Gece nöbetinden çıkıp sabah dokuzda yatağa giren birinin yatak odası, akşam yatıp sabah kalkan birinin odasıyla aynı işi görmez. Oda gün ortasında karartılmak zorundadır, ev içindeki hareket sürerken sessiz kalması beklenir ve çoğu zaman iki ayrı sezonun kıyafeti aynı anda dolapta durur. Bu üç ihtiyaç birbirini iter. Düzen bilinçli kurulmadığında da genelde uyku tarafı kaybeder.
Karartma odanın ilk işidir
Işığın uyku üzerindeki etkisi tartışmalı bir konu değil. Sabah ve öğle saatlerindeki gün ışığı vücudu uyanık kalmaya çağırır, bu yüzden gündüz uyuyan biri için odanın karartılması konfor değil zorunluluktur. Sorun genellikle perdenin kalitesinden değil montajından çıkar. Perde pencere boşluğunun içine takıldığında ışık kenarlardan sızar. Karartma amaçlı bir perdenin duvara monte edilmesi, iki yandan on beş yirmi santim taşması ve üstte ışık geçirmeyen bir korniş kutusuyla kapatılması, aynı kumaşın çok daha etkili çalışmasını sağlar.
İkinci kaynak odanın kendi yüzeyleridir. Karşı duvara gelen büyük bir ayna, cam kapaklı bir vitrin veya yüksek parlaklıkta bir dolap kapağı, sızan az miktardaki ışığı da odanın içine dağıtır. Gündüz uyunan bir odada mat yüzeyli mobilya ve aynanın dolap kapağının iç yüzüne alınması gözle görülür bir fark yaratır.
Sessizlik dolap donanımıyla da ilgilidir
Evin geri kalanı ayakken uyuyan biri için en rahatsız edici ses, çoğu zaman komşudan değil odanın kendisinden gelir. Kapak çarpması, çekmecenin sonuna kadar itilirken çıkardığı takırtı ve metal kulpun gövdeye vurması küçük ama uyandırıcı seslerdir. Yumuşak kapanan menteşe ve frenli çekmece rayı bu seslerin çoğunu keser. Aynı odayı paylaşan iki kişi farklı saatlerde kalkıyorsa, bu donanım farkı estetik bir tercih olmaktan çıkıp günlük bir konu haline gelir.
Kıyafeti üç erişim katmanına ayırın
Vardiyalı düzende kıyafet dolabı sadece bir depo değil, sabahın karanlığında el yordamıyla kullanılan bir alandır. En işe yarayan yöntem, dolabın tamamını kategoriye göre değil erişim sıklığına göre bölmektir.
● Her gün dokunulanlar: iş kıyafeti, iç giyim, çorap, tişört, havlu. Bunlar bel ile göğüs hizası arasında ve kapak açmadan ulaşılabilecek yerde durmalıdır.
● Haftalık kullanılanlar: dış giyim, gömlek, pantolon, elbise. Askı bölümünde ve göz hizasında.
● Mevsim dışı olanlar: kaban, kalın kazak, yorgan, battaniye. Üst raf, yüklük veya yatak altı.
Bu ayrım yapıldığında dolabın gerçekte hangi tip mobilyaya ihtiyaç duyduğu da netleşir. Askı ihtiyacı sanıldığından az, çekmece ihtiyacı sanıldığından fazla çıkar. Sağlık alanında çalışan biri için bu daha da belirgindir, çünkü katlanarak saklanan parça sayısı yüksektir.
Şifonyer bu düzende nereye oturur
Şifonyer, gövdesi çekmecelerden oluşan ve genellikle bel ile göğüs hizası arasında biten bir saklama mobilyasıdır. Gündüz uyuyan biri için değerli olan yanı şudur: kapak açmadan, ışık yakmadan ve büyük bir hacmi hareket ettirmeden kıyafete ulaşılır. Karanlık bir odada tek bir çekmeceyi sessizce çekmek, gardırop kapağını açıp raf aramaktan hem hızlı hem sessizdir.
Şifonyer modelleri arasında seçim yaparken bakılacak üç şey var. Genişlik çoğunlukla 80 ile 120 santim arasında değişir ve odada karyolanın yanına mı yoksa karşı duvara mı gireceğine göre seçilir. Derinlik 40 santim civarındaysa katlı kıyafet rahat oturur, daha sığ gövdelerde kazak gibi hacimli parçalar sıkışır. Çekmece sayısı ise katmanlı düzeni doğrudan belirler: üst çekmece küçük parçalar, orta çekmeceler günlük kıyafet, alt çekmece daha az kullanılanlar için ayrılır. Çekmece sayısı ve gövde derinliği markadan markaya değiştiği için, karar öncesi Rabi Mobilya şifonyer modelleri gibi ürün gruplarını ölçü bilgisiyle birlikte incelemek işi kolaylaştırır.
Küçük odalarda şifonyer ayrıca yüzey kazandırır. Üstü çalışma tezgahı değildir ama gece lambası, saat ve ertesi vardiyanın hazır kıyafeti için doğal bir yer olur. Bu yüzeyin dolmasına izin vermemek, odanın görsel sakinliğini korumanın en kolay yoludur.
Yatak altı ve mevsimlik tekstil
Yorgan, nevresim ve kalın battaniye yatak odasının en yer kaplayan yüküdür. Sandıklı baza bu yükü toplamak için mantıklı bir çözüm, ancak kapalı ve havalanmayan bir hacim olduğu için tekstilin tamamen kuru girmesi gerekir. Nemli kaldıran bir yorgan burada koku yapar. Aynı şekilde vakumlu poşetler hacmi düşürür fakat yün ve kaz tüyü gibi dolgular uzun süre sıkışık kalırsa eski hacmine dönmekte zorlanır. Mevsimlik geçişte bu parçaları birkaç saat açık bırakmak yeterli olur.
Uykuyu koruyan küçük kararlar
Vardiya düzenine geçen çoğu kişi odayı baştan kurmak zorunda kalmaz. Genellikle üç dört küçük değişiklik yeterlidir: bir sonraki vardiyanın kıyafetini yatmadan önce hazırlamak, telefon şarj yerini yatağın ulaşamayacağı bir noktaya almak, sabah kullanılacak parçaları kapak yerine çekmeceye taşımak ve odaya giren ayakkabı, çanta gibi eşyalar için kapı yakınında sabit bir yer belirlemek. Bunların hiçbiri pahalı değil ama uyanma sayısını düşüren şey genelde tam da bu ayrıntılar oluyor.