Danıştay İkinci Dairesi, sözleşmeli aile hekimi Nahide Toksavcı (N. T.) tarafından açılan davada, İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nin daha önce verdiği lehine kararı bozdu. Mahkeme, Sağlık Bakanlığı'nın 2024 Kasım (3 gün) ve Aralık (5 gün) aylarında sendikal eylem nedeniyle yaptığı bordro kesintilerini (maaş + teşvik/destek ödemeleri) meşru kabul etti. Böylece kesintilerin iadesi talebi reddedildi ve Bakanlık uygulaması onaylandı.
Karar Süreci Nasıl İşledi?
- 2024 Olayı: Sendika çağrısıyla eylem yapan aile hekimi, Kasım'da 3 gün, Aralık'ta 5 gün işe gelmedi. Sağlık Bakanlığı bu günler için ücret kesintisi uyguladı.
- İdare Mahkemesi Kararı (15 Eylül 2025): İstanbul 9. İdare Mahkemesi (E:2025/1705, K:2025/1705), kesintiyi iptal etti. Gerekçe: Sendikal eylem, Anayasa, AİHS Madde 11 (örgütlenme özgürlüğü) ve ILO sözleşmeleri kapsamında korunan meşru faaliyet; kesinti hukuka aykırı, faizli iade gerektiği yönündeydi.
- Temyiz Süreci: Sağlık Bakanlığı itiraz etti, Danıştay Başsavcılığı kanun yararına temyiz talebini kabul etti (Esas No: 2025/4658). Başsavcı Cevdet Erkan imzalı görüşte İdare Mahkemesi kararı hukuka aykırı bulundu.
- Danıştay İkinci Dairesi Kararı (5 Şubat 2026): İdare Mahkemesi'ni bozdu, kesintiyi onayladı.
Danıştay'ın Temel Gerekçeleri
- Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği: Ödemeler çalışılan gün sayısına göre yapılır. Sendikal eylem, ödeme istisnası olarak düzenlenmemiştir; çalışılmayan gün için ücret ödenmemesi doğaldır.
- 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu Madde 67: Grev/lokavt süresince iş sözleşmesi askıda kalır, ücret ödenmez hükmü emredicidir. Danıştay, sendikal eylemi bu kapsama soktu.
- Sağlık Hizmetlerinin Niteliği: Kamu sağlığını tehdit eden iş bırakmaların önlenmesi gerektiği vurgulandı. Acil hizmetlerin sürekliliği, sendikal haklardan üstün tutuldu.
- Ceza Değil, Doğal Sonuç: Disiplin cezası verilemeyeceğini kabul etti ancak kesintiyi "ceza" değil, çalışılmayan gün için ödeme yapılmaması olarak nitelendirdi.
Eski Kararlarla ÇelişkiKarar, Danıştay'ın geçmiş içtihatlarından ayrılıyor:
- Danıştay 12. Dairesi (2005): Sendikal faaliyet mazeret kabul edilmiş, haklı bulunmuştu.
- Danıştay 11. Dairesi (2005): Sözleşmeli personele kesinti hukuka aykırı görülmüştü.
- Ankara 9. İdare Mahkemesi (2004): Sağlık çalışanlarının eylemi mazeret sayılmıştı.
Bu yeni karar, Danıştay'ın daha katı bir çizgiye geçtiğini gösteriyor; eski lehine kararlar emsal olmaktan uzaklaşıyor.Sağlık Çalışanları ve Sendikalar İçin Etkileri
- Emsal Niteliği: Benzer davalarda aile hekimleri aleyhine sonuç doğurabilir. Sendikal eylemde ücret kaybı riski artıyor.
- Sendikaların Tepkisi: AHESEN, AHEF gibi sendikalar, kararın sendikal hakları kısıtladığını belirterek üst mercilere (Danıştay Genel Kurulu veya Anayasa Mahkemesi) taşınabileceğini belirtiyor.
- Genel Durum: Aile hekimlerinin çalışma koşulları ve sendikal mücadeleleri yeniden gündemde. Karar, Bakanlık uygulamalarını güçlendirirken, hekimlerin eylem özgürlüğünü sınırlayabilir.