Türkiye’de açlık ve yoksulluk sınırına ilişkin veriler farklı kurumlar tarafından düzenli olarak açıklanırken, ortaya çıkan tablo özellikle sağlık çalışanları açısından dikkat çekiyor.
personel sağlık
TÜRK-İŞ verilerine göre 2026 yılı başı itibarıyla yoksulluk sınırı 105 bin TL seviyesine ulaştı. DİSK/BİSAM hesaplamalarında bu rakam 110-115 bin TL bandına çıkarken, KESK ve Birleşik Kamu-İş çalışmalarında ise yoksulluk sınırı yaklaşık 99 bin TL seviyesinde ölçülüyor.
Farklı yöntemlerle hesaplanmasına rağmen tüm kurumların verileri, Türkiye’de dört kişilik bir ailenin insanca yaşayabilmesi için gereken gelirin 100 bin TL’nin üzerinde olduğunu ortaya koyuyor.
Maaşlar Yoksulluk Sınırının Gerisinde
Buna karşılık hekim dışı sağlık personelinin ( hemşire, ebe, paramedik vb ) aldığı maaşlar bu seviyenin oldukça altında kalıyor. Mevcut maaşlar ile açıklanan yoksulluk sınırı arasında yaklaşık bir asgari ücret tutarında fark bulunduğu görülüyor.
Bu durum, sağlık çalışanlarının önemli bir kısmının fiilen yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini ortaya koyuyor.
Risk Var, Karşılık Yok
Sağlık çalışanları; yoğun çalışma temposu, nöbet sistemi ve yüksek risk altında görev yapmalarına rağmen, kamu çalışanları arasında en düşük gelir gruplarından biri olarak öne çıkıyor.
Özellikle acil servis, yoğun bakım ve sahada görev yapan personelin üstlendiği sorumluluk dikkate alındığında, mevcut gelir düzeyi ile yaşam maliyetleri arasındaki makasın her geçen gün daha da açıldığı ifade ediliyor.
Açıklanan veriler, Türkiye’de hekim dışı sağlık personelinin ekonomik olarak giderek zorlandığını ve mevcut maaşların yoksulluk sınırını yakalamaktan uzak kaldığını net şekilde ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre bu tablo, sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından da ciddi bir risk oluşturuyor.