<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Personel Sağlık Net</title>
    <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr</link>
    <description>sağlık personeli, personel sağlık net,  doktor hemşire sağlık personeli için sağlık bakanlığı güncel haberleri son dakika gelişmeleri sunar</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/rss/hukuk" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 26 Jul 2026 04:53:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/rss/hukuk"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay kararıyla işçinin dijital mahremiyeti güvence altına alındı: İşverenin cihaz inceleme yetkisi sınırlandı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/yargitay-karariyla-iscinin-dijital-mahremiyeti-guvence-altina-alindi-isverenin-cihaz-inceleme-yetkisi-sinirlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/yargitay-karariyla-iscinin-dijital-mahremiyeti-guvence-altina-alindi-isverenin-cihaz-inceleme-yetkisi-sinirlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay, işveren tarafından işçiye tahsis edilen akıllı telefon, bilgisayar ve tablet gibi cihazlardaki kişisel yazışma ve verilerin, mülkiyet hakkı gerekçe gösterilerek izinsiz incelenemeyeceğine ve bu yolla elde edilen verilerin fesih gerekçesi yapılamayacağına hükmetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay, iş dünyasında dijital mahremiyetin sınırlarını netleştiren bir karara imza attı. Bir mühendisin, işveren tarafından tahsis edilen akıllı telefonundaki kişisel yazışmalarının izinsiz incelenmesi ve bu verilerin işten çıkarma gerekçesi yapılması üzerine açtığı dava, yüksek mahkemenin emsal teşkil eden kararıyla sonuçlandı.</p><p><strong>Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</strong></p><p>Davanın temelinde, beş yıl boyunca aynı şirkette mühendis olarak çalışan bir işçinin, unvanı dışındaki işlerle görevlendirilmesi, primlerinin eksik ödenmesi ve iş sözleşmesinin feshedildiği gün şirket telefonuna kişisel verilerini silmesine izin verilmeden el konulması yatıyor. İşçi, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, prim alacakları ve kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat talep etti.</p><p>Davalı şirket vekili ise feshin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle haklı olduğunu savunarak, geri alınan şirket telefonunda yapılan incelemede işçinin WhatsApp yazışmalarına rastlandığını iddia etti. Şirket, işçinin mesajlarında işveren ve mesai arkadaşlarına hakaret ettiğini, ayrıca kadın çalışanların fotoğraflarını izinsiz çekerek başkalarına gönderdiğini öne sürdü. Cihazın şirket malı olması nedeniyle içindeki tüm verilerin de şirkete ait olduğunu ileri süren işveren, bu mesajları tutanak altına alarak iş akdini feshetti.</p><p>Yerel mahkeme, işverenin savunmasını kabul etmeyerek feshin haksız olduğuna ve işverenin manevi tazminat ödemesine hükmetti. Mahkeme kararında, 'Bir cihazın mülkiyetinin işverende olması, işverene o cihazı kullanan insanın özel hayatını dikizleme, şahsî mesajlarını okuma ve bunları tutanak altına alma hakkı vermez. İşveren, özel hayatın gizliliğini açıkça ihlal etmiştir. Hukuka aykırı şekilde elde edilen WhatsApp mesajları fesih gerekçesi yapılamaz. Bu nedenle fesih haksızdır!' ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İşverenin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedildi. Son olarak Yargıtay, alt mahkemelerin kararlarını hukuka uygun bularak işverenin temyiz istemini reddetti ve kararı oy birliğiyle onadı.</p><p>Kesinleşen Yargıtay kararı, iş hukukunda dijital mahremiyete ilişkin üç temel esas belirledi: İşçiye tahsis edilen cihazlar şirket mülkiyetinde olsa dahi, kişisel yazışmalar Anayasal koruma altındaki 'Özel Hayatın Gizliliği' kapsamında yer alır. İşçinin telefonunun izinsiz incelenmesiyle elde edilen veriler, içerik unsurlarına bakılmaksızın mahkemede delil olarak kabul edilmez. İşçinin dijital verilerinin izinsiz şekilde incelenmesi, feshi haksız kılmanın yanı sıra kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilerek manevi tazminat sorumluluğu doğurur.</p><p>Bu karar, yalnızca özel sektörde değil, aynı zamanda sağlık kurumlarında çalışan personelin de dijital mahremiyetini güvence altına alıyor. Sağlık çalışanlarının, işveren tarafından tahsis edilen cihazlarda yaptıkları kişisel yazışmaların ve verilerin, işveren tarafından izinsiz incelenemeyeceği ve bu yolla elde edilen bilgilerin disiplin veya işten çıkarma gerekçesi yapılamayacağı netleşmiş oldu. Sağlık Bakanlığı ve hastane yönetimlerinin, bu karar doğrultusunda çalışanların dijital haklarını koruyacak iç düzenlemeleri hızla hayata geçirmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/yargitay-karariyla-iscinin-dijital-mahremiyeti-guvence-altina-alindi-isverenin-cihaz-inceleme-yetkisi-sinirlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sozcu01.sozcucdn.com/sozcu/production/uploads/images/2026/6/telefonjpg-nyIFUwAtu0asGQM1j3x_4w.jpg?w=1270&amp;h=675&amp;mode=crop&amp;scale=both" type="image/jpeg" length="13552"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşçinin Eşinin Hastalığı: Nakil Hakkı İdari Gerekçelere Feda Edilemez]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/iscinin-esinin-hastaligi-nakil-hakki-idari-gerekcelere-feda-edilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/iscinin-esinin-hastaligi-nakil-hakki-idari-gerekcelere-feda-edilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu kurumları, hizmetin devamlılığı ve personel ihtiyacı gibi idari gerekçelerle nakil hakkını, sağlık ve aile bütünlüğü haklarının önüne geçecek şekilde mutlak bir engel olarak kullanıp sınırlandırmamaları gerekir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>4857 sayılı İş Kanunu'na göre iş sözleşmesi, işçinin bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin ise ücret ödemeyi taahhüt ettiği bir sözleşmedir. Toplu İş Sözleşmesi'nin 37. maddesi, işçilerin sağlık, can güvenliği veya eşinin kamu görevlisi olarak zorunlu ataması gibi mazeretlerle, işe giriş tarihinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra başka bir işyerine nakil talep edebileceğini düzenler. Bu mazeretlerin belgelendirilmesi zorunludur.</p><p>Kamu Denetçiliği Kurumu'na yapılan bir başvuruda (2025/20115), Sivil Saat Ücretli İşçi olarak görev yapan bir kişi, eşinin kronik hastalığı ve kendi sağlık sorunları nedeniyle nakil talebinde bulunmuştur. Başvuran, eşine ait 17.02.2026 tarihli Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu'nu 25.02.2026'da Milli Savunma Bakanlığı'na iletmiştir. İdare, iş gücü ihtiyacını gerekçe göstererek talebi reddetmiş, ilgili birimdeki işçi kadrosunun yarısının boş olduğunu ve Toplu İş Sözleşmesi'ndeki tedavinin görev yerinde mümkün olmadığının kanıtlanmadığını ileri sürmüştür.</p><p>Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır. Kurumun incelemesi, Üniversite Hastanesi'nden alınan Sağlık Kurulu Raporu ile eşin düzenli Endokrinoloji takibi ve MR kontrollerine ihtiyacı olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca ilçede bu branşta uzman doktor ve MR cihazı bulunmadığı tespit edilmiştir. Ombudsmanlık, idarenin personel ihtiyacı gerekçesinin sağlık hakkı ve aile bütünlüğü gibi temel hakların önüne geçemeyeceğini belirtmiştir. İdarenin ret cevabında yargı yolunu belirtmemesi, hak arama özgürlüğünü kısıtlayıcı bir tutum olarak eleştirilmiştir. Nihai olarak başvurucu haklı bulunmuş ve Eskişehir'e nakil işleminin gerçekleştirilmesi tavsiye edilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu karar, kamu kurumlarının hizmetin sürekliliği gibi idari gerekçeleri, Anayasa ile güvence altına alınan sağlık hakkı ve aile bütünlüğünün korunması karşısında mutlak engel olarak kullanmaması gerektiğini göstermektedir. Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumlar, bu tür davalarda personelin sağlık durumunu önceliklendiren bir yaklaşım benimsemeli; aksi halde işçilerin temel hakları idari kararlarla zedelenebilir. Bu durum, sağlık çalışanlarının iş yükü ve hasta takibindeki aksaklıklar açısından da dolaylı olarak olumsuz sonuçlar doğurabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/iscinin-esinin-hastaligi-nakil-hakki-idari-gerekcelere-feda-edilemez</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 01:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/05/iscinin-esinin-hastaligi-nakil-hakki-idari-gerekcelere-feda-edilemez.jpg" type="image/jpeg" length="90603"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denetim Görevlileri Rapor Onayında Disiplin Cezası Alabilir mi? Kamu Denetçiliği Kararı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/denetim-gorevlileri-rapor-onayinda-disiplin-cezasi-alabilir-mi-kamu-denetciligi-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/denetim-gorevlileri-rapor-onayinda-disiplin-cezasi-alabilir-mi-kamu-denetciligi-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu görevlilerinin, yalnızca doğrudan gerçekleştirdikleri işlemler bakımından değil, denetim ve onay sorumluluğu kapsamında bulunan işlemler yönünden de gerekli dikkat ve özeni göstermeleri gerekmektedir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Denetim Görevlileri Rapor Onayında Disiplin Cezası Alabilir mi? Kamu Denetçiliği Kararı</h1><p><strong>Kamu görevlilerinin, denetim ve onay sürecinde üstlendikleri sorumluluk, yalnızca kendi işlemlerini değil, aynı zamanda denetledikleri raporların eksiksiz ve usulüne uygun olmasını da kapsar. Bu sorumluluğun ihlali, disiplin yaptırımlarını beraberinde getirebiliyor.</strong></p><p>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 11. maddesi, memurların kanun ve mevzuata uyma, amirlerin verdiği görevleri yerine getirme ve bu görevlerin iyi yürütülmesinden amirlerine karşı sorumlu olduğunu hükme bağlıyor. Aynı kanunun 125. maddesi ise disiplin cezalarını ve bu cezaları gerektiren fiilleri sıralıyor. Kınama cezası, görevlerin tam ve zamanında yapılmaması, resmi belgelerin korunmasında kusur, amire saygısızlık gibi durumları kapsıyor.</p><p>Kamu Denetçiliği Kurumu'na (KDK) yansıyan bir olayda, Sosyal Güvenlik Kurumu'nda Rapor Okuma Komisyonu üyesi olarak görev yapan bir personel hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştı. Personel, bir Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından hazırlanan raporda tespit ettiği inceleme eksikliklerine ve usul hatalarına rağmen raporu iade etmemiş, aksine onay sürecini tamamlamıştı. Bu ihmal, raporun fiili çalışma araştırmalarının yapılmaması, sigortalıların hizmet bilgilerinin yetersiz incelenmesi ve hizmet aktarım işlemlerindeki eksikliklerin raporda yer almaması gibi önemli kusurlar içerdiğinin ortaya çıkmasına neden olmuştu.</p><p>İdare, personelin bu eylemini 657 sayılı Kanun'un 125/B-a maddesi kapsamında 'kusurlu davranış' olarak değerlendirdi. Normal şartlarda 'Kınama' cezası öngörülmesine rağmen, personelin geçmiş hizmetlerinin olumlu olması ve daha önce disiplin cezası almamış olması, cezanın bir derece hafifletilerek 'Uyarma' cezasına çevrilmesine yol açtı. Personelin bu cezaya itirazı ise Merkez Disiplin Kurulu tarafından reddedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>KDK, yaptığı incelemede disiplin soruşturmasının usul kurallarına uygun yürütüldüğünü tespit etti. Soruşturmaya süresinde başlanıldığı, savunma hakkının tanındığı, yetkili makamlarca işlem tesis edildiği ve itiraz sürecinin mevzuata uygun işletildiği belirlendi. Kurum, disiplin hukukunda şekil şartlarının önemine vurgu yaparak somut olayda bu şartlara uyulduğu kanaatine vardı. Kararda, disiplin cezalarının kamu hizmetinin düzenli, etkin ve güvenilir biçimde yürütülmesini sağlama amacı taşıdığı ifade edildi. Personelin, denetim ve inceleme sorumluluğunu gereği gibi yerine getirmediği, eksik incelemelere rağmen raporu onaylamak suretiyle görev kusuru işlediği değerlendirildi.</p><p>KDK sonuç olarak, verilen disiplin cezasının hukuki ve idari açıdan yerinde olduğuna hükmetti ve personelin cezanın kaldırılması talebini reddetti. Ancak KDK, idarenin cevabında hangi mercilere ve hangi süre içinde başvurulabileceğini açıkça belirtmediğini tespit ederek 'iyi yönetim ilkeleri' bakımından eksiklik buldu ve idareye bu konuda daha dikkatli olması yönünde tavsiyede bulundu.</p><p>Bu karar, kamu görevlilerinin yalnızca kendi işlemlerinden değil, aynı zamanda denetim ve onay sorumluluğu taşıdıkları işlemlerden de dikkat ve özen yükümlülüğü altında olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Sağlık Bakanlığı ve bağlı kurumlarında görev yapan denetim elemanları, rapor okuma komisyonu üyeleri ve onay sürecinde yer alan tüm sağlık çalışanları için bu karar önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Özellikle denetim raporlarının eksiksiz ve usulüne uygun hazırlanması, sağlık hizmetlerinin kalitesi ve hasta güvenliği açısından kritik öneme sahip. Bu karar, sağlık kurumlarında denetim ve onay süreçlerinin daha titizlikle yürütülmesi gerektiğini, aksi takdirde çalışanların disiplin cezalarıyla karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor. Aynı zamanda, kurumların bu süreçlerde çalışanlarına yasal haklarını açıkça bildirme yükümlülüğünü de hatırlatıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/denetim-gorevlileri-rapor-onayinda-disiplin-cezasi-alabilir-mi-kamu-denetciligi-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 01:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/05/denetim-gorevlileri-rapor-onayinda-disiplin-cezasi-alabilir-mi-kamu-denetciligi-karari.jpg" type="image/jpeg" length="93158"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'de mutlak butlan kararı çıktı!]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/chpde-mutlak-butlan-karari-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/chpde-mutlak-butlan-karari-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkeme CHP 38. Olağan Kurultayını iptal etti. Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında butlan kararı verdi.</p>

<p>Mahkeme kararına göre CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Kurultayı ile 8 Ekim 2023 tarihli İstanbul İl Kongresi, parti içi demokrasi, eşitlik ve serbest irade ilkelerine aykırı şekilde gerçekleştiği için kesin hükümsüz/mutlak butlanla sakat kabul edildi.</p>

<h2>Neden butlan kararı verildi?</h2>

<p>Delege İradesinin Yönlendirildiği Tespiti</p>

<p>Kararda; dava dosyasında yer alan ceza soruşturmaları, iddianameler, tanık beyanları, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları, kurum yazışmaları ve fezlekeler birlikte değerlendirildiğinde, bazı delegelerin oy tercihlerinin menfaat ilişkileriyle yönlendirildiği kanaatine varıldığı ifade edildi.</p>

<h2>Maddi ve Siyasi Menfaat Vaatleri</h2>

<p>Kurultay ve İstanbul İl Kongresi sürecinde bazı delegelere para verildiği, belediyelerde işe yerleştirme vaadinde bulunulduğu, adaylık ve siyasi görev taahhütleri ile alışveriş kartı gibi imkanların sunulduğu yönündeki iddialar karar gerekçesine esas alındı.</p>

<h2>Gizli Oy İlkesinin Zedelenmesi</h2>

<p>Seçimlerde serbest iradenin oluşmadığına dikkat çekilen kararda, bazı delegelerden oy pusulalarının fotoğrafını çekerek göndermelerinin istendiği, bu durumun oyların denetlenmesi sonucunu doğurarak gizli iradeyi zedelediği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'na Aykırılık</h2>

<p>Anayasa'nın 69. maddesi ile Siyasi Partiler Kanunu'nun 4. ve 93. maddelerine atıfta bulunulan kararda, siyasi partilerin organ seçimlerinin demokrasi esaslarına, parti tüzüğüne ve üyeler arası eşitlik ilkesine uygun olması gerektiği, tespit edilen usulsüzlüklerin basit birer iptal sebebi olmayıp kamu düzenini ilgilendiren emredici hukuk kurallarına aykırılık (kesin hükümsüzlük) teşkil ettiği vurgulandı.</p>

<h2>Sonraki Kurultayların Durumu ve Önceki Yönetime Dönüş</h2>

<p>İlk derece mahkemesinin 'davanın konusuz kaldığı' yönündeki yaklaşımını isabetli bulmayan istinaf dairesi, sonradan yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların geçmişteki mutlak butlan durumunu ortadan kaldırmayacağını ve davacının hukuki yararının sürdüğünü belirtti.</p>

<p>Söz konusu kurultayın yapıldığı tarih itibarıyla iptal edilmesi nedeniyle, 4-5 Kasım 2023 öncesindeki hukuki duruma dönülmesine karar verilerek, Kemal Kılıçdaroğlu ile o dönem görevde bulunan parti organlarının görevlerine devam etmesine hükmedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/chpde-mutlak-butlan-karari-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/05/chpde-mutlak-butlan-karari-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="58034"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'de Yaşlı Bakımevindeki Ölüm Davasında Doktora Hapis ve Para Cezası]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/izmirde-yasli-bakimevindeki-olum-davasinda-doktora-hapis-ve-para-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/izmirde-yasli-bakimevindeki-olum-davasinda-doktora-hapis-ve-para-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de özel bir yaşlı bakımevinde banyo sırasında ağır şekilde yaralanan ve daha sonra hayatını kaybeden Fatma Uraz ile ilgili davada huzurevi doktoru hakkında verilen karar açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir yaşlı bakımevinde banyo sırasında yaralanan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Fatma Uraz'ın ölümüyle ilgili davada, huzurevi doktoru Naciye S.'ye hapis ve para cezası verildi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>16 Eylül 2018'de özel bir yaşlı bakımevinde meydana gelen olayda, bakımevi çalışanları Nesrin Ö. ve Tuğçe A., Fatma Uraz'a banyo yaptırdı. Banyo sonrası Uraz'ın vücudunda kızarıklıklar ve deri soyulmaları oluştu. Çalışanlar, Uraz'ın vücuduna merhem sürdü. Durumu fark eden yakınları, yaşlı kadını hastaneye götürdü. Fatma Uraz, 21 Eylül 2018'de hayatını kaybetti.</p><p>Olayın ardından Uraz'ın kızı Zehra Yılmazer şikayetçi oldu ve soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Tuğçe A. asli kusurlu, Nesrin Ö. ise tali kusurlu bulundu. Mahkeme, Nesrin Ö.'ye önce 3 yıl hapis cezası verdi, ardından ceza 2 yıl 6 aya indirildi. Tuğçe A. ise 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı, indirim sonrası ceza 3 yıl 4 aya düşürüldü. Sanıkların itirazı üzerine dosya istinafa taşındı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını onayarak cezaları kesinleştirdi.</p><p>Ailenin avukatlarının itirazı üzerine huzurevinin doktoru Naciye S. hakkında ayrı bir dava açıldı. İzmir 58. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada savcılık, sanığın 'taksirle ölüme neden olma' suçundan cezalandırılmasını talep etti. Suçlamaları kabul etmeyen sanık ve avukatı beraat talebinde bulundu.</p><p>Mahkeme, Naciye S.'yi 'taksirle ölüme neden olma' suçundan önce 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Yapılan indirim sonrası ceza 2 yıl 11 aya düşürüldü. Daha sonra sanığın kişisel ve ekonomik durumu ile yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak hapis cezası, 21 bin 200 lira adli para cezasına çevrildi. Mahkeme ayrıca, sanığın ödeme güçlüğü yaşayabileceğini değerlendirerek para cezasının 6 eşit taksitle ödenmesine hükmetti.</p><p>Bu dava, yaşlı bakım hizmetlerinde denetim ve sorumluluk zincirinin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bakımevinde görevli personelin eğitimi, doktorların hasta takibindeki rolü ve kurumsal ihmalin bireysel sorumluluklarla nasıl iç içe geçtiği, adli sürecin her aşamasında sorgulanması gereken kritik noktalar olarak öne çıkıyor. Özellikle doktor Naciye S.'nin cezasının para cezasına çevrilmesi, yargının bireysel kusur ile sistemik hatalar arasındaki çizgiyi nasıl belirlediğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hukuk</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/izmirde-yasli-bakimevindeki-olum-davasinda-doktora-hapis-ve-para-cezasi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 01:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/05/izmirde-yasli-bakimevindeki-olum-davasinda-doktora-hapis-ve-para-cezasi.jpg" type="image/jpeg" length="33780"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
