Can güvenliği gerekçesiyle korunma kararı bulunan bir sağlık çalışanı çift, İl Sağlık Müdürlüğü nezdinde yaşadıkları atama krizini ve bir kamu görevlisiyle aralarında geçtiğini öne sürdükleri tartışmalı diyaloğu gündeme taşıdı. Aile, hakkında hâlâ yürürlükte olan bir koruma/uzaklaştırma kararının idare tarafından "tanınmadığının" söylendiğini iddia ederek, konunun ivedilikle incelenmesini talep etti.
İşte o dilekçe;
DİYARBAKIR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ’NE
(Gereği ve İncelenmek Üzere)
Konu: Can güvenliği mazereti ve koruma kararının dikkate alınmaması, gebelik durumunun göz ardı edilmesi ve kamu görevlilerinin tutumu hakkında şikâyet ve gerekli tedbirlerin alınması talebi
Ben ve eşim, can güvenliğimiz nedeniyle Gaziantep ilinden Diyarbakır iline can güvenliği mazereti kapsamında atanarak gelmiş bulunmaktayız. Hakkımızda verilmiş ve halen geçerliliğini koruyan koruma/uzaklaştırma kararı bulunmaktadır.
Ayrıca eşim yaklaşık 6 aylık hamile olup gebeliğinin ilerleyen döneminde bulunmaktadır.
Tarafıma 15.06.2026 tarihinde Ergani Devlet Hastanesi’ne atama yapılmış olup, söz konusu atama işleminin iptali talebiyle Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi nezdinde davam devam etmektedir.
Eşim de sağlık memuru olup bu hafta itibarıyla Diyarbakır iline tayini gerçekleşmektedir. Ancak tarafımıza, eşimin de Ergani Devlet Hastanesi’nde görevlendirileceği/atanacağı bildirilmiştir.
Diyarbakır merkezde ikamet etmekte olup, ailemiz ve mevcut sosyal destek çevremiz de Diyarbakır merkezde bulunmaktadır. Bunun yanında, ailemizin can güvenliği açısından mevcut koruma/uzaklaştırma kararı ve can güvenliği mazeretimiz devam etmektedir.
Bu nedenle eşimin Diyarbakır merkez ile Ergani arasında her gün uzun mesafeli olarak gidip gelmek zorunda bırakılması, hem mevcut can güvenliği koşullarımız bakımından hem de yaklaşık 6 aylık gebeliği nedeniyle sağlık açısından ciddi riskler doğurabilecek niteliktedir.
Söz konusu hususları ve mağduriyetimizi ilgili birimlere defalarca iletmemize rağmen, Personel Hizmetleri Başkan Yardımcısı ile yaptığımız görüşme sırasında tarafımıza son derece rahatsız edici ve bir kamu görevlisine yakışmayacak ifadeler kullanılmıştır. Görüşme sırasında;
* “Hamileysen bana mı hamilesin?”
* “Sizin mahkeme kararınızı tanımıyoruz.”
* “Beni kime şikâyet edersen et.”
şeklinde ifadeler kullanılmıştır.
Ayrıca İl Sağlık Müdürü tarafından eşime yönelik olarak “Kocan bize dava açmış, sen de git uğraş.” şeklinde ifade kullanıldığı tarafımızca belirtilmektedir.
Söz konusu ifadeler, hem kişilik haklarımız hem de kamu hizmetinin yürütülmesinde gözetilmesi gereken tarafsızlık, nezaket, eşitlik ve hukuka bağlılık ilkeleri bakımından ciddi şekilde incelenmesi gereken hususlardır.
Özellikle hakkında verilmiş ve halen geçerli olan bir koruma/uzaklaştırma kararının “tanınmadığı” yönündeki ifadenin hangi hukuki gerekçeye dayandığının açıklığa kavuşturulması büyük önem taşımaktadır. Bir mahkeme veya yetkili makam tarafından verilmiş kararın idare tarafından hangi gerekçeyle uygulanmadığının tarafımıza açık ve yazılı şekilde bildirilmesini talep etmekteyiz.
Buradaki amacımız herhangi bir kamu görevlisini hedef göstermek veya kişisel bir husumet oluşturmak değildir. Amacımız; can güvenliğimizin, mevcut koruma kararının, eşimin gebelik durumunun ve ailevi/sosyal destek koşullarımızın birlikte değerlendirilerek hukuka ve hakkaniyete uygun bir idari işlem tesis edilmesini sağlamaktır.
Bu kapsamda;
1. Hakkımızda verilmiş ve halen geçerli olan koruma/uzaklaştırma kararının dikkate alınarak gerekli güvenlik ve idari tedbirlerin alınmasını,
2. Can güvenliği mazeretimizin ilgili mevzuat kapsamında yeniden değerlendirilmesini,
3. Eşimin yaklaşık 6 aylık gebelik durumunun, sağlık koşullarının ve Diyarbakır merkez–Ergani arasındaki günlük ulaşımın oluşturabileceği risklerin dikkate alınmasını,
4. Eşimin, mevcut can güvenliği koşulları ve gebelik durumu gözetilerek her gün Diyarbakır merkez ile Ergani arasında gidip gelmesini gerektirmeyecek şekilde Diyarbakır merkezde bulunan uygun bir sağlık kuruluşunda görevlendirilmesi/çalıştırılması hususunun değerlendirilmesini,
5. “Sizin mahkeme kararınızı tanımıyoruz.” şeklindeki ifadenin hangi hukuki ve idari dayanağa dayanarak söylendiğinin araştırılmasını ve varsa dayanağının tarafımıza yazılı olarak bildirilmesini,
6. Personel Hizmetleri Başkan Yardımcısı ve İl Sağlık Müdürü tarafından tarafımıza/eşime yönelik olarak kullanıldığı belirtilen yukarıdaki ifadeler hakkında gerekli idari inceleme ve soruşturmanın yapılmasını,
7. Yapılacak inceleme sonucunun ve alınan idari tedbirlerin tarafımıza yazılı olarak bildirilmesini,
8. Can güvenliğimiz bakımından mevcut riskler ile eşimin gebelik durumu dikkate alınarak telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğmadan gerekli tedbirlerin ivedilikle alınmasını arz ve talep ediyoruz.
Medine YALIN
Enes YALIN