Puana göre tercih yapmak: Tercih sürecinde adayların yaptığı en temel hatalardan biri, yalnızca aldıkları puana odaklanmak. Puanlar sınavın zorluk derecesine göre yıldan yıla değişebildiği için tercih yaparken esas alınması gereken veri başarı sırası olmalı.
Tercih listesini başarı sırasına göre dizmek: Tercih listesi, programların geçen yılki başarı sıralarına göre büyükten küçüğe değil, adayın istek sırasına göre hazırlanmalı. Aday en çok istediği programı üst sıraya, daha az istediği programları ise alt sıralara yazmalı. Daha düşük başarı sırasıyla öğrenci alan bir programın altına daha yüksek başarı sıralı bir programın yazılması, o tercihi geçersiz hâle getirmez.
‘Ölü tercih’ yanılgısına düşmek: Adaylar, ‘ölü tercih olur’ endişesiyle gerçekten istedikleri bir programı listeye yazmaktan vazgeçebiliyor ya da istemedikleri bir bölümü daha yüksek puanlı olduğu için üst sıraya koyabiliyor. Oysa taban başarı sıraları, bir önceki yıl o programa yerleşen son adayın sırasını gösteriyor. Bu sebeple tercihlerin sıralamasında belirleyici olan adayın isteği olmalı.
Özel şart ve açıklamaları okumamak: Programların kılavuzda belirtilen özel şartları mutlaka incelenmeli. Bu şartlar; programın eğitim yeri, burs şartları, ücretler, hazırlık eğitimi veya bazı bölümlerde sağlık, boy-kilo ve benzeri özel kriterleri içerebilir. Adayın sonradan karşılamakta zorlanacağı bir şartla karşılamaması için tercih öncesinde bu ayrıntıları kontrol etmesi önemli.
"Puanım boşa gitmesin” düşüncesiyle istemediği bölümü seçmek: Tercih listesine kesinlikle gidilmeyecek programlar yazılmamalı. Adaylar, listedeki her programa yerleşebileceklerini düşünerek hareket etmeli. Çünkü bir programa yerleşmek, kayıt yaptırılmasa bile bir sonraki yıl OBP’nin düşmesine yol açabilir. Ayrıca ilgi duyulmayan bir programa yönelmek, ilerleyen yıllarda bölüm değiştirme, eğitimi yarıda bırakma veya mesleki mutsuzlukla sonuçlanabilir.
Bir bölümü üst sıraya yazınca yerleşme şansının arttığını düşünmek: Bir programı ilk sıralara yazmak, adayın o programa yerleşme ihtimalini artırmaz. Yerleştirmede adayın puanı ve başarı sırası esas alınır. Sistem tercihleri yukarıdan aşağıya değerlendirir ve adayın şartlarını sağladığı ilk programa yerleştirme yapar.
Vakıf üniversitelerinin ücretlerini araştırmamak: Vakıf üniversitesi tercih edecek adaylar, eğitim ücretlerini ve burs şartlarını doğrudan üniversitelerin güncel açıklamalarından kontrol etmeli. Ücret artışları, bursun devam şartları ve ek maliyetler dikkate alınmadan yapılan tercihler ilerleyen yıllarda maddi problemlere yol açabilir.
“İş bulamam” korkusuyla yetenekli olduğu alanlardan vazgeçmek: İş piyasasına ilişkin kalıplaşmış düşünceler, adayların başarılı olabilecekleri alanlardan uzaklaşmasına sebep olabiliyor. Grafik tasarım, animasyon, sinema-televizyon ve benzeri alanlar teknolojik dönüşümle birlikte yeni kariyer fırsatları sunabiliyor. Meslek seçerken yalnızca bugünün iş ilanlarına değil, gelecekte gelişebilecek sektörlere de bakılmalı.
Sadece bugünün şartlarına göre bölüm seçmek: Üniversite eğitimi birkaç yıl, çalışma hayatı ise onlarca yıl sürüyor. Bugün daralan bir sektör mezuniyet döneminde yeniden büyüyebilir; bugün gözde olan bir alan ise birkaç yıl sonra yoğun mezun arzıyla karşılaşabilir. Bu sebeple tercihler kısa vadeli ekonomik gelişmeler yerine daha uzun vadeli kariyer perspektifiyle yapılmalı.
Yalnızca ‘itibarlı’ görülen mesleklere yönelmek: Doktorluk, hukuk, mühendislik veya mimarlık gibi toplumda prestijli kabul edilen meslekleri, kişisel ilgi ve yetenekleri dikkate almadan seçmek önemli bir hata. Adayın mesleğe uygunluğu ve o işi uzun yıllar yapmak isteyip istemediği, mesleğin toplumsal statüsünden daha belirleyici olmalı.
Aile veya çevrenin isteğiyle tercih yapmak: Aileler ve yakın çevre adaylara bilgi ve deneyimleriyle destek olabilir ancak son karar adayın kendisine ait olmalı. Başkasının beklentisine göre seçilen bir bölüm, öğrencinin üniversiteyi yarıda bırakmasına, başka bir alana yönelmesine veya istemediği bir meslekte çalışmasına sebep olabilir.
Tercih listesini son defa kontrol etmemek: Liste hazırlandıktan sonra tercihlerin ÖSYM sistemine doğru şekilde kaydedilip kaydedilmediği mutlaka kontrol edilmeli. Tercih süresi sona ermeden önce sistemde işlemin tamamlandığını gösteren onay görülmeli ve tercih listesi son defa gözden geçirilmeli.
Mahmut ÖZAY