Gündem

Almanya'dan İstanbul'a tatile geldi, hastane kaydına 'alkol' yazıldı: Felçli kaldı

Almanya'da yaşayan Murat Yılmaz, Mayıs 2025'te tatil için İstanbul'a geldi. 3 Mayıs gecesi rahatsızlanarak Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastane kayıtlarında 'alkol kullanımı' tanısıyla aynı gün taburcu edildi ancak aile, 22 saat acil kapısında sedyede unutulduğunu iddia ediyor. Ertesi gün bilinci kapalı bulunan Yılmaz'a beyin kanaması teşhisi kondu. Eşi Cennet Yılmaz, savcılığa başvurarak erken müdahale yapılmadığı için felç kaldığını belirtti. Sağlık Bakanlığı'ndan sor...

Almanya'dan İstanbul'a tatile geldi, hastane kaydına 'alkol' yazıldı: Felçli kaldı

Almanya'da yaşayan Murat Yılmaz, tatil için geldiği İstanbul'da rahatsızlanınca ambulansla Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastane kayıtlarında ilk gün 'alkol kullanımı' tanısıyla taburcu edilen Yılmaz'ın beyin kanaması geçirdiği belirlendi.

Almanya'da yaşayan Murat Yılmaz, 2025 yılında Mayıs ayının ilk haftasında tatil için İstanbul'a geldi. Ailesinin anlatımına göre Yılmaz, 3 Mayıs 2025 gecesi saat 01.30 sıralarında rahatsızlandı. Yerde yatar halde bulunan Yılmaz için ambulans çağrıldı. Yılmaz, 112 ekipleri tarafından Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü. Eşi Cennet Yılmaz'ın savcılık ifadesine göre o sırada Murat Yılmaz'ın yanında ailesinden kimse yoktu.

Hastane kaydına alkol kullanımı yazıldı

Ensonhaber muhabiri Rojda Altıntaş'ın haberine göre; Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 3 Mayıs tarihli epikriz raporuna göre Murat Yılmaz, saat 02.15'te hastaneye kabul edildi. Raporda birim kısmında 'Acil Kırmızı Alan 4' bilgisi yer aldı. Ancak tanı bölümüne iki kayıt girildi: 'Aynı seviyeden düşme' ve 'Alkol kullanımı'. Aynı raporda, Yılmaz'ın 'alkol şüphesiyle 112 tarafından getirildiği' ve 'alkol kokusu mevcut' olduğu yazıldı. Doktor muayenesinde hastanın bilincinin açık, vital bulgularının stabil olduğu, nörolojik defisit saptanmadığı belirtildi.

Cennet Yılmaz'ın iddiasına göre eşine alkol testi yapılmadı. Savcılık ifadesinde, hastanede kan alındığını ancak ilk kanın pıhtılaştığını, ikinci kanın ise 'elle çalışıldığı için sisteme düşmediğinin' söylendiğini anlattı. Yılmaz, buna rağmen eşinin hastane kayıtlarına 'alkol kullanımı' tanısıyla işlendiğini belirterek, şu iddiada bulundu: 'Eşimden kan tahlili alınmış ancak şişede çok beklediğinden pıhtılaşmış. İkinci kez kan tahlili alınmış ancak elle çalışıldığı için sisteme düşmediğini belirttiler. Eşim kırmızı alana alınması ve acil müdahale edilmesi gerekirken alkollüdür diye kapıya bırakılmıştır.'

Aynı gün taburcu edildi

3 Mayıs tarihli çıkış özetinde, Murat Yılmaz'ın 'günübirlik işlem sonucu taburcu' edildiği görüldü. Raporda klinik seyir bölümünde, hastanın sabah değerlendirmesinde gözlem alanında bulunamadığı yazıldı. Ailenin iddiası ise farklı. Cennet Yılmaz, eşinin taburcu edilmesine rağmen hastaneden fiilen çıkamadığını, acil kapısında sedye üzerinde bekletildiğini öne sürdü.

22 saat sedye üzerinde kaldı

Cennet Yılmaz'ın savcılığa verdiği ifadeye göre Murat Yılmaz, yaklaşık 22 saat boyunca acil kapısında sedye üzerinde kaldı. Yılmaz, eşine ulaşamayınca akrabalarının hastaneye gittiğini ve onu aramaya başladığını söyledi. Ailenin anlatımına göre Murat Yılmaz, hastanede tesadüfen bulundu. Bulunduğunda bilinci kapalıydı. Cennet Yılmaz, ifadesinde şunları söyledi: '22 saat eşim acil kapısında sedye üzerinde yatmış. Ben ulaşamayınca akrabalarımı aradım. Onlar en yakın hastaneye gidiyor, oraya gittiklerinde eşimi bulmuşlar. Akrabalarımız gittikten sonra eşimi beyin tomografisine almışlar ve beyin kanaması geçirdiği anlaşılmıştır.'

Ertesi gün teşhis değişti: Beyin kanaması

Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 4 Mayıs tarihli ikinci epikriz raporunda, bu kez Murat Yılmaz için 'intraserebral hemoraji' tanısı konuldu. Bu tanı, beyin içi kanama anlamına geliyor. Raporda, hastanın 'acil servis bekleme salonunda kaldığı sırada bilinç bozukluğu fark edilmesi üzerine kırmızı alana kabul edildiği' yazıldı. Aynı raporda şu ifadeler yer aldı: 'Acil servis bekleme salonunda kaldığı sırada bilinç bozukluğu fark edilen hasta kırmızı alana kabul edildi. Hasta oryante ve koopere değil. Genel durum orta-kötü.' Bu kayıt, ailenin 'bekleme salonunda unutuldu' iddiasını güçlendiren en kritik belge olarak dosyaya girdi.

Eşi savcılığa başvurdu

4 Mayıs tarihli raporda, Murat Yılmaz'ın fiziki muayenesinde 'sağ hemiparezi' izlendiği belirtildi. Hemiparezi, vücudun bir tarafında güç kaybı anlamına geliyor. Raporda ayrıca hastanın nöroloji ve anestezi birimlerine konsülte edildiği, yoğun bakım ünitesine yatırıldığı belirtildi. Ailenin iddiasına göre Murat Yılmaz şu anda felç durumda. Cennet Yılmaz, 7 Mayıs 2025'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek şikâyetçi oldu. Müşteki sıfatıyla verdiği ifadede, eşinin erken teşhis ve tedavi hakkından mahrum bırakıldığını söyledi. Yılmaz; doktor, hemşire, hasta bakıcı ve olayda sorumluluğu bulunan tüm hastane personelinden şikâyetçi olduğunu belirtti. Savcılık ifadesinde şu sözler yer aldı: 'Erken teşhis ve gerekli müdahale yapılmadığı için, alkol testi yapılmadan alkollüdür kanısına varılarak tedaviye alınmadığı için şu an yoğun bakımdadır. Hatta kendisi şu an entübe sınırındadır.'

Soruşturma izni bekleniyor

Ailenin bir diğer iddiası ise hastanın kimliklendirilmesiyle ilgili. Cennet Yılmaz'ın anlatımına göre Murat Yılmaz, hastanede 'kimsesiz' gibi değerlendirilerek isimsiz şekilde kayıt altına alındı. Polisin anons yaptığı ancak ailenin buna rağmen Yılmaz'a ulaşamadığı iddia edildi. Aile, bu nedenle Murat Yılmaz'ın saatlerce hastanede bulunamadığını ve kritik müdahalenin geciktiğini savunuyor. Cennet Yılmaz, olayla ilgili Sağlık Bakanlığı'na da başvurduğunu ancak henüz soruşturma izni çıkmadığını söyledi. Aile, hastane kayıtları, kamera görüntüleri, kan tahlili süreci, taburcu işlemi ve bekleme salonunda geçen saatlerin tüm yönleriyle araştırılmasını istiyor.