili birimdeki işçi kadrosunun yarısının boş olduğunu ve Toplu İş Sözleşmesi'ndeki tedavinin görev yerinde mümkün olmadığının kanıtlanmadığını ileri sürmüştür.
Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır. Kurumun incelemesi, Üniversite Hastanesi'nden alınan Sağlık Kurulu Raporu ile eşin düzenli Endokrinoloji takibi ve MR kontrollerine ihtiyacı olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca ilçede bu branşta uzman doktor ve MR cihazı bulunmadığı tespit edilmiştir. Ombudsmanlık, idarenin personel ihtiyacı gerekçesinin sağlık hakkı ve aile bütünlüğü gibi temel hakların önüne geçemeyeceğini belirtmiştir. İdarenin ret cevabında yargı yolunu belirtmemesi, hak arama özgürlüğünü kısıtlayıcı bir tutum olarak eleştirilmiştir. Nihai olarak başvurucu haklı bulunmuş ve Eskişehir'e nakil işleminin gerçekleştirilmesi tavsiye edilmiştir.
Bu karar, kamu kurumlarının hizmetin sürekliliği gibi idari gerekçeleri, Anayasa ile güvence altına alınan sağlık hakkı ve aile bütünlüğünün korunması karşısında mutlak engel olarak kullanmaması gerektiğini göstermektedir. Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumlar, bu tür davalarda personelin sağlık durumunu önceliklendiren bir yaklaşım benimsemeli; aksi halde işçilerin temel hakları idari kararlarla zedelenebilir. Bu durum, sağlık çalışanlarının iş yükü ve hasta takibindeki aksaklıklar açısından da dolaylı olarak olumsuz sonuçlar doğurabilir.