Genel

TTB, Sağlık Bakanı Memişoğlu’na Hekimlerin Taleplerini İletti

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Sağlık Bakanı Dr. Kemal Memişoğlu ile bir araya gelerek hekimlerin çalışma koşulları, nöbet ücretleri, uzmanlık eğitimi, malpraktis, sağlıkta şiddet ve mesleki güvenceler başta olmak üzere 13 başlıkta hazırlanan çözüm önerilerini Bakanlığa sundu.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, 18 Ağustos 2026 tarihinde Sağlık Bakanlığı’nda Sağlık Bakanı Dr. Kemal Memişoğlu ile görüştü. Görüşmede hekimlerin çalışma hayatında karşılaştığı sorunlar ve sağlık hizmetinin niteliğinin artırılmasına yönelik çözüm önerileri ele alındı.

TTB tarafından hazırlanan 13 başlıktan oluşan görüş ve çözüm önerileri yazılı bir dosya halinde Bakanlığa sunulurken, başlıklar görüşmede ayrıca sözlü olarak değerlendirildi. TTB, önerilerin sağlık hizmetinin niteliği, hekimlerin mesleki özerkliği, hasta hakları ve toplum sağlığı açısından bütüncül bir yaklaşımla hazırlandığını belirtti.

Hekimlerin etik denetimindeki hukuki boşluk için düzenleme talebi

TTB, Anayasa Mahkemesi'nin 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu'nun 39. maddesini iptal etmesinin ardından ortaya çıkan hukuki boşluğun giderilmesini istedi.

Açıklamada, hukuki boşluk nedeniyle onur kurullarında 1.794 dosyanın bekletildiği ve bu sayının her geçen gün arttığı belirtilirken, TTB ile Bakanlık arasında yürütülen görüşmeler sonucunda hazırlanan düzenleme taslağının da Bakanlığa sunulduğu ifade edildi.

Malpraktis davaları ve hukuki güvence gündemde

Görüşmenin önemli başlıklarından biri de malpraktis davaları oldu.

TTB, hekimlerin yüksek tutarlı tazminat ve ceza davalarıyla karşı karşıya kalmasının hem mesleki özerklik hem de hasta güvenliği açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu belirtti. Özellikle özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin tazminat davaları bakımından daha korunmasız durumda olduğu ifade edilerek yasal güvencelerin güçlendirilmesi talep edildi.

Emekli hekimlerin hakları için yeni düzenleme istendi

TTB, emekli hekimlerin aylıklarının eğitim, çalışma koşulları ve üstlendikleri sorumlulukla orantısız olduğunu belirterek emekli hekimlerin gelirlerinin artırılmasını istedi.

Kapsam dışında kalan emekli hekimlere de ilave ödeme yapılması, emeklilik sonrasında çalışmaya devam eden hekimlerin ilave ödemeden yararlanmasını engelleyen düzenlemenin kaldırılması ve makam tazminatı nedeniyle mağduriyet yaşayan hekimlerin sorunlarının giderilmesi talep edildi. Ayrıca Sağlık Bakanlığına ait boş binaların “hekim yaşam evi” olarak değerlendirilmesi önerildi.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmalarına ilişkin talep

TTB, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmalarının hekimlerin mesleki güvencesini zedelememesi gerektiğini belirtti.

Kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunmayan kişilere ilişkin soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin atama süreçlerinde hekimlerin aleyhine kullanılmaması, süreçlerin masumiyet karinesi, hukuki güvenlik, ölçülülük ve yargısal denetim ilkelerine uygun yürütülmesi istendi.

Sezaryen oranları hekim değerlendirmesinde tek ölçüt olmamalı

TTB, sezaryen oranlarının tek başına hekimlerin mesleki yeterliliğini değerlendirmek için kullanılmaması gerektiğini savundu.

Doğum yöntemi konusunda kadınların karar verme hakkı ile hekimlerin bilimsel ve mesleki özerkliğinin birlikte korunması gerektiği vurgulanırken, sezaryen oranlarını düşürmeye yönelik politikaların cezalandırıcı değil, bilimsel ve yapısal koşulları dikkate alan bir anlayışla yürütülmesi önerildi.

Uzmanlık eğitiminin hizmet üretimine feda edilmemesi istendi

TTB, uzmanlık öğrencilerinin eğitim süreçlerinde yaşadığı sorunlara da dikkat çekti.

Seminer, makale saati ve olgu tartışması gibi eğitim faaliyetlerinin mesai dışına veya öğle aralarına sıkıştırıldığı; bazı asistan hekimlerin eğitici gözetimi olmadan hasta baktığı ve iş yükü nedeniyle bilimsel çalışma imkanlarının azaldığı belirtildi.

TTB bu kapsamda haftalık korumalı eğitim ve araştırma zamanı oluşturulmasını, eğitici gözetiminin etkin biçimde sağlanmasını, eğitim karnelerinin gerçek uygulamalara dayandırılmasını ve bilimsel toplantılara katılım izinlerinin güvence altına alınmasını talep etti.

Nöbet ücretleri için Anayasa Mahkemesi kararı hatırlatıldı

TTB, nöbet ücretlerinin mevcut hesaplama yönteminin hekimlerin emeğini karşılamadığını savundu.

Açıklamada, ayda azami sekiz nöbet tutan ve 128 saate kadar ek çalışma yapan bir asistan hekimin brüt nöbet ücretinin 2026 yılı brüt asgari ücretinin altında kaldığı, nöbet ertesi izin nedeniyle yapılan kesintilerle saatlik ücretin 119,03 TL'ye kadar düştüğü belirtildi.

TTB ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin 26 Kasım 2025 tarihli kararında nöbet ücretlerindeki ödeme tavanını angarya yasağına aykırı bularak iptal ettiğini hatırlattı.

Birliğin talepleri arasında nöbet ücretlerinin saatlik ücretin en az yüzde 50 fazlası üzerinden hesaplanması, emekliliğe esas kazanca dahil edilmesi, tüm nöbet saatlerinin ücretlendirilmesi ve asistan hekimlerin nöbet ücretlerinin uzman tabip göstergesi üzerinden hesaplanması yer aldı.

Nöbet ertesi izin hakkı için etkin denetim talebi

Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nde gece nöbeti tutan uzmanlık öğrencilerinin ertesi gün sağlık hizmeti sunumunda görev almayacağının düzenlendiğine dikkat çeken TTB, buna rağmen bazı kliniklerde nöbet sonrası kesintisiz çalışmanın devam ettiğini belirtti.

TTB, nöbet ertesi izin kullanımının denetlenmesini, Uzmanlık Eğitimi Takip Sistemi'ne bu konuda bir modül eklenmesini ve hakkın uygulanamadığı kliniklerde gerekli yaptırımların işletilmesini istedi.

Hekimler için bağımsız psikososyal destek sistemi önerisi

Hekimlerin ağır çalışma koşullarının yol açtığı tükenmişliğin bireysel değil yapısal bir sorun olduğu belirtilen görüşmede, kurumdan bağımsız ve mahremiyeti güvence altına alınmış psikososyal destek mekanizması oluşturulması talep edildi.

TTB, İl Sağlık Müdürlükleri bünyesinde hekimin görev yaptığı kurumdan bağımsız başvuru yapılabilecek birimlerin pilot olarak oluşturulmasını ve profesyonel bir destek hattı kurulmasını önerdi.

Sağlık çalışanlarına yönelik kapsamlı şiddet yasası çağrısı

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin giderek önemli bir sorun haline geldiğini belirten TTB, sağlık çalışanlarını koruyacak ve caydırıcılığı artıracak kapsamlı bir yasal düzenleme yapılmasını istedi.

TTB'nin TBMM'ye sunduğu tasarının yasalaşması çağrısı yapılırken, Türk Ceza Kanunu ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında somut madde önerilerinin de dosyada yer aldığı belirtildi.

Sınır dışı görevlendirmeler için düzenleme talebi

TTB, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınır dışındaki karakol, tabur ve birliklerinde görevlendirilen hekimlerin çatışma alanlarında sağlık hizmeti sunumuna yönelik özel eğitim almadığını belirtti.

Görevlendirmelerin süre ve muvafakat açısından mevzuata uygun yürütülmesi ve hekimlerin yaşam hakkını riske atan uygulamalara yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması istendi.

Özel sektörde çalışan hekimlere yeşil pasaport talebi

TTB ayrıca özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin de objektif kriterler ve hizmet süresi esas alınarak hususi damgalı pasaport (yeşil pasaport) hakkından yararlandırılmasını talep etti.

Hasta haklarında TTB'nin daha etkin rol alması istendi

Sağlıkta Haklar ve İletişim Yönetmeliği taslağına ilişkin görüşlerini Bakanlığa ileten TTB, hasta haklarının yalnızca iletişim süreçleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.

Aydınlatılmış onam, hasta özerkliği, mahremiyet ve kırılgan grupların haklarını güvence altına alan hak temelli bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini belirten TTB, yönetmelik çalışmalarında daha etkin biçimde yer almak istediğini bildirdi.

TTB: “Bakanlık ile etkin diyalog sürdürülmeli”

Görüşmenin sonunda TTB Merkez Konseyi, iletilen taleplerin hayata geçirilmesi için Sağlık Bakanlığı ile diyaloğun sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.

TTB, hekimlerin daha güvenli, güvenceli ve nitelikli koşullarda çalışmasının, sağlık hizmetlerinin niteliğinin artırılması açısından temel bir gereklilik olduğunu vurguladı.