Gündem

Hastane yemeklerinde çıkanlar mide bulandırıyor

Genel Sağlık İş: SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN CANINA KAST EDEN YEMEK SKANDALLARININ SORUMLUSU PİYASACI ANLAYIŞTIR!

Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri, insan yaşamını korumak için gece gündüz fedakârca görev yaparken; iktidarın sağlıkta yarattığı piyasacı düzen, bugün en temel hak olan sağlıklı ve güvenli beslenme hakkını dahi gasp etmektedir.

Son günlerde farklı illerden peş peşe gelen haberler, hastanelerde hizmet veren özel yemek şirketlerinin yarattığı vahim tabloyu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu yaşananlar münferit olaylar değil; denetimsizliğin, özelleştirmenin ve kâr odaklı sağlık politikalarının kaçınılmaz sonucudur.

İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan bir sağlık emekçisinin yemek tabağından ölü sinek çıkmış, dağıtılan ekmeklerin ise son kullanma tarihlerinin haftalar önce geçtiği tespit edilmiştir.

Gaziantep Şehir Hastanesinde sağlık emekçilerine sunulan öğle yemeğinde turşunun içinden çiğnenmiş sakız çıkması, hijyen kurallarının nasıl hiçe sayıldığını açıkça göstermiştir.

İzmir Menderes Devlet Hastanesinde ise sağlık çalışanlarına verilen yemekten sigara izmariti çıkması, artık kabul edilemez ihmaller zincirinin son halkası olmuştur.

Bunlar ne ilk skandaldır ne de gerekli adımlar atılmazsa son olacaktır.

Genel Sağlık-İş olarak daha önce defalarca yemek hizmetlerindeki hijyen eksikliklerini, kalitesizliği ve denetimsizliği kamuoyunun gündemine taşıdık. Ancak görüyoruz ki uyarılarımız dikkate alınmamış, sağlık emekçilerinin yaşamı ve sağlığı yine özel şirketlerin kâr hesaplarına kurban edilmiştir.

İzmir Menderes Devlet Hastanesinde yaşanan son olay ise yalnızca bir hijyen sorunu değil, aynı zamanda ciddi idari ihmalleri de gündeme getirmektedir. Sendikamıza ulaşan bilgilere göre, aynı yemek şirketi hakkında daha önce defalarca tutanak tutulmasına rağmen gerekli işlemlerin yapılmadığı, bu uyarıların sonuçsuz bırakıldığı ifade edilmektedir. Ayrıca hastane yönetiminin yemek şirketiyle ilgili şikayetlerin üzerini örttüğüne yönelik ciddi iddialar bulunmaktadır. Sorunları çözmek yerine, onları dile getirenleri hedef alan anlayış kamu yönetimiyle bağdaşmamaktadır.

Buradan İzmir İl Sağlık Müdürlüğüne açık çağrımızdır: Menderes Devlet Hastanesi İdari ve Mali İşler Müdürü hakkında kamuoyuna yansıyan bu iddialar gecikmeksizin tarafsız ve kapsamlı biçimde soruşturulmalı; daha önce tutulan tutanakların neden işleme konulmadığı, yemek hizmetlerinin hangi ölçütlerle denetlendiği tüm yönleriyle incelenmelidir. Sağlık emekçilerinin sağlığını ve çalışma barışını tehlikeye atan hiçbir ihmalin ve hiçbir idari sorumluluğun üzeri örtülemez. İzmir İl Sağlık Müdürlüğünü görevini yapmaya ve sorumlular hakkında gerekli idari işlemleri derhal başlatmaya davet ediyoruz.

Sağlık hizmetini piyasalaştıran siyasi iktidar, bugün kendi çalışanlarının beslenmesini dahi özel şirketlerin insafına bırakmıştır. İnsan sağlığının korunması gereken yerde maliyet hesabı yapılmakta; kalite yerine ucuzluk, denetim yerine ihmal tercih edilmektedir. Sağlık emekçilerine reva görülen bu tablo kabul edilemez.

Unutulmamalıdır ki; hastanelerde sunulan yemek hizmeti bir ihale kalemi değil, doğrudan halk sağlığını ve çalışan güvenliğini ilgilendiren yaşamsal bir hizmettir. Sağlık emekçisine sağlıksız yemek sunan anlayış, aynı zamanda sağlık hizmetinin niteliğini de tehdit etmektedir.

Genel Sağlık-İş olarak Sağlık Bakanlığına çağrımızdır:

  • Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin beslenme hakkı piyasanın ve taşeron şirketlerin insafına terk edilmemelidir.
  • Hastanelerde sunulan yemek hizmetleri bilimsel kriterler doğrultusunda, etkin ve bağımsız biçimde denetlenmelidir.
  • Hijyen kurallarını ihlal eden, insan sağlığını tehlikeye atan firmalar hakkında derhal idari ve hukuki işlemler başlatılmalı; sözleşmeleri feshedilmelidir.
  • Kamu emekçilerinin temel ihtiyaçlarının karşılanması kamusal sorumluluk olarak ele alınmalı, özelleştirme ve taşeronlaştırma politikalarından vazgeçilmelidir.

Genel Sağlık-İş olarak, sağlık emekçilerinin yaşamını ve sağlığını tehdit eden bu skandalların sonuna kadar takipçisi olacağımızı; sorumlular hakkında gerekli tüm hukuki ve idari süreçlerin işletilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.