Sağlık çalışanları, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki tıbbi tesisleri kasten hedef aldığını savunuyor.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a düzenlediği askeri harekatta Tahran destekli Hizbullah da çatışmaya girmişti.
Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre 2 Mart'tan bu yana İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde en az 128 sağlık tesisini ve ambulansı hedef aldı. Saldırılarda en az 40 sağlık çalışanı hayatını kaybederken, 107 kişi yaralandı.
Guardian'ın iletişime geçtiği Lübnanlı sağlık çalışanları ve yetkililer, İsrail ordusunun bombardımanlarla ülkenin güneyini yaşanmaz hale getirmeyi amaçladığını söylüyor.
Uluslararası Af Örgütü'nün perşembe günkü açıklamasında, sağlık çalışanlarının sivil kabul edildiği hatırlatılarak, hastane ve tıp görevlilerinin kasten vurulmasının savaş suçu teşkil edebileceği uyarısında bulunmuştu.
Birleşik Krallık merkezli örgütün geçen yıl ağustosta yayımladığı raporda da İsrail ordusunun, Lübnan'ın güneyindeki sivil altyapıları ve tarım arazilerini kasten tahrip ettiği, bu eylemlerin savaş suçu kapsamında soruşturulması gerektiği bildirilmişti.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), "çift vuruş" stratejisi ya da tıbbi tesislerin kasten hedef alındığına dair iddialara yanıt vermedi. Ancak IDF'den geçen hafta yapılan açıklamada, operasyonların "uluslararası hukuka uygun şekilde" yürütüldüğü iddia edilmiş, Hizbullah'ın ambulansları askeri araç olarak kullandığı öne sürülmüştü.
Analize göre İsrail ordusunun düzenlediği saldırıların çoğu, Lübnan Sağlık Bakanlığı'yla koordineli çalışan, Hizbullah'a bağlı sağlık hizmeti kuruluşu İslam Sağlık Derneği'ne (IHA) yönelikti. Buna ek olarak saldırılarda Lübnan Kızılhaçı ve Şii Emel Hareketi'ne bağlı sağlık kuruluşu İslam İzciler Derneği (ISA) de hedef alındı.
IHA'dan Abdullah Nureddin, İsrail saldırılarına ilişkin şunları söylüyor:
Düşman İsrail, bölgemizde yaşamı mümkün mertebe engellemek ve insanları kaçmaya zorlamak istiyor. Bizim görevimizse insanlara yardım etmek, onların yanında olmak ve topraklarında kalabilmeleri için gerekli hizmetleri sunmaktır.
Nureddin, IHA'nın katıldığı arama kurtarma çalışmalarında ekip arkadaşlarının "çift vuruş" saldırılarıyla hedef alındığını da söylüyor.
Lübnan'ın güneyinde yöneticiliğini yaptığı sivil savunma merkezine her gün birçok yaralının geldiğini belirten Ali Nasraldin ise şu ifadeleri kullanıyor:
Ne kadar önlem alırsanız alın, sonuçta karşı taraf etik kurallara aldırış etmiyorsa hiçbir önemi kalmıyor.
İsrail ve Hizbullah arasında 2024'te imzalanan ateşkesten önceki çatışmalarda da Lübnan'da yaklaşık 230 sağlık çalışanı IDF saldırıları sonucu yaşamını yitirmişti.
Independent Türkçe, Guardian, AA
Derleyen: Yasin Sofuoğlu