Özel sağlık

Özel Hastanelerde Yeni Dönem: TÜSKA Akreditasyonuna 3 Yıla Kadar Denetim Muafiyeti

Sağlık Bakanlığı, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nde kapsamlı değişikliğe gitti. 29 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle TÜSKA akreditasyon

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 'Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik', 29 Ağustos 2026 tarihli ve 33355 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu kapsamlı düzenleme, özel hastanelerin denetim süreçlerinden fiziki koşullarına, görüntüleme ve laboratuvar hizmetlerinden muayenehane hekimlerinin hastalarına uygulanacak işlemlere kadar geniş bir yelpazede köklü değişiklikler getiriyor.

Sağlık Bakanlığı'nın yeni yönetmeliği, akredite özel hastanelere olağan denetimlerde önemli bir esneklik tanırken, fiziki standartlardaki toleransı da genişletiyor.

Düzenlemenin en dikkat çekici maddesi, Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü (TÜSKA) akreditasyonuna sahip hastanelere tanınan denetim muafiyeti oldu. Buna göre, TÜSKA tarafından platin veya altın kategorisinde belgelendirilen özel hastaneler 3 yıl, gümüş kategorisindekiler 2 yıl, bronz kategorisindekiler ise 1 yıl boyunca olağan denetimlerden muaf tutulacak. Bu muafiyetin yalnızca olağan denetimleri kapsadığını, hastanelerin tüm denetimlerden muaf olduğu şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirtmek önem taşıyor. Bu durum, akreditasyon sürecinin kalite güvencesi açısından ne kadar kritik bir rol oynadığını da gözler önüne seriyor.

Özel hastanelerin asgari fiziki standartlarına ilişkin tolerans da genişletildi. Önceki yönetmelikte fiziki standart ölçülerinde yüzde 2'ye kadar sapmaya izin verilirken, yeni düzenlemeyle bu oran yüzde 5'e çıkarıldı. Bu değişiklik, hastanelerin mevcut yapılarını koruyarak yeni standartlara uyum sağlamasını kolaylaştırmayı amaçlıyor. Özellikle eski binalarda faaliyet gösteren hastaneler için bu esneklik, maliyetli tadilatların önüne geçilmesine yardımcı olabilir.

Röntgen cihazlarına ilişkin hükümlerde de önemli bir değişiklik yapıldı. Artık özel hastanelerde bir seyyar röntgen cihazı bulunması veya en az 500 mA gücünde röntgen cihazı bulunması yeterli olacak. Ayrıca, cihazın hastanede yerinde hizmet alımı yoluyla bulundurulması da bu yükümlülüğün yerine getirilmesi olarak kabul edilecek. Bu düzenleme, özellikle teknolojik altyapı yatırımlarında maliyetleri azaltmayı ve hizmet sunumunda esneklik sağlamayı hedefliyor.

Laboratuvar hizmetlerinde ise hasta kabul edilen uzmanlık alanlarının gerektirdiği tıbbi biyokimya ve/veya tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarının bulunması zorunluluğu sürerken, belirli bir alanda sağlık hizmeti sunan özel hastanelere bu hizmeti yerinde hizmet alımıyla sağlama imkânı tanındı. Bu, özellikle tek branşta hizmet veren hastaneler için önemli bir kolaylık anlamına geliyor. Ayrıca, laboratuvar için gerekli uzman hekim kadrosu bulunmayan özel hastanelere talep halinde Bakanlık tarafından ilgili uzmanlık dalında kadro verilebilecek. Bu düzenleme, hastanelerin iş gücü planlamasında daha esnek hareket etmesine olanak tanıyacak.

Hekimin sözleşme yaptığı hastanede hastasına öngörülen müdahalenin yapılamadığı durumlarda, hekimin istediği başka bir hastanede işlemin gerçekleştirilmesi için il sağlık müdürlüğü vaka bazlı özel izin verebilecek. Bu düzenleme, hastaların zamanında ve uygun koşullarda tedavi alabilmesini sağlamak açısından kritik bir öneme sahip. İzin sürecinin acil durumlar, mesai dışı saatler ve tatil günlerinde nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntıları ise Bakanlık belirleyecek. Bu sürecin işleyişi, hem hekimlerin hem de hastaların mağduriyet yaşamaması için titizlikle planlanmalı.

Ayrıca, 30 Ocak 2025'ten önce ruhsatlandırılmış özel hastaneler, belirli istisnalar dışında yeni yönetmelikteki fiziki şartlardan muaf tutuldu. Bu hüküm 30 Ocak 2025 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi. Bu geçiş hükmü, mevcut hastanelerin uyum sürecinde yaşanabilecek zorlukları minimize etmeyi amaçlıyor.

Bu düzenlemeler, sağlık sisteminin dinamik yapısına ayak uydurma çabasının bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Akreditasyonun teşvik edilmesi ve hastanelere esneklik tanınması, kalite standartlarının yükseltilmesi adına olumlu bir adım olarak görülse de, denetim mekanizmalarının zayıflatılmaması gerektiği de unutulmamalıdır. Özellikle hasta güvenliği ve hizmet kalitesinin korunması, bu tür düzenlemelerin temel çıkış noktası olmalıdır. Sağlık Bakanlığı'nın bu adımı, sektörün ihtiyaçlarına cevap verme konusunda önemli bir irade ortaya koyarken, uygulamanın sahada nasıl sonuçlar doğuracağı merakla bekleniyor.

Bu haber, Personelsaglik.NET yazarı Ceren Yıldız tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.

Yeni yönetmelik, özel hastanelerin işleyişinde esneklik sağlarken, akreditasyon sürecini teşvik etmesi ve hastanelere maliyet avantajı sunması açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak, denetim muafiyetlerinin kapsamının iyi tanımlanması ve hasta güvenliği açısından risk oluşturmaması için dikkatli bir uygulama süreci yürütülmesi gerektiği de açıktır. Sağlık çalışanlarının ve hastaların bu süreçten en iyi şekilde faydalanabilmesi için düzenlemelerin sahada etkin bir şekilde izlenmesi önem taşımaktadır.