Gazze'de Sağlık Sistemi Çöküyor: Hastanelerin Yüzde 94'ü Hasar Gördü, Salgınlar ve Kronik Hastalıklar Kontrolden Çıktı
Bulaşıcı Hastalıklar Rekor Seviyede: Akut Solunum Yolu Enfeksiyonları ve İshal Vakaları Patladı
Gazze Şeridi'nde sağlık sistemi tam bir çöküşün eşiğinde. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) Erken Uyarı, Alarm ve Müdahale Sistemi (EWARS) verilerine göre, bulaşıcı hastalıklar şimdiye kadar görülmemiş bir artış gösteriyor. 2026 yılının başından şubat ayı sonuna kadar teşhislerin yüzde 23,3'ünü bulaşıcı hastalıklar oluşturuyor. Bu yılın ilk iki ayında teşhis edilen bulaşıcı hastalıkların yüzde 68'i akut solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanıyor. Soğuk hava, kapasitesinin dört katından fazla doluluk oranıyla hizmet veren mülteci merkezlerindeki kalabalık, ısıtma ve havalandırmanın olmaması bu artışın başlıca nedenleri arasında yer alıyor.
Akut İshal Vakaları Beş Yaş Altı Çocukları Vuruyor: Su Kalitesi ve Sanitasyon Sistemi Çöktü
Akut ishal vakaları, bulaşıcı hastalıkların yüzde 16'sını oluşturarak ikinci sırada geliyor. Ocak ve şubat aylarındaki vakaların yüzde 47'si beş yaş altı çocuklarda görüldü. İsrail saldırılarından öncesine göre neredeyse 20 kat artan vakalar, su kalitesinin bozulmasına ve sanitasyon sistemlerinin çökmesine bağlanıyor. Gazze'de suyun yüzde 97'sinin içmeye uygun olmadığı tahmin ediliyor. Ayrıca, uyuz ve bit gibi cilt hastalıkları da bulaşıcı hastalık oranının yüzde 15'ini kapsıyor.
Kronik Hastalıkların Tedavisinde Aksaklıklar: Kanser ve Böbrek Yetmezliği Hastaları Tedavisiz Kalıyor
Gazze'de tanı ve tedavi hizmetlerinin aksaması ve temel ilaçların yüzde 70'inin tükenmesi nedeniyle kronik hastalıklara müdahale de zayıfladı. Gazze Şeridi'nde böbrek yetmezliğinden mustarip 1100 hasta olduğu tahmin edilirken, bunlardan sadece 600-700'ü tedavi görebiliyor. Sağlık altyapısının tahrip edildiği bölgede çoğu diyaliz merkezinin kapanması bu durumu daha da kötüleştiriyor. Ayrıca, 10 bin-12 bin kanser hastasının da tedavi sisteminin neredeyse tamamen çökmesi nedeniyle tedavileri aksıyor. Kemoterapi ilaçlarının çok kısıtlı olması, BT taramaları da dahil olmak üzere gelişmiş tanı hizmetlerinin aksaması ve Gazze Şeridi dışına tıbbi sevklerde kısıtlamaların yaşanması krizi daha da derinleştiriyor.
Psikolojik Etkiler: Bir Milyondan Fazla Çocuk Travma Sonrası Stres Bozukluğu ile Mücadele Ediyor
Fiziksel tedavilerin yanı sıra Gazze Şeridi'nde bir milyondan fazla çocuk kaygı ve travma sonrası stres bozukluğu da dahil olmak üzere ciddi psikolojik etkilerden mustarip. Bu durum, uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabilecek bir krize işaret ediyor.
18 Bin 500 Hasta Acilen Bölge Dışına Tahliye Edilmeli: Yaralıların Dörtte Biri Kalıcı Sakatlıkla Yaşıyor
Gazze'de Ekim 2023-Mart 2026'da 72 binden fazla kişinin İsrail saldırılarında hayatını kaybettiği, 172 binden fazla kişinin de yaralandığı belirtiliyor. Yaralıların dörtte biri uzun süreli rehabilitasyon hizmetine muhtaç kalıcı sakatlıklar yaşıyor. UNICEF verilerine göre, yaralıların 21 binden fazlası çocuk; en az 11 bini ise kalıcı engeller ve hayatlarını değiştiren yaralanmalarla mücadele ediyor. Yaralı ve hastalardan 3 bin 800'ü çocuk olmak üzere 18 bin 500'ü acil tıbbi tahliyeye ihtiyaç duyuyor.
Batı Şeria'da da Sağlık Hizmetleri Aksıyor: Kontrol Noktaları ve Ulaşım Engelleri
Sağlık sektöründeki bu çöküş sadece Gazze Şeridi'yle sınırlı kalmıyor. Batı Şeria'da sağlık hizmetlerinin verimliliği, kontrol noktaları ve ulaşımın engellenmesiyle doğrudan etkileniyor. Filistinliler, zaman zaman uygulanan sokağa çıkma yasağı sonucu sağlık hizmetine erişimde kısıtlamalar yaşıyor. Ayrıca bölgede sağlık ekiplerini ve ambulansları hedef alan yüzlerce olay Dünya Sağlık Örgütü tarafından belgelendi. Sağlık ekiplerinin engellenmesi sonucu sağlık hizmetlerinin çoğu aksıyor. Her beş aileden birinin, çocuklarının tekrarlanan kapanma ve kısıtlamalar nedeniyle sağlık hizmetlerine erişemediği, gerekli ilaçları temin edemediği tahmin ediliyor.
Sonuç: Acil İnsani Müdahale Şart
Gazze'de sağlık sistemi tam anlamıyla çökmüş durumda. Hastanelerin yüzde 94'ünün hasar görmesi, bulaşıcı hastalıkların patlaması, kronik hastalıkların tedavisinin aksaması ve psikolojik etkilerin yaygınlaşması, acil insani müdahaleyi zorunlu kılıyor. Uluslararası toplumun bu krize derhal müdahale etmesi ve sağlık altyapısının yeniden inşası için adımlar atması gerekiyor.