Davayı reddeden ilk derece mahkemesi kararını bozdu.
İlk derece: Takdir hakkı vardır
Davacının, görev yaptığı genel müdür yardımcılığı görevinden sağlık sebebiyle istifa etmek istemesi üzerine müktesebine uygun olarak, daha önce görev yaptığı sosyal çalışmacı kadrosuna atandığı; her ne kadar uzman kadrosuna atanma şartıyla görevinden ayrılmak istediğini beyan etmiş ise de, idarenin personel planlaması ve hizmet gerekleri doğrultusunda ilgililerin kazanılmış haklarını gözeterek atama yetkisine haiz olduğu, ilgilinin belirli bir kadroya atanması konusunda yargı kararıyla zorlanamayacağı.
Danıştay: Davacı başlangıçta dilekçe verse de daha sonra bu beyanından vazgeçtiğini idareye bildirmiştir
Davacının 13/10/2024 tarihli dilekçesinde... görevinden ayrılma yönünde iradesini ortaya koyduğu ve dilekçenin davacı tarafından yazılıp imzalandığı tartışmasızdır. Ancak; davacı tarafından verilen 14/10/2024 tarihli dilekçe ile 13/10/2024 tarihli dilekçesinde yer alan... görevinden ayrılma talebinden vazgeçtiğini davalı idareye bildirmiştir.
Bu durumda, 13/10/2024 konusu dilekçede yer alan irade beyanı, davalı idare tarafından kabul edilerek işlem tesis edilmedikçe sonuç doğurmayacağı; davacının 14/10/2024 tarihinde verdiği dilekçesinde ise 13/10/2024 tarihli dilekçesindeki talebinden vazgeçtiği, artık yeni iradesinin ... görevinde kalmak olduğunun davalı idareye bildirildiği, 13/10/2024 tarihli dilekçenin davacının gerçek iradesini yansıtmadığı ve bu haliyle dava konusu atama işlemine dayanak oluşturamayacağı anlaşılmıştır.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2025/632
Karar No: 2025/3315
İSTEMİN KONUSU:
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem:
Dava; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında ... olarak görev yapan davacı tarafından, sosyal çalışmacı kadrosuna atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla; kamu kurumlarının görevde yükselme sınavına tabi olan kadrolarına (müdür ve daha alt görevlere) sınav ile atama yapıldığı, daha üst düzey yöneticilerin atanması konusunda ise idareye geniş takdir yetkisinin tanındığı; davacının, görev yaptığı genel müdür yardımcılığı görevinden sağlık sebebiyle istifa etmek istemesi üzerine müktesebine uygun olarak, daha önce görev yaptığı sosyal çalışmacı kadrosuna atandığı; her ne kadar uzman kadrosuna atanma şartıyla görevinden ayrılmak istediğini beyan etmiş ise de, idarenin personel planlaması ve hizmet gerekleri doğrultusunda ilgililerin kazanılmış haklarını gözeterek atama yetkisine haiz olduğu, ilgilinin belirli bir kadroya atanması konusunda yargı kararıyla zorlanamayacağı; davacı tarafından 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 6. maddesinin 4. fıkrasına aykırı işlem tesis edildiği ileri sürülmekte ise de, davacının görevden alınmadığı ve görev süresinin dolmadığı, görevinden ayrılma talebine istinaden idare tarafından başka bir kadroya atandığı; bu durumda, davacının sosyal çalışmacı kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti:
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu edilen Mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunarak, 2577 sayılı Kanun'un 45/3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Davacı tarafından; iradesinin fesada uğratıldığı, 14/10/2021 tarihli dilekçenin ise gerçek iradesini yansıttığı, memurların istifasının ancak idarenin onayıyla ve bu onayın tebliği ile geçerlilik kazanacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI:
İstemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:
İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görülerek yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında ... olarak görev yapmaktadır.
13/10/2021 tarihli dilekçesinde sağlık sorunları nedeniyle Genel Müdür Yardımcılığı görevinden istifa etmek istediğini belirterek, uzman kadrosuna atamasının yapılmasını talep etmiştir.
14/10/2021 tarihli dilekçeyle ise 13/10/2021 tarihli istifa dilekçesinin işleme konulmamasını talep etmiştir.
Davacı, 13/10/2021 tarihli dilekçesine istinaden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 71. ve 76. maddeleri uyarınca ... günlü, ... sayılı işlemle Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü emrine sosyal çalışmacı olarak atanmıştır.
Bu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre istifa (çekilme) memurun kendi isteği ile memurluk statüsünün sona erdirilmesi olarak tanımlanabilir. İstifa memurun isteğine bağlı bir işlem olduğundan açık bir irade beyanını gerektirmektedir. İstifa (ayrılma isteği) tek taraflı bir irade beyanı olup, çekilme isteğinin kabulü halinde yürürlüğe gireceği de açıktır.
Davacının 13/10/2024 tarihli dilekçesinde... görevinden ayrılma yönünde iradesini ortaya koyduğu ve dilekçenin davacı tarafından yazılıp imzalandığı tartışmasızdır. Ancak; davacı tarafından verilen 14/10/2024 tarihli dilekçe ile 13/10/2024 tarihli dilekçesinde yer alan ... görevinden ayrılma talebinden vazgeçtiğini davalı idareye bildirmiştir.
Bu durumda, 13/10/2024 konusu dilekçede yer alan irade beyanı, davalı idare tarafından kabul edilerek işlem tesis edilmedikçe sonuç doğurmayacağı; davacının 14/10/2024 tarihinde verdiği dilekçesinde ise 13/10/2024 tarihli dilekçesindeki talebinden vazgeçtiği, artık yeni iradesinin ... görevinde kalmak olduğunun davalı idareye bildirildiği, 13/10/2024 tarihli dilekçenin davacının gerçek iradesini yansıtmadığı ve bu haliyle dava konusu atama işlemine dayanak oluşturamayacağı anlaşıldığından; davacının artık geçerli olmayan 13/10/2024 tarihli dilekçesi uyarınca tesis edilen 15/10/2024 tarihli işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü; E:..., K:... sayılı temyize konu kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8.maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.