Sendika: Sağlık Müdürü Çalışmalarımızı Engelliyor

Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Çanakkale İl Başkanı Seçkin Yörük Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı hastanelerde sendikal faaliyetlerin engellendiğini söyledi

Sendika: Sağlık Müdürü Çalışmalarımızı Engelliyor

Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Çanakkale İl Başkanı Seçkin Yörük Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı hastanelerde sendikal faaliyetlerin engellendiğini iddia etti. Yörük, “İşçilerimiz ile bir araya gelmemiz onları sosyal özlük ve ekonomik hakları konusunda bilgilendirmek için düzenleyeceğimiz toplantı salonları kapı duvar olarak kapatılıyor” dedi.  

Yörük yaptığı açıklamada, “Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası olarak 1961 yılından bu yana her defasında işçinin yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Fakat son yaşanan olaylar artık bardağın taşmasına sebep olacak kadar üzücüdür ve kabul edilemez hal almıştır. Şehitler diyarı Çanakkale'mizde özgürlüğün ve dayanışmanın iliklerimize kadar işlediği güzel şehrimizdir. Fakat buna rağmen sendikal faaliyet sürdürme hiçte kolay değildir. Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı hastanelerde sendikal faaliyetlerimiz açıkça engellenmektedir.

Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası olarak Çanakkale ve ilçelerinde işçinin anayasal hakkı olan sendikal bilgilendirme toplantıları düzenlemek istiyoruz. Sendikal anlayışımız milli ve manevi değerler üzerine kurulmuştur. Bu milletin öz değerlerinden beslenen manevi varlığından güç alan sendikal duruşumuza karşı il sağlık müdürlüğü tarafından engeller çıkarılmaktadır. İşçilerimiz ile bir araya gelmemiz onları sosyal özlük ve ekonomik hakları konusunda bilgilendirmek için düzenleyeceğimiz toplantılar toplantı salonları kapı duvar olarak kapatılıp engelleniyor. Sendikal bilgilendirme amacı ile yardımcı olan idari amirlere buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Ancak Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi yönetim kurulu hiçte anlayışlı olmadığını buradan tüm kamuoyu ile paylaşma isteği duydum.

İl Devlet Hastanesi'nde sendikal bilgilendirme toplantısı yapmak amacı ile kendi uygun gördükleri zamanda ve kendi uygun gördükleri salonlarında toplantı yapıp işçileri bilgilendirmemiz engellenmiştir. Dilekçeye cevaben, ''Yönetim kurulu olarak sendikal bilgilendirme toplantısı yapmanız oy birliği ile reddedilmiştir'' cevabı işçilerin haklarının öğrenmesini engelleyen bir yönetim kurulu ile karşı karşıya olduğumuzu açıkça belli etmektedir. Çanakkale İl Sağlık Müdürü olarak görev yapan Dr. Ali Taşçı STK toplantıları düzenleyip bizleri bu toplantılara dahil etmeyerek yok saymaya çalışmaktadır.

Unutmasın ki bizi sizin gibi yöneticiler engellemeye ne kadar çalışırsa biz o kadar daha büyüyeceğiz. Başhekim Ufuk Tali ile yaptığımız telefon görüşmesinde ise kendisi bizim bilgilendirme toplantımıza izin verilmesi halinde diğer STK’lar tarafından da bilgilendirme yapılmak amacı ile toplantı salonlarını kullandırtmak istemediklerini açıkça bildirmiştir. Bu tür sendikal faaliyeti engelleyici düşünceyi kınıyoruz.

Tüm STK'lar devletimizin sağlamış olduğu imkanlardan uygun tarih ve zamanda faydalanabilmeli. Fakat burada izin vermeyen Başhekim mi? Yoksa arkasında farklı sebepler mi yatıyor bu da tabii ki içler acısı. Ülkemizde 80 il ve 957 ilçemizi teker teker dolaşarak tüm Sağlık Bakanlığına bağlı kamu kurumlarında toplantı yapar iken Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi'nde buna izin vermeyen düşünce ve buna karşı çıkan tüm yetkililere sesleniyorum işçinin bilgilenmesini mi istemiyorsunuz? Yoksa bunun altında farklı sebepler mi var?” dedi.  
Kaynak :Burası Çanakkale
 

Sercan Yılmaz

YORUM EKLE
YORUMLAR
SELİMCAN
SELİMCAN - 2 ay Önce

BEN ZATEN DİYORDUM,ŞAMPİYON KIZILCABÖLÜKSPOR,DİYE. SAYGILARIMLA.

Ahmet Kaya
Ahmet Kaya - 2 ay Önce

Sadece Çanakkale de mı ki Türkiye'nin her yerinde malesef böyle bu iş sağlık müdürleri bashekimler bashemsireler müdürler. Malesef herkes yapıyor bu işleri hepsi idarecilik değil sendikacılık yapıyorlar malesef ayrıca bu insanlar sendika delegesi ve temsilcisi mkamlarini kullanarak çalışana her türlü mobbing i yapıyorlar. Özellikle Kahramanmaraş için bu yazdıklarım.

Musa
Musa - 2 ay Önce

Engellenmeyen ne yaptı ki sen ne yapacaksın evlat

Sağlık personeli
Sağlık personeli - 2 ay Önce

Şanlıurfa da şu an durum aynı liyakatsız vasıfsız bir müdür her şeye gülücük atıyor her şeye tamam deyip duruyor ama sağlık 20 sene geriye gidiyor Urfa’da yazıklar olsun böyle zihniyetlere

hepsi
hepsi - 2 ay Önce

Adamın varsa hastanelerde nöbet bile tutmuyorsun genelgelerle açık olmasına rağmen şartlar hastane yöneticisini adamını arattınmı direk nöbet hizmetlerinden muaf tutuluyorsun adamı olmayan çalışanda garibim iki güne bir nöbete geliyor ve bir hak iddia edemiyorsun başta Ağrı Devlet Hastanesi

HEMŞİRE
HEMŞİRE - 2 ay Önce

Hemşireler neden asık suratlı olur?
"Hemşireler neden bu kadar asık suratlı oluyorlar" diye soruyorsunuz ya hani. "Bunun okulda dersi mi var yoksa" diye sitem ediliyor ya hemşirelere.
Neden biliyor musun? Senin üstüne bi damlası bulaşsa 3 gün yıkayacağın, midenin bulanacağı kanlar, idrarlar, kusmuklar içinde iş yapıyoruz biz. 15-30 odalı servislerde her odayı yüzlerce kere dolaşıyoruz, hastalarımızı ailemizden çok görüyoruz. Sizin bırak görmeyi varlığından haberiniz olmayan görünmez damarları bulup milim milim hesapladığımız ilaçları veriyoruz biz. Onlarca hastaya saat saat dakika dakika hesaplarla tedavi yapıyoruz. O bileğinden atan minicik damarından aldığımız nabzın için hızlı atıyor, yavaş atıyor diye endişeleniyoruz doktora haber veriyor gerekli tedaviyi yapıyoruz. Senin kucağında tutmaya korktuğun bebeğinin, hayata tutunmasını sağlıyoruz. Sen görsen bakmaya dayanamayacağın yaralara, kopmuş bacaklara pansuman yapıyoruz. Sen dışarda umutla beklerken, kalp krizi geçiren hastanın yaşama dönmesini sağlıyoruz biz. Dışarı çıkıp sana "kurtuldu" diyoruz. Sen heyecanla gelecek güzel haberi beklerken, kucağımızda yeni doğmuş bebeğinle yanına biz geliyoruz gülümseyerek. "Anne de bebekte iyi, Allah analı babalı büyütsün" diyoruz. Kanser olduğunu öğrendiğimizde senden önce biz kahroluyor, sana nasıl söyleyeceğiz diye uyayamıyoruz biz. Gündüz gece demeden, siyah beyaz demeden, kadın erkek demeden, senin, evladının, annenin babanın en kötü durumunda, sen ağlarken biz onu iyileştirmeye uğraşıyoruz, seninle beraber üzülüyor seni de teselli ediyoruz. Bu mesleği çok seviyoruz be biz.

Peki ya sen sevgili hasta? Sevgili hasta yakını? Sen ne yapıyorsun? Biz onlarca hastanın tek tek o minicik nabızlarını dikkatle dinleyip zamanla yarışırken, "hadi kızım diyorsun, bi de benim tansiyonumu ölç". Ölçemem teyzecim daha sırada çok hastamız var dendiğinde "vay efendim ne kadar zor bi tansiyon ölçmek, bu hemşireler hep böyle" diyorsun. Neyse diyoruz olur, yakını hasta, kendisi üzgün, hastalık zor psikoloji. Gülümsüyoruz. Kırmıyoruz. Diğer odaya geçiyoruz. Diğer hasta "falanca işlem ne zaman olacak" diyorsun. "Bilmiyorum amcacım, onu doktoruna sor" diyoruz. "Bu hemşirelerde neyi bilir ki zaten" diyorsun. Gülümsüyorum. Başka odaya geçiyorum. "Ala ala kanımı bitirdiniz", "çok acıttın sen git daha tecrübeli biri gelsin" , "seron bitti yarım saattir çıkarmadın ne biçim hizmet bu", "sen maaşını benim verdiğim vergilerle alıyorsun" diye devam eden odalar zinciri.. ve hepsi bittiğinde de ben yine gülümseye devam ediyorum.

Anlamadığınız ne biliyor musunuz? Senin dünyan o yatak, o oda olabilir. Benim ise onlarca oda ve onlarca iyileşmeyi bekleyen hastam var. Sen bunu yaparak benim hakkıma mı, diğer hastaların hakkına mı giriyorsun sevgili hastam? Yada o ölçmediğim tansiyon için her gördüğünde bana suratını asarak beni azarlayarak konuşan sevgili hasta yakını, kendimi geçtim, sen hiç senin tansiyonundan çok daha önemli problemleri olan diğer hastaları düşünüyor musun? Çünkü sadece senin hastan, senin yatağın, senin odan, senin ilacın. Sen bir tane hastaya zor bakarken, ben 40 hastaya aynı anda bakıyorum. Sen kendi hikayende yaşarken, ben her gün yüzlerce hikayenin bir kahramanı oluyorum. Ama bi önemi yok. Çünkü hemşireler kötü, hemşireler lanet. Ayakları suluklar toplamış halde geç saatte evine varıp kendini koltuğa atıp, binlerce hastanın öyküsünden kendi hikayesine vakit bulamamış bir hemşire, bir insan gözüyle bakılmasını haketmiyor mu kendine? Özür dilerim ama, sen şu hayatta yalnızca kendin ve yakınların varmış gibi yaşadığın sürece, ben sana asla gülümsemeyeceğim. Ve bu yüzden tüm hemşirelerde asık suratlı olmaya devam edecekler. Yazık..

Özge Öztürk

SIRADAKİ HABER