Son Dakika

Eski bakanın şüpheli ölümü: Otopsi raporuna göre yastıkla boğulmuş olabilir

Geçen hafta mezarı açılan eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 2016'daki ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor.

Bilirkişi raporuna göre, eski bakan yastıkla boğulmuş olabilir. Raporda, Denizolgun'un otopsi fotoğrafları ve video kayıtlarında, sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan yaklaşık 4x6 cm, 3x5 cm, 2x4 cm ve 1x2 cm boyutlarında 4 ayrı ekimotik alan bulunduğu belirtildi.

Raporda ayrıca lezyonların büyüklüğü ve göğüsteki yerleşimleri dikkate alındığında, bir kişinin göğse diziyle basarken ağız ve burnu bir yastıkla kapatarak nefessiz bırakması şeklindeki bir ölüm mekanizmasının mümkün olduğu yönünde bilgilere yer verildi.

Mevcut bulgular ve otopsi tarihindeki ileri derecedeki çürüme durumu dikkate alındığında, Denizolgun'un ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanmasının mümkün olmadığı belirtildi.

Raporda, 2016 yılında düzenlenen otopsi raporunda ölümün "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" olarak değerlendirilmesine karşın, mevcut belgeler üzerinden travmatik olmayan beyin kanaması sonucuna ulaşılmasını sağlayacak yeterli objektif bulgunun ortaya konulmadığı ve bu yönüyle adli tıbbi eksiklik bulunduğu da kaydedildi.

25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda Denizolgun'un ölümü şüpheli bulunmuş, soruşturmanın kapsamı genişletilmişti.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, otopsi görüntülerinin yeniden incelendiğini ve bilirkişi raporunda ölümün "şüpheli" olarak değerlendirildiğini duyurdu.

Açıklamada Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkındaki soruşturmanın "Adam Öldürme" suçlamasıyla sürdüğü belirtildi.

Yine başsavcılığın açıklamasına göre; "Beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" raporu altında imzası bulunan doktorlar ile "Otopsi video kaydı yok." dedikten daha sonra da "Kayıt vardır." şeklinde ifade veren Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında da "Resmi belgede sahtecilik" suçundan soruşturma başlatıldı.

FETHİ KABİR SONUÇLARI, HTS KAYITLARI DA İNCELENECEK

Soruşturmanın bir diğer ayağını ise otopsi görüntülerinin varlığına ilişkin Adli Tıp Kurumu yazışmaları oluşturuyor.

Başsavcılığın farklı tarihlerde yaptığı taleplere önce kayıt bulunmadığı yönünde yanıt verildiği, daha sonra ise görüntülerin mevcut olduğunun bildirilerek dosyaya gönderildiği aktarıldı. Bu süreçle bağlantılı bazı görevliler hakkında "resmi belgede sahtecilik" iddiasıyla inceleme yürütülürken, fethi kabir sonuçları, HTS kayıtları, ilk müdahaleye ilişkin polis kayıtları ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmalar da soruşturma kapsamında değerlendirilecek.

ARİF AHMET DENİZOLGUN NEDEN ÖLDÜ?

Denizolgun'un ölüm nedeni yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması olarak kayıtlara geçerken savcılık, eski bakanın ölümünden önce 36 saat ulaşılamamasını araştırıyordu.

Telefon kayıtları, olay günü çiftlikte bulunan kişilerin ifadeleri, Denizolgun'un son görüldüğü saatler inceleme altına alınmış savcılık bu konuyla ilgili de yeni bir tespitte bulunmuştu.

POLİSE 4 SAAT SONRA HABER VERDİLER

Denizolgun'un cansız bedeninin bulunmasının ardından önce yeğeni Hilmi Tuna Kuriş ve özel doktoru Nurettin Demirkol'a haber verildiği tespit edilmişti.

Olay yerine ilk Kuriş ve Demirkol'un geldiği ve polise eski bakan bulunduktan yaklaşık 4 saat sonra haber verildiği öne sürülmüştü.

Savcılık, bu 4 saatlik gecikmeyi de şüpheli bularak neden geç haber verildiğini araştırıyor

FETHİ KABİR YAPILMIŞTI

Denizolgun'un şüpheli ölümünün aydınlatılması için Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kararı doğrultusunda fethi kabir işlemi yapılmıştı.

Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından alınan örnekler işlemlerin tamamlanmasının ardından Karacaahmet Mezarlığı'ndaki mezara defnedilmişti.

ATK'da örnekler üzerinde yapılacak incelemenin ardından Denizolgun'un ölüm sebebine ilişkin rapor hazırlanması bekleniyor.

ARİF AHMET DENİZOLGUN KİMDİR?

Arif Ahmet Denizolgun, 11 Mayıs 1956'da dünyaya geldi.

Mimar olan Denizolgun, siyasi hayatına Refah Partisi'nde başladı. Denizolgun, 1995 genel seçimlerinde Antalya'dan milletvekili seçilerek Meclis'e girmişti.

Arif Ahmet Denizolgun, 28 Şubat sürecinin ardından bağımsız olarak devam ettiği siyasi hayatında, ANASOL-D koalisyonunda ulaştırma bakanlığı yapmıştı.