130. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kapsamında Diyarbakır’a 269 hekim kadrosu ayrılması, kentte “sağlık yatırımı” tartışmasını beraberinde getirdi. AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman’ın sosyal medya hesabından yaptığı “Diyarbakır’ımızın sağlık altyapısını güçlendiriyoruz” paylaşımına karşılık, kadro dağılımındaki rakamlar üzerinden eleştiriler yükseldi.
Diyarbakır’da sağlık hizmetlerine ilişkin tartışma bu kez hekim kadroları üzerinden yaşanıyor. 130. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kapsamında kente 269 hekim kadrosu tahsis edildiği açıklanırken, bu kadroların 44’ünün uzman, 225’inin ise pratisyen hekim olduğu belirtildi.
Ancak açıklanan rakamlar, “Diyarbakır’ın sağlık altyapısı güçlendiriliyor” söyleminin kentte tartışılmasına neden oldu.
NÜFUS FARKLI, KADRO NEREDEYSE AYNI!
Kadro dağılımındaki rakamlar üzerinden yapılan karşılaştırmalar dikkat çekiyor.
Şanlıurfa’ya 511 hekim kadrosu ayrılırken, Diyarbakır’ın aldığı kadro sayısı 269’da kaldı.
Daha çarpıcı karşılaştırma ise Hakkâri ile Diyarbakır arasında ortaya çıkıyor. Nüfusu Diyarbakır’ın çok altında bulunan Hakkâri’ye 266 hekim kadrosu tahsis edildiği belirtilirken, Diyarbakır’a verilen kadro sayısı 269 oldu.
Başka bir ifadeyle, nüfusu yaklaşık 1,8 milyonu aşan Diyarbakır ile nüfusu 300 bin seviyesinin altında bulunan Hakkâri arasında yalnızca 3 hekimlik kadro farkı bulunuyor.
Bu tablo, “Hekim kadroları hangi kriterlere göre dağıtılıyor?” sorusunu da beraberinde getiriyor.
DİYARBAKIR SADECE KENDİ NÜFUSUNA HİZMET VERMİYOR
Diyarbakır’ın sağlık alanındaki yükünün yalnızca kent nüfusuyla ölçülemeyeceği de belirtiliyor.
Bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olan Diyarbakır’daki hastaneler, kent sakinlerinin yanı sıra çevre il ve ilçelerden gelen çok sayıda hastaya da hizmet veriyor.
Bu nedenle eleştirilerde, hekim kadroları belirlenirken yalnızca nüfusun değil; hastanelerdeki yoğunluk, poliklinik başvuruları, çevre illerden gelen hasta sayısı, uzmanlık branşlarındaki ihtiyaç ve mevcut sağlık personelinin iş yükünün de dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.
“MÜJDE” Mİ, YETERSİZ PLANLAMA MI?
Kentteki tartışmanın temelinde ise 269 hekim kadrosunun nasıl değerlendirilmesi gerektiği bulunuyor.
Bir tarafta söz konusu atamalar Diyarbakır açısından yeni hekimlerin göreve başlaması nedeniyle olumlu bir gelişme olarak değerlendirilirken, diğer tarafta kentin nüfusu ve bölgesel sağlık merkezi olma özelliği dikkate alındığında kadro sayısının yeterli olmadığı savunuluyor.
Eleştirilerin hedefinde ise “müjde” söylemi bulunuyor.
Diyarbakırlılar, sağlık hizmetlerinde yaşanan randevu ve yoğunluk sorunlarının yalnızca yeni kadroların açıklanmasıyla ortadan kalkmayacağını, önemli olanın kentin gerçek ihtiyacına uygun ve sürdürülebilir bir sağlık personeli planlaması yapılması olduğunu belirtiyor.
KAMUOYUNUN BEKLEDİĞİ CEVAP
Ortaya çıkan rakamlar sonrası gözler, hekim kadrolarının hangi kriterlere göre belirlendiğine çevrildi.
Diyarbakır için ayrılan 269 kadronun nüfus, hasta yoğunluğu ve bölgesel sağlık hizmeti yükü açısından nasıl hesaplandığının kamuoyuna açıklanması bekleniyor.
Çünkü tartışmanın özü yalnızca “269 hekim atandı mı?” sorusu değil.
Asıl soru şu:
1,8 milyonu aşan nüfusuyla bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olan Diyarbakır’a verilen 269 hekim kadrosu gerçekten ihtiyacı karşılıyor mu?
Diyarbakır kamuoyu şimdi bu sorunun yanıtını bekliyor.
Kaynak: Güneydoğu Güncel Gazetesi