İmamın 'gönül ilişkisi' nedeniyle memuriyetten çıkarılması yargıyı böldü!

Yine Diyanet'te çalışan evli bir bayan ile gönül ilişkisi olduğu için memuriyetten çıkarılan imamın kararı yargıyı böldü.

İmamın 'gönül ilişkisi' nedeniyle memuriyetten çıkarılması yargıyı böldü!

Muğla ilinde görevli bir cami imamı, yurt dışında tanıştığı yine Diyanet'te görevli bir kadınla gönül ilişkisine girdi. Bu ilişki ile ilgili yapılan soruşturma sonucunda imam memuriyetten çıkarıldı. İdare Mahkemesi, kararının iptali yönünde hüküm kurarken, İstinaf Mahkemesi ve Danıştay 12. Daire ise, kararın hukuka uygun olduğunu hükmetti. İmamın memuriyetten çıkarılması ve dava sürecinin ayrıntıları şöyle:


Personel Sağlık Sosyal Medya Gurubumuza Ücretsiz Abone ol, günlük haberler cebine gelsin. Tıkla


ONLİNE FORMA  KALİTEYİ UYGUN ALABİLECEĞİNİZ ADRES İÇİN TIKLAYINIZ 

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1825
Karar No : 2021/747

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla İli, Bodrum İlçesi, … Camii İmam-Hatibi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1-b maddesinde belirtilen ortak niteliği kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b maddesi uyarınca görevinin sona erdirilmesine ilişkin … tarih ve E…. sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı işleminin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgeler ile soruşturma raporu ve eklerini oluşturan tanıkların ve davacının beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, cami imamı olarak görev yapan davacının üzerine atılı fiili işlediğine dair tespitler var ise de, eylemiyle ilgili olarak aynı zamanda disiplin yönünden de soruşturma yapıldığı ve bu soruşturma kapsamında kınama cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği göz önüne alındığında, müfettiş raporu doğrultusunda din hizmetleri ve kurumun itibarı açısından davacının idari tedbir olarak din hizmetleri sınıfından alınarak durumuna uygun bir kadroya atanması gerekirken, doğrudan doğruya 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesine yönelik tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararıyla; 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1-b maddesinde yer alan vasıfları kaybeden kişilerin din hizmetleri sınıfından alınarak başka bir kadroya atanması yönünde herhangi bir hüküm bulunmadığı, hakkında yapılan soruşturma sonucunda; davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı'nca 2014 yılı Ramazan ayında aşçı olarak görevlendirildiği, ... Diyanet Camisinde bir başkasıyla evli olan .... isimli bir bayan ile tanıştığı ve Türkiye'ye döndükten sonra da bu bayanla görüşmeye devam ederek ilişkisini sürdürdüğü, ....'nin eşini terk ederek kadın sığınma evine yerleşmesi üzerine davacının 2012 yılı Ramazan ayında camilerinde görev yaptığı için tanıştığı ... Camii Dernek Yöneticilerini ve mezkur cami cemaatinden samimi olduğu kişileri arayarak ''kız kardeşi olan ....'nin eşiyle problemleri olduğu için kadın sığınma evine yerleştiğini, kadın sığınma evinden alınarak cami misafirhanesine yerleştirilmesini'' istediği, bunun üzerine mezkur Camii Dernek Yöneticilerinin bir din görevlisinin kız kardeşi olduğunu düşünerek adı geçen kadını, kadın sığınma evinden alarak cami misafirhanesine yerleştirdiği ve daha sonra da bayan için camii cemaatinden .... isimli kişinin evini kiraladıkları, .... eve taşındıktan sonra davacının 01-10/02/2015 tarihleri arasında Almanya'ya geldiği ve bu süre zarfında .... isimli bayan ile aynı evde birlikte kaldığı anlaşılmakta olup; davacının bu davranışlarıyla, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/b maddesi uyarınca itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklindeki ortak niteliği kaybettiği anlaşıldığından ve bu nedenle 657 sayılı Kanun'un 98/b maddesi gereğince görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve işin esasına geçilerek davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiği, soruşturma sırasında kendisine dosyada yalnızca soruşturmanın sonuç bölümünün verildiği, halbuki şahit ve şikayetçi beyanları ile dosyadaki diğer delillerin verilmediği, kendisinin imamlık görevini yaptığı yerin Almanya olmayıp, Muğla İli, Bodrum İlçesi olması nedeniyle Yönetmeliğin 5. maddesindeki "bilinirlik" şartının gerçekleşmediği, kadının ifadesinin alınmadığı, şüphe ve dedikodular üzerine böyle bir sonuca ulaşılamayacağı, hakkındaki iddianın somut delillerle ortaya konulmadığı; İdare Mahkemesince, ölçülülük ilkesinin ihlal edilmesi nedeniyle dava konusu işlemin iptal edildiği, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olarak tesis edildiği ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacı hakkında tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/02/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Sercan Yılmaz

YORUM EKLE
YORUMLAR
Serdar
Serdar - 2 hafta Önce

Kesinlikle gorevine son verilmesi gerekir hatta bir daha mesleğin kıyısından geçmemesi gerekir. Her meslekte sorunlu insanlar çıkabilir 2 gün önce doktor tecavüz etti haberi varken antalyada masum kızı katleden mühendisti veya örnekleri çoğaltabiliriz. İnsanlar iyice çıldırdı islam huzurdur hakkıyla yaşarsan mutlu olursun yoksa piskolijide bozuk olur kafada gider. Aklınızı basınıza alın ÖLÜM var HESAP günü var. Herkes yaptığının bedelini ödeyecek

Levent
Levent - 2 hafta Önce

İmam yada doktor, önemli olan insan olmak günah herkes için geçerli ölüm herkese var.

Ahmet Demircan
Ahmet Demircan - 1 hafta Önce

Özel hayatı kişinin kendini ilgilendirir ancak sözkonusu inanç ya da soyut olan bir mevzuuyla ilgili iştigal edilen durumlar olursa kişi dikkat etmelidir.

SIRADAKİ HABER