Gündem

Sağlık Yöneticilerinin İtibarı Tartışma Konusu Oldu

İl Sağlık yönetiminde görev yapan yöneticilerin göreve atanma biçimleri ve görev anlayışları yeniden tartışma konusu oldu. Eleştirilerin odağında, sınav veya objektif liyakat kriterlerinden ziyade referansla göreve getirildiği öne sürülen sözleşmeli sağlık yöneticilerinin, bulundukları illerde sağlık yönetiminin itibarını zedelediği iddiaları yer alıyor.

personel sağlık / özel haber

Bazı sağlık yöneticileri görevlerini koruyabilmek, görevden alınmamak ya da daha üst makamlara atanabilmek amacıyla bazı yerel aktörlerle yakın ilişkiler kurmaya çalışıyor. Bu durumun, sağlık yönetiminin bağımsızlığına ve kurumsal saygınlığına zarar verdiği ifade ediliyor.

Eleştirilerde, yıllarını tıp eğitimine vermiş, uzmanlık ve akademik kariyer basamaklarını tamamlamış hekimlerin, idari görevlerde bulundukları süreçte mesleki itibarlarının zedelendiği de dile getiriliyor. Profesör unvanına sahip yöneticilerin muhtarların karşısında sessiz kalmak zorunda bırakıldığı öne sürülüyor.

Hastane yönetimlerinde görev dağılımına ilişkin de dikkat çekici örnekler veriliyor. Normal şartlarda sekreter veya idari personelin yerine getirebileceği rutin işlerin başhekim yardımcılarına yaptırıldığı, uzman hekimlerden oluşan yönetici kadrolarının ise asli görevleri dışında kullanılabildiği belirtiliyor. Hatta bazı örneklerde, uzman doktor olan başhekim yardımcılarının, nüfuz sahibi kişilerin yakınları için acil servislerde hazır bekletildiği iddia ediliyor.

Eleştiriler, hekimlik mesleğinin toplumdaki saygın konumuna da vurgu yapıyor. Hekimliğin kutsal ve itibarlı bir meslek olduğu, bir başhekimin ise yalnızca bir hastanenin değil aynı zamanda sağlık camiasının en önemli temsilcilerinden biri olduğu belirtiliyor. Bu nedenle başhekimlerin ve il sağlık müdürlerinin kurumsal temsil görevlerini yerine getirirken makamlarının ağırlığına uygun davranmaları gerektiği ifade ediliyor.

Bu kapsamda, bir başhekimin herhangi bir sivil toplum kuruluşu başkanını hastane kapısında karşılamasının veya bir il sağlık müdürünün makamına gelen ziyaretçileri makamın hiyerarşik ağırlığını gözetmeden ağırlamasının kurumsal itibarı zedelediği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Uzmanlar ise sağlık yönetiminde liyakat esaslı atama sisteminin güçlendirilmesi, yöneticilerin siyasi ve yerel baskılardan bağımsız çalışabilecekleri bir yönetim modelinin oluşturulması ve sağlık kurumlarının kurumsal saygınlığının korunmasının hem sağlık çalışanlarının motivasyonu hem de kamu hizmetinin niteliği açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.