Göz sağlığını ciddi şekilde tehdit eden retina dekolmanı, zamanında müdahale edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilen önemli bir hastalıktır. Retina Hastalıkları ve Vitreoretinal Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tansu Erakgün, retina dekolmanının acil değerlendirilmesi gereken bir durum olduğunu belirterek, erken tanı ve hızlı tedavinin görme kaybını önlemede hayati rol oynadığını vurguluyor.
Retina, gözün arka kısmında yer alan ve görme hücrelerini içeren ince bir sinir tabakasıdır. Bu tabakanın bulunduğu yerden ayrılması “retina dekolmanı” olarak adlandırılır. Prof. Dr. Erakgün, “Retina dekolmanı geliştiğinde retina, beslenmesini sağlayan dokulardan ayrılır. Bu durum, retina hücrelerinin hızla hasar görmesine ve görme fonksiyonunun kaybına neden olabilir” açıklamasında bulunuyor.
Retina dekolmanının en sık nedenlerinden biri retina yırtıklarıdır. Özellikle ileri yaş, yüksek miyopi, göz travmaları ve daha önce geçirilmiş göz ameliyatları, retina yırtığı ve buna bağlı dekolman riskini artırır. Cam cisim olarak adlandırılan jel kıvamındaki yapının yaşla birlikte büzüşmesi, retina üzerinde çekintiye yol açarak yırtık oluşumuna neden olabilir. Bu yırtıklardan sızan sıvı, retinanın yerinden ayrılmasına zemin hazırlar.
Retina dekolmanının erken belirtilerinin iyi bilinmesi büyük önem taşır. Işık çakmaları, ani ortaya çıkan siyah noktalar veya iplikçikler, görüş alanında perde ya da gölge hissi en sık karşılaşılan belirtiler arasında yer alır. Prof. Dr. Tansu Erakgün, “Bu şikâyetler genellikle ağrısızdır ancak kesinlikle hafife alınmamalıdır. Belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden göz hekimine başvurulmalıdır” uyarısında bulunuyor.
Tedavi edilmediği takdirde retina dekolmanı ilerleyerek merkezi görmeden sorumlu olan makula bölgesini etkileyebilir. Makula tutulumu geliştiğinde, görme keskinliği ciddi şekilde azalır ve tedavi sonrası görme artışı sınırlı olabilir. Bu nedenle erken dönemde yapılan cerrahi müdahale, görme kaybının önlenmesinde belirleyici rol oynar.
Retina dekolmanının tedavisi genellikle cerrahidir. Yırtığın yerine, dekolmanın yaygınlığına ve hastanın göz yapısına göre farklı cerrahi yöntemler uygulanabilir. Lazer veya kriyoterapi ile yırtıkların kapatılması, pnömatik retinopeksi, skleral çökertme ve vitrektomi en sık kullanılan tedavi seçenekleri arasında yer alır. Prof. Dr. Erakgün, modern vitreoretinal cerrahi teknikleri sayesinde günümüzde retina dekolmanının büyük oranda başarıyla tedavi edilebildiğini ifade ediyor.
Ameliyat sonrası süreçte düzenli takip büyük önem taşır. Retina dekolmanı tedavisi sonrasında, hastaların hekim önerilerine titizlikle uyması, ilaçlarını düzenli kullanması ve kontrol muayenelerini aksatmaması gerekir. Özellikle gaz uygulanan cerrahiler sonrası baş pozisyonuna dikkat edilmesi, tedavi başarısını doğrudan etkileyebilir.
Retina dekolmanı açısından risk grubunda yer alan bireylerin düzenli göz muayenesi yaptırması, hastalığın erken evrede tespit edilmesine olanak sağlar. Yüksek miyopisi olanlar, ailesinde retina dekolmanı öyküsü bulunanlar ve daha önce göz cerrahisi geçirmiş kişiler, bu açıdan daha yakından izlenmelidir. Prof. Dr. Tansu Erakgün, koruyucu göz muayenelerinin kalıcı görme kayıplarını önlemede en etkili yöntemlerden biri olduğunu vurguluyor.
Sonuç olarak retina dekolmanı, ani gelişebilen ve acil tedavi gerektiren ciddi bir göz hastalığıdır. Erken tanı, doğru cerrahi yaklaşım ve düzenli takip sayesinde görme kaybı büyük ölçüde önlenebilir. Prof. Dr. Tansu Erakgün, görmede ani değişiklik yaşayan herkesin vakit kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurması gerektiğini belirtiyor.