Son Dakika

Yolda 'köy ürünü' soygunu! 'Organik' yalanı

Şehirler arası yollarda özellikle büyükşehirlerin çıkışlarında ve Anadolu güzergahlarında karşılaşılan yol kenarı tezgahları, sürücülerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Kavanoz kavanoz bal ve reçelden zeytinyağına, peynirden tereyağına, salçadan tarhanaya kadar çok sayıda ürün "köy ürünü", "doğal" veya "organik" ifadeleriyle tüketiciye sunuluyor. Ancak tezgahta ürünün köyden gelmesi, doğal yöntemlerle üretilmesi veya organik olması aynı anlama gelmiyor.

Tüccarların üreticiden düşük fiyatla almak istediği ürünlerin bazıları, üretici tarafından yol kenarında doğrudan tüketiciye satılıyor. Ancak aradaki

aracının ortadan kalkmasına rağmen fiyatın düşmesi yerine, "köy ürünü" ve "doğal ürün" algısıyla market ve pazardaki benzer ürünlerin iki, hatta üç

katına kadar çıkabildiği görülüyor. Tüketici ise çoğu zaman ürünün gerçekten nerede üretildiğini, hangi ham maddelerin kullanıldığını ve hangi şartlarda hazırlandığını bilmeden alışveriş yapıyor. Özellikle bal, zeytinyağı, reçel, peynir ve tereyağı gibi ürünlerde "köyden geldi" ifadesi, tüketicinin gözünde kalite ve doğallık göstergesine dönüşüyor.

ORGANİĞE SERTİFİKA LAZIM

Uzmanlara göre bir ürünün köyde üretilmiş olması, onun otomatik olarak organik olduğu anlamına gelmiyor. Organik ürün ifadesinin kullanılabilmesi için üretimin belirli kurallara uygun yapılması ve ürünün sertifikasyon sürecinden geçmesi gerekiyor. Bu nedenle yol kenarında satılan bir ürünün üzerinde veya satış noktasında "organik", "doğal" ya da "köy ürünü" ifadelerinin bulunması tek başına ürünün içeriği ve üretim şartları hakkında güvence oluşturmuyor. Tüketicinin özellikle ambalajsız veya etiketsiz ürünlerde üretici, içerik, üretim tarihi, son tüketim tarihi ve saklama şartları gibi bilgileri sorgulaması gerekiyor.

ETİKET YOK, FİŞ YOK

Yol kenarı tezgahlarında tüketicinin karşılaştığı bir diğer problem ise kayıt ve belgelendirme tarafında ortaya çıkıyor. Bazı satış noktalarında ödemeler yalnızca nakit olarak alınırken tüketiciye fiş veya fatura verilmemesi, alışveriş sonrasında ürünle ilgili bir sorun yaşanması halinde tüketicinin elini zayıflatıyor. Ürünün nereden geldiğini, kim tarafından üretildiğini ve hangi şartlarda hazırlandığını gösteren bilgilerin bulunmaması da tüketicinin aldığı ürünün niteliğini doğrulamasını güçleştiriyor. Tüketici, markette veya kayıtlı satış noktalarında ürünün etiketinden ulaşabildiği birçok bilgiye yol kenarındaki tezgahta ulaşamayabiliyor.

FIRSATÇILIK HER YERDE

Üretici açısından bakıldığında ise yol kenarı satışı, ürünün doğrudan tüketiciye ulaştırılması nedeniyle cazip hale geliyor. Tüccarın düşük fiyat verdiğini düşünen üretici, ürününü aracıya satmak yerine yoldan geçen tüketiciye sunabiliyor. Aracının ortadan kalkmasına rağmen ürünün daha pahalıya satılması, "köyden geliyor, o nedenle daha kaliteli ve daha pahalı" algısının ne kadar güçlü kullanıldığını da gösteriyor. Tüketici, markette aynı ürünün daha düşük fiyata satıldığını gördüğünde ise "köy ürünü" için ödediği ekstra bedelin gerçekten kaliteye karşılık gelip gelmediğini bilemiyor. Gerçekten kendi ürettiği ürünü doğrudan tüketiciye ulaştıran çok sayıda küçük üretici de bulunuyor. Ancak kayıt, etiket, içerik ve üretim bilgisi bulunmayan satış noktalarında tüketicinin "köy ürünü" algısıyla yüksek fiyat ödemesi ve ürünün niteliği konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması önemli bir risk oluşturuyor.