Memurlar.net'in haberi;
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 3 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımladığı 2026 Temmuz istatistikleri, kamu sendikacılığında dikkat çekici bir tabloyu ortaya koydu: 4 sendikanın üye sayısı yalnızca 1, 67 sendikanın üye sayısı ise 50'nin altında. Buna rağmen bu sendikaların şube yönetimlerine seçilenler, yüz binlerce üyeli sendikaların temsilcileriyle aynı izin hakkından yararlanıyor. Aynı masada aynı işi yapan memurlardan birinin şube yönetimine seçildiği için haftada bir gün izin kullanırken, iş yükünü omuzlayan diğer çalışanlar arasında giderek büyüyen bir rahatsızlığa yol açıyor.
- 50'nin altında üye sayısı olan sendika sayısı 67
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca yayımlanan "Kamu Görevlileri Sendikaları İle Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin 2026 Temmuz İstatistikleri Hakkında Tebliğ"de, 11 hizmet kolunda faaliyet gösteren yaklaşık 300 kamu görevlileri sendikasının üye sayıları tek tek listelendi. Tebliğe göre toplam kamu görevlisi sayısı 3 milyon 82 bin 768, sendikalı kamu görevlisi sayısı ise 2 milyon 403 bin 189 olarak açıklandı; sendikalaşma oranı yüzde 77,96 olarak hesaplandı.
Listenin ayrıntılı incelemesinde, tam 4 sendikanın üye sayısının 1 kişide kaldığı görüldü: Büro, Bankacılık ve Sigortacılık Hizmetleri kolunda faaliyet gösteren Büro Bir Sen ile Sivil Güç-Sen, Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri kolundaki Huzur Eğitim Sen ve Basın, Yayın ve İletişim Hizmetleri kolundaki Haber Hak-Sen'in üye sayısı 1 olarak kayıtlara geçti. Üye sayısı 5 ve altında kalan sendika sayısı toplamda 6'ya çıkarken (yukarıdaki 4 sendikaya ek olarak 3 üyeli Bilgeç ile 5 üyeli Deva Bir Sen dahil), 50'nin altında üyeye sahip sendika sayısının 67'yi bulduğu hesaplandı.
- Sorun 4688 sayılı Kanundan kaynaklanıyor
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 18. ise sendika şube yönetim kurulu üyelerine haftada bir gün izin hakkı düzenleniyor. Kanuna göre, Sendika şubeleri en az 400 üye ile kurulabilmektedir. Ancak, sendika şubesi bulunmayan il ve ilçelerde il ve ilçe temsilciliği kurulabilmekte, ildeki üye sayısı 100 ve daha fazla olan sendikanın il temsilcisi ile ilçedeki üye sayısı 50 ve daha fazla olan sendikanın ilçe temsilcisi haftada dört saat izinli sayılmaktadır.
Kanun bu hakları tanırken sendikanın üye sayısına ilişkin çok anlamlı bir alt eşik öngörmüyor; bu nedenle 50 üyeli bir sendika ile yüz binlerce üyeli bir sendikanın şube yöneticisinin izin hakkı bakımından aynı konumda bulunuyor.
Bir şube yöneticisi izne ayrılıyor, işi kalanlar omuzluyor
Uygulamanın sahadaki karşılığı, kanun metninden çok daha somut. İlçe düzeyinde toplam üyesi 60 kişide kalan bir sendika, örneğin Muş'taki bir sosyal güvenlik merkezinden birini şube yönetimine alabiliyor. Bu şube yöneticisi, aynı serviste aynı masalarda aynı dosyalara bakan meslektaşlarından farklı olarak her hafta 1 gün veya haftada 4 saat "izinli" sayılıyor. Vatandaş yoğunluğunun sürdüğü, iş yükünün zaten personel başına yüksek olduğu küçük taşra birimlerinde bu haftada 4 saatlik iznin faturası, işinin başında kalan memurlara kesiliyor: şube yöneticisinin bakamadığı dosyalar, gişede karşılanamayan vatandaşlar ve yetişmesi gereken işler geri kalan personelin üzerine biniyor.
Aynı işi yapıp aynı maaşı alan iki memurdan birinin, üyesi neredeyse bulunmayan bir sendikanın şube yönetimine seçilmesi üzerinden her hafta düzenli bir muafiyet elde etmesi, çalışanlar arasında ciddi bir adalet sorunu olarak algılanıyor. Kamu kurumlarından yansıyan şikayetlere göre bu durum, işyerinde "izin alan" ile "işi omuzlayan" şeklinde bir ayrışmaya, giderek de çalışma barışının bozulmasına yol açabiliyor. Kimi işyerlerinde ise tablo daha da büyüyor: personel sayısı sınırlı bir birimde çalışanların önemli bir bölümünün farklı sendikaların şube kurullarına seçilerek her birinin haftada bir gün veya dört saat izin talep edebildiği, bir adliyede görev yapan zabıt katiplerinin tamamına yakınının şube yöneticisi sıfatıyla haftada 1 gün veya 4 saat izin kullanabildiği aktarılıyor. Zabıt katibinin duruşmanın açılabilmesi için kilit personel olduğu dikkate alındığında, bu iznin adli hizmetlerin işleyişini doğrudan etkileyebildiği ifade ediliyor. Özellikle son zamanlarda yoğun olarak açılmaya başlanan meslek örgütü sendikaları ile birlikte kamu personeli daha yoğun bir şekilde bu izin hakkına erişmeye çalıştığı gözlemleniyor.
Eleştirilerin odağında ise temsilcilerin kişisel tutumu değil, düzenlemenin kendisi var. 50 üye sayısına ulaşan her sendika şube yöneticisine aynı izninin tanınması, birkaç kişiyle sendika kurup izin hakkından yararlanma yolunu açıyor. Bazı kamu kurumlarının bu durumdan rahatsız olduğu ancak mevcut kanuni düzenleme karşısında yapabilecekleri bir şey bulunmadığı belirtiliyor.
Yurt dışında uygulama nasıl işliyor
Sendikal temsil ve izin hakkının işyeri büyüklüğüyle ve belirli temsil eşikleriyle sınırlandırıldığı ülke örnekleri, Türkiye'deki tartışmaya ışık tutuyor.
Almanya'da işyeri temsilciliği (Betriebsrat) sendika üyeliğinden bağımsız, doğrudan çalışanlar tarafından seçilen bir kuruldur ve oluşturulabilmesi için işyerinde en az 5 daimi çalışan bulunması, bunlardan en az 3'ünün seçilme şartlarını taşıması gerekiyor. Her işyerinde yalnızca tek bir kurul oluşturulduğu için, her sendikanın kendi temsilcisini ataması ve her biri için ayrı izin kullanılması gibi bir durum söz konusu olmuyor. Kurul üyelerinin işten ne ölçüde muaf tutulacağı da işyerindeki toplam çalışan sayısına göre kademeli olarak belirleniyor; 20 kişiye kadar işyerlerinde tek üye yeterli görülürken, işyeri büyüdükçe kurul üye sayısı ve ayrılan zaman artıyor.
Fransa'da ise bir sendikanın işyerinde "delegue syndical" (sendika temsilcisi) atayabilmesi ve temsilcilik izni (heures de delegation) alabilmesi için önce işyerinde yapılan mesleki seçimlerde oyların en az yüzde 10'unu alarak "temsil yeteneği" kazanmış olması gerekiyor. Çalışanların desteğini alamayan sendikalar temsilci atayamıyor. Ayrıca bu izin hakkı yalnızca 50 ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde uygulanıyor; 50 kişinin altındaki işyerlerinde sendika temsilcisi için ayrı bir izin kotası tanınmıyor. Temsilcilik izninin süresi de işyerindeki toplam çalışan sayısına göre kademeli olarak (aylık 12 ila 18 saat gibi) belirleniyor.
Gözler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda
4688 sayılı Kanun'un uygulanmasında yaşanan aksaklıkları giderme görevi, kamu görevlileri sendikacılığının koordinasyonundan sorumlu olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda bulunuyor. Kanun açık hüküm içerdiği için kamu kurumları, hizmeti aksattığını düşündükleri izin taleplerini reddetme imkanına sahip değil; bu nedenle kurumlar sorunun bir mevzuat değişikliğiyle çözülmesini Bakanlıktan bekliyor.