Yaşlanma süreciyle birlikte yüz bölgesinde sarkma, kırışıklık ve hacim kaybı kaçınılmaz hale gelir. Cilt elastikiyetinin azalması, yerçekiminin etkisi ve genetik faktörler zamanla yüz hatlarında yorgun ve yaşlı bir ifadeye neden olabilir., yüz germe ameliyatının bu değişimlere karşı etkili ve kalıcı çözümler sunduğunu belirterek, çoğunlukla extended SMAS lift tekniğini, uygun hastalarda ise derin plan yüz germe yaklaşımını tercih ettiğini ve bu sayede son derece doğal sonuçlar elde edilebildiğini vurguluyor.
Yüz germe, tıbbi adıyla ritidektomi, yüz ve boyun bölgesinde oluşan sarkmaları gidermeyi amaçlayan cerrahi bir işlemdir. Bu operasyon yalnızca cildi germekle sınırlı değildir; cilt altındaki bağ dokuları ve kas yapıları da yeniden konumlandırılır. Prof. Dr. Serdar Nasır, özellikle extended SMAS lift tekniğinin yüzün taşıyıcı dokularına odaklanarak daha kalıcı ve dengeli bir gençleşme sağladığını, derin plan yüz germe yönteminin ise ileri düzey sarkması olan seçilmiş hastalarda yüz mimiklerini koruyarak güçlü bir toparlanma sunduğunu ifade ediyor.
Yüz germe ameliyatı genellikle orta ve ileri yaş grubundaki, yüz ve boyun bölgesinde belirgin sarkmaları olan bireyler için tercih edilir. Yanaklarda düşme, çene hattında belirsizlik ve boyun bölgesinde gevşeme yaşayan kişiler bu operasyondan belirgin fayda görebilir. Ancak Prof. Dr. Nasır’a göre yaş tek başına belirleyici değildir; cilt kalitesi, yüz anatomisi, genetik yapı ve kişinin beklentileri değerlendirme sürecinde büyük önem taşır. Bu faktörler doğrultusunda extended SMAS lift ya da derin plan yüz germe tekniğine karar verilir.
Ameliyat öncesi planlama, yüz germe operasyonunun en kritik aşamalarından biridir. Hastanın yüz yapısı detaylı şekilde analiz edilir ve hangi tekniğin en uygun olacağı belirlenir. Prof. Dr. Serdar Nasır, yüz germe ameliyatının bazı hastalarda göz kapağı estetiği, boyun germe veya yağ enjeksiyonu gibi işlemlerle kombine edilebildiğini, bu sayede daha dengeli ve bütüncül bir yüz gençleştirme sağlanabildiğini belirtiyor.
Yüz germe ameliyatı genel anestezi altında gerçekleştirilir ve operasyon süresi seçilen tekniğe göre değişkenlik gösterebilir. Kesiler genellikle kulak önünden başlayarak saçlı deri içine gizlenecek şekilde planlanır. Bu sayede ameliyat sonrası izler büyük ölçüde fark edilmez. Ameliyat sonrasında ilk günlerde şişlik ve morluklar görülebilir; ancak bunlar zamanla azalır ve hastalar genellikle birkaç hafta içinde sosyal hayatlarına dönebilir.
Prof. Dr. Serdar Nasır, yüz germe ameliyatının kalıcı sonuçlar sunduğunu ancak yaşlanma sürecini tamamen durdurmadığını vurguluyor. “Amaç, kişiyi başka biri haline getirmek değil; yüzün doğal ifadesini koruyarak daha dinlenmiş, sağlıklı ve genç bir görünüm kazandırmaktır” diyen Nasır, özellikle extended SMAS lift ve derin plan yüz germe tekniklerinin bu doğal etkiyi sağlamada önemli rol oynadığını ifade ediyor.
Yüz germe sonrası bakım da en az ameliyat kadar önemlidir. Hekimin önerilerine uyulması, yüzün travmalardan korunması ve kontrollerin aksatılmaması iyileşme sürecini olumlu yönde etkiler. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları, düzenli cilt bakımı ve güneşten korunma ise elde edilen sonuçların uzun süre korunmasına katkı sağlar.
Sonuç olarak yüz germe ameliyatı, yüz ve boyun bölgesindeki yaşlanma belirtilerine karşı etkili ve güvenilir bir cerrahi seçenektir. Estetik Cerrah Prof. Dr. Serdar Nasır, yüz germe düşünen kişilerin mutlaka detaylı bir uzman değerlendirmesinden geçmesini ve kendileri için en uygun tekniğin belirlenmesini önermektedir. Kişiye özel planlanan bir yüz germe ameliyatı ile daha genç, dinç ve doğal bir görünüm elde etmek mümkündür.