Akciğerde nodül, günümüzde sıkça rastlanan ve çoğu zaman başka nedenlerle yapılan tetkikler sırasında tesadüfen saptanan bir bulgudur. Ancak bazı durumlarda çeşitli belirtilerle kendini gösterebilir. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, akciğer nodüllerinin büyük bölümünün uzun süre sessiz seyrettiğini, bu nedenle belirtilerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Akciğerde nodüller genellikle küçük boyutludur ve erken evrede belirgin bir şikâyete yol açmayabilir. Bu durum, hastaların kendilerini tamamen sağlıklı hissetmelerine rağmen ciddi bir sorunun gözden kaçmasına neden olabilir. Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, “Akciğer nodülleri çoğu zaman belirti vermeden ilerler. Bu nedenle özellikle risk grubundaki bireylerin düzenli kontrolleri büyük önem taşır” diyerek erken tanının altını çiziyor.
Belirti veren akciğer nodüllerinde en sık karşılaşılan şikâyetlerin başında uzun süredir devam eden öksürük gelir. Özellikle haftalarca geçmeyen, giderek artan veya karakteri değişen öksürükler dikkatle değerlendirilmelidir. Bunun yanı sıra balgamda kan görülmesi, her zaman ciddi bir uyarı işareti olarak kabul edilir. Prof. Dr. Fındıkçıoğlu, kanlı balgam şikâyetinin mutlaka ayrıntılı inceleme gerektirdiğini ifade ediyor.
Nefes darlığı da akciğerde nodül varlığında ortaya çıkabilen belirtiler arasında yer alır. Nodülün akciğer dokusu içinde yerleşimi veya hava yollarına baskı yapması, solunum kapasitesini olumsuz etkileyebilir. Özellikle efor sırasında çabuk yorulma, merdiven çıkarken nefes nefese kalma gibi durumlar, akciğer sağlığı açısından göz ardı edilmemelidir.
Bazı hastalarda göğüs ağrısı da akciğer nodülünün habercisi olabilir. Bu ağrı genellikle künt karakterdedir ve derin nefes alırken artış gösterebilir. Nodülün akciğer zarına yakın yerleşimli olması durumunda bu tür ağrılar daha belirgin hale gelebilir. Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, göğüs ağrısının her zaman kalp kaynaklı olmadığını, akciğer kaynaklı nedenlerin de mutlaka araştırılması gerektiğini belirtiyor.
Akciğerde nodül bulunan bazı bireylerde genel sağlık durumunu etkileyen belirtiler de görülebilir. Nedeni açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, halsizlik ve gece terlemeleri bu belirtiler arasında sayılabilir. Özellikle bu şikâyetlerin bir arada bulunması, nodülün daha dikkatli değerlendirilmesini gerektirir. Prof. Dr. Fındıkçıoğlu, bu tür sistemik belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Akciğer nodüllerinin belirtileri, nodülün iyi huylu ya da kötü huylu olmasına göre kesin olarak ayırt edici değildir. Bu nedenle yalnızca belirtilere bakarak tanı koymak mümkün değildir. Ancak belirtilerin varlığı, nodülün daha yakından incelenmesi gerektiğine işaret eder. Görüntüleme yöntemleri ve gerektiğinde ileri tetkiklerle kesin tanıya ulaşılır.
Özellikle sigara kullananlar, ileri yaş grubundaki bireyler ve ailesinde akciğer hastalığı öyküsü bulunan kişilerde belirtiler daha büyük önem taşır. Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, bu risk grubundaki bireylerin en ufak solunum şikâyetinde dahi vakit kaybetmeden uzman görüşü almasını önermektedir.
Sonuç olarak akciğerde nodül, çoğu zaman sessiz ilerleyen ancak bazı durumlarda önemli belirtilerle kendini gösterebilen bir sağlık sorunudur. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Alper Fındıkçıoğlu, erken tanının hayat kurtarıcı olabileceğini belirterek, uzun süren öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve kanlı balgam gibi belirtilerin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini ifade ediyor. Düzenli kontroller ve bilinçli takip sayesinde, akciğer nodüllerinin neden olduğu riskler büyük ölçüde azaltılabilir.