<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Personel Sağlık Net</title>
    <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr</link>
    <description>sağlık personeli, personel sağlık net,  doktor hemşire sağlık personeli için sağlık bakanlığı güncel haberleri son dakika gelişmeleri sunar</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/rss/egitim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 18 Aug 2026 21:18:31 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/rss/egitim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul Güvenliği İçin 30 Bin Bahçe Görevlisi: Nöbetçi Öğretmenlerin Yükü Azalıyor]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/okul-guvenligi-icin-30-bin-bahce-gorevlisi-nobetci-ogretmenlerin-yuku-azaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/okul-guvenligi-icin-30-bin-bahce-gorevlisi-nobetci-ogretmenlerin-yuku-azaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa'da okul saldırıları sonrası 30 bin bahçe görevlisi alınacak. Farklı yetkilerle donatılacak personel, okul nöbetlerindeki öğretmenlerin yükünü de hafifletecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırıları, eğitim kurumlarının güvenlik zaafiyetini yeniden gündeme taşıdı. Alınan yeni kararla birlikte, okulların fiziki korunmasına yönelik kapsamlı bir istihdam planı devreye alınıyor. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin duyurusuyla, İŞKUR aracılığıyla 30 bin bahçe görevlisinin okullarda görevlendirileceği bilgisi paylaşıldı. Bu adım, yalnızca güvenlik açığını kapatmakla kalmayıp, eğitim sisteminin omurgasını oluşturan öğretmenlerin üzerindeki bekleme ve gözetim yükünü de önemli ölçüde hafifletmeyi amaçlıyor.</p><p>Yeni görevlilerin, mevcut güvenlik personelinden ayrışan yetkilerle donatılması dikkat çekiyor. Okul bahçelerinde ve giriş noktalarında konumlanacak olan bu kişiler, öğrenci ve veli trafiğini anlık izleyerek olası risklere karşı hızlı aksiyon alabilecek. Şüpheli durumlarda doğrudan okul idaresi ve emniyet birimleriyle iletişime geçecek olmaları, kriz anlarında müdahale süresini kısaltması açısından kritik bir önem taşıyor. Ayrıca, okul çevresindeki yabancı şahısların takibi ve akran zorbalığı gibi vakalarda caydırıcı bir rol üstlenmeleri bekleniyor.</p><p>İçişleri Bakanı, valiliklerle koordineli yürütülen çalışmalar sonucunda illerin kontenjanlarının netleştirildiğini ve okulların risk durumlarının aylık değerlendirme toplantılarında masaya yatırıldığını ifade etti. Bu sistematik yaklaşım, güvenlik tedbirlerinin dinamik bir yapıya kavuşmasını sağlıyor. Uygulamaya konulan '7 Basamaklı Okul Güvenliği Modeli' çerçevesinde, bahçe görevlileri erken uyarı mekanizmasının temel taşlarından biri olarak konumlandırılıyor. Bu model, salt fiziki tedbirlerin ötesinde, olayları önceden sezme ve önleme kapasitesiyle dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu gelişme, eğitim camiasının uzun süredir dile getirdiği bir soruna çözüm arayışının somut bir yansıması. Nöbetçi öğretmenlerin ders dışındaki zamanlarını bahçe ve koridorlarda geçirmek zorunda kalması, hem mesleki motivasyonu düşürüyor hem de eğitim kalitesini olumsuz etkiliyor. Bahçe görevlilerinin devreye girmesiyle öğretmenlerin asli görevlerine, yani eğitim ve öğretime daha fazla zaman ayırabilmesi, sistemin genel verimliliğini artırabilir.</p><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu süreçteki rolü, yalnızca güvenlik tedbirlerini desteklemekle sınırlı kalmamalı. Okulların fiziki koşullarının iyileştirilmesi ve bahçe görevlilerinin eğitimi konusunda MEB ile İçişleri Bakanlığı arasında güçlü bir koordinasyonun kurulması, uygulamanın başarısı için belirleyici olacaktır. Öğretmenlerin üzerindeki güvenlik yükünün azalması, eğitim ortamlarının daha huzurlu ve üretken hale gelmesine katkı sağlayabilir; ancak bu dönüşümün kalıcı olması, sahadaki personelin niteliği ve denetim mekanizmalarının etkinliğiyle doğrudan ilişkilidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/okul-guvenligi-icin-30-bin-bahce-gorevlisi-nobetci-ogretmenlerin-yuku-azaliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 01:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/08/okul-guvenligi-icin-30-bin-bahce-gorevlisi-nobetci-ogretmenlerin-yuku-azaliyor.jpg" type="image/jpeg" length="83459"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kamu İstihdamında Sessiz Dönüşüm: Sözleşmeli Personel Sayısı 26 Bin 599 Kişi Azaldı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/kamu-istihdaminda-sessiz-donusum-sozlesmeli-personel-sayisi-26-bin-599-kisi-azaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/kamu-istihdaminda-sessiz-donusum-sozlesmeli-personel-sayisi-26-bin-599-kisi-azaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın (SBB) kamu istihdamı verilerine göre, sözleşmeli personel sayısı 2026 yılının ilk çeyreğinden ikinci çeyreğine 26 bin 599 kişi azaldı. Düşüşün arkasında yeni bir personel politikası ya da işten çıkarma değil, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamındaki sözleşmeli personelin kadroya geçiş hakkı bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Personel Sağlık.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</strong> Türkiye'nin kamu istihdam tablosunda dikkat çekici bir hareketlilik yaşanıyor. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın (SBB) resmi verileri, sözleşmeli personel sayısında üç aylık dönemde 26 bin 599 kişilik bir azalma olduğunu ortaya koyuyor. Bu düşüşün, istihdam kaybından ziyade, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamındaki personelin kadroya geçiş hakkını kullanmasından kaynaklandığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>SBB tarafından yayımlanan 'Kamu Sektörü İstihdam Sayıları' verilerine göre, sözleşmeli personel (4/B) sayısı 2026 yılı Mart ayında 446 bin 400 iken, Haziran ayında 419 bin 801'e geriledi. Bu düşüş, yüzde 6'ya yakın bir orana tekabül ediyor. Aynı dönemde kadrolu personel (4/A) sayısının 3 milyon 534 bin 981'den 3 milyon 582 bin 25'e yükselmesi ise 47 bin 44 kişilik bir artışa işaret ediyor. Sözleşmeli personeldeki azalmanın büyük bölümünün, kadrolu personeldeki artışla örtüşmesi, bu durumun bir statü değişimi olduğunu gösteriyor.</p><h2>Kadroya Geçişin Perde Arkası: 7433 Sayılı Kanun ve 3 Yıl Şartı</h2><p>Bu sayısal değişimin arkasında, kamuoyunda yeterince bilinmeyen ancak binlerce kamu çalışanını yakından ilgilendiren bir düzenleme bulunuyor. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında çalışan sözleşmeli personel, aynı kurumda kesintisiz olarak 3 yıllık çalışma süresini tamamlaması halinde, talebi doğrultusunda kadrolu memur (4/A) statüsüne geçebiliyor. Bu hak, 7433 sayılı Kanun ile 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesinin dördüncü paragrafında yapılan değişiklikle düzenlenmiş durumda. Buna göre, 29 Kasım 2022 tarihi ve sonrasında göreve başlayıp aynı kurumda kesintisiz 3 yılını dolduran sözleşmeli personel bu haktan yararlanabiliyor.</p><p>Kadroya geçiş sürecinde dikkat edilmesi gereken kritik bir detay var: Personelin, 3 yıllık sürenin dolmasının ardından 30 gün içinde bağlı bulunduğu birime yazılı dilekçeyle başvurması gerekiyor. Bu süreyi kaçıranlar, hakkını kaybediyor. Başvuru sonrasında atama işlemleri en geç 60 gün içinde tamamlanıyor. Kadroya geçen personel için aday memurluk hükümleri uygulanmıyor. Ayrıca, kadroya geçenlerin aynı yerde en az 1 yıl daha görev yapma zorunluluğu bulunuyor; bu süre içinde sadece can güvenliği ve sağlık mazeretiyle nakil talep edilebiliyor. 2022 sonu ve 2023 başında sözleşmeli olarak göreve başlayan personelin 3 yıllık sürelerini 2026 yılı içinde doldurmaya başlaması, bu çeyrekteki düşüşün ana nedeni olarak öne çıkıyor.</p><h2>Statü Değişiminin Getirdiği Haklar ve Beklentiler</h2><p>4/B statüsünden 4/A'ya geçiş, yalnızca bir unvan değişikliği olarak algılanmamalı. Bu geçiş, sözleşmeli personelin aksine kadrolu memurlara önemli özlük hakları kazandırıyor. Kurumlar arası yer değiştirme hakkı (belirli bir süre sonunda) ve kurum içi görevde yükselme ile unvan değişikliği sınavlarına katılma imkanı, bu hakların başında geliyor. Bu nedenle sözleşmeli personel için kadroya geçiş, istihdam kaybı değil, statü ve haklar açısından net bir iyileşme anlamına geliyor. Kadrolu personeldeki artışın sözleşmeli personeldeki düşüşten daha yüksek olması, bu artışın yalnızca 4/B'den 4/A'ya geçişlerden değil, aynı zamanda yeni memur alımlarından da beslendiğini gösteriyor. Nitekim Haziran 2026 döneminde Adalet Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve üniversiteler gibi çeşitli bakanlık ve kurumlarda devam eden kadrolu ve sözleşmeli personel alım ilanları da bu tabloyu destekliyor.</p><h2>Gelecek Döneme Bakış: Dönüşüm Devam Edecek</h2><p>Kamuda sözleşmeli personel sayısındaki bu düşüş, ilk bakışta bir istihdam daralması izlenimi verse de, aslında 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında yürürlükte olan '3 yılını dolduran sözleşmeliye kadro' uygulamasının doğal bir sonucu olarak değerlendiriliyor. 2022 sonundan itibaren sözleşmeli statüde göreve başlayanların 3 yıllık sürelerini tamamlamasıyla bu geçişlerin önümüzdeki çeyreklerde de sürmesi bekleniyor. Bu durum, kamu personel rejimindeki dönüşümün bir göstergesi olarak kayıtlara geçiyor.</p><p>Bu dönüşümün sağlık sektörüne yansımalarına bakıldığında, özellikle sağlık kurumlarında sözleşmeli çalışan personelin kadroya geçişi, hem çalışanların özlük hakları hem de kurumların personel istihdamı açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Kadroya geçen sağlık çalışanlarının motivasyonunun artması, sağlık hizmetlerinin kalitesine olumlu katkı sağlayabilir. Ancak, bu geçişlerin kurumlarda geçici bir personel eksikliğine yol açabileceği ve hizmet sunumunda aksamalara neden olabileceği de göz ardı edilmemelidir. Sağlık Bakanlığı'nın bu süreci iyi yönetmesi, hem çalışan memnuniyeti hem de hizmet sürekliliği açısından büyük önem taşımaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/kamu-istihdaminda-sessiz-donusum-sozlesmeli-personel-sayisi-26-bin-599-kisi-azaldi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 23:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/08/kamu-istihdaminda-sessiz-donusum-sozlesmeli-personel-sayisi-26-bin-599-kisi-azaldi.jpg" type="image/jpeg" length="68326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Hemşirelerden Sağlıkta Yenilikçi Adım: Z Tekniği Enjeksiyon Aparatına Faydalı Model Belgesi]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/turk-hemsirelerden-saglikta-yenilikci-adim-z-teknigi-enjeksiyon-aparatina-faydali-model-belgesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/turk-hemsirelerden-saglikta-yenilikci-adim-z-teknigi-enjeksiyon-aparatina-faydali-model-belgesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Şebnem Çınar Yücel ve Hemşire Deniz Tekin, kas içi enjeksiyonlarda ilacın sızmasını engelleyen ve doku hasarını en aza indiren 'Z Tekniğini Sağlayıcı Aparatı' geliştirerek Türk Patent ve Marka Kurumundan Faydalı Model Belgesi aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Hemşirelik Esasları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şebnem Çınar Yücel ve hemşire Deniz Tekin, kas içi (IM) enjeksiyon uygulamalarında hasta konforunu ve işlem güvenliğini artıracak yerli bir buluşa imza attı. Geliştirilen ve 'IM Enjeksiyonlarda Z Tekniğini Sağlayıcı Aparatı' adı verilen bu yenilikçi cihaz, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek 'Faydalı Model Belgesi' almaya hak kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>İlacın Sızmasını ve Doku Hasarını Önleyecek</strong></p><p>Prof. Dr. Şebnem Çınar Yücel, kas içi enjeksiyonlarda Z tekniğinin, ilacın kas dokusunda tutularak deri altına sızmasını engelleyen ve ağrıyı azaltan kritik bir yöntem olduğunu vurguladı. Ancak bu uygulamanın başarısının büyük ölçüde kişisel deneyime bağlı olduğunu belirten Yücel, geliştirilen aparatın bu durumu standart hale getirdiğini ifade etti. Cihaz; kas bölgesine göre ayarlanabilen bağlantı elemanı, dokuyu kaydıran özel plaka, hassas kilitleme mekanizması ve cildi koruyan silikon tabakadan oluşuyor.</p><p><strong>Zayıf Kas Kitlesine Sahip Hastalara Büyük Kolaylık</strong></p><p>Aparatın özellikle dokuyu tahriş etme veya boyama riski yüksek ilaçların enjeksiyonunda büyük güvenlik sağlayacağını kaydeden Yücel, kas kitlesi azalmış yaşlı ve zayıf bireylerde ilacın kas içinde kalmasını kolaylaştıracağını da sözlerine ekledi. Bu yenilikçi cihaz, uygulamaya bağlı hasta ağrısını ve komplikasyon riskini en aza indirerek sağlık personelinin her hastada standart bir kalitede işlem yapmasını mümkün kılacak.</p><p>Bu gelişme, hemşirelik pratiğinde önemli bir boşluğu doldururken, sağlık çalışanlarının iş yükünü hafifletme ve hasta memnuniyetini artırma potansiyeli taşıyor. Sağlık Bakanlığı'nın ve sağlık kurumlarının bu tür yerli inovasyonları desteklemesi, hemşirelerin mesleki yetkinliklerini güçlendirecek ve sağlık hizmetlerinin kalitesini önemli ölçüde artıracaktır. Bu bağlamda, bu tür çalışmaların teşvik edilmesi ve yaygınlaştırılması, sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından kritik bir öneme sahiptir.</p><p>Bu haber, bugün itibarıyla Personelsaglik.NET yazarı Ceren Yıldız tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/turk-hemsirelerden-saglikta-yenilikci-adim-z-teknigi-enjeksiyon-aparatina-faydali-model-belgesi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/08/turk-hemsirelerden-saglikta-yenilikci-adim-z-teknigi-enjeksiyon-aparatina-faydali-model-belgesi.jpg" type="image/jpeg" length="13408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nda Daire Başkanından Sağlık Uzmanlığına: Danıştay'dan Emsal Karar]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/saglik-bakanliginda-daire-baskanindan-saglik-uzmanligina-danistaydan-emsal-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/saglik-bakanliginda-daire-baskanindan-saglik-uzmanligina-danistaydan-emsal-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay İkinci Dairesi, daire başkanı olarak görev yapmakta iken görevden alınarak sağlık uzmanı yapılan davacıyı haklı buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlık Bakanlığı bünyesinde daire başkanı olarak görev yapan bir diş hekimi, görevden alınarak sağlık uzmanı kadrosuna atanmasına ilişkin idari işlemin iptali için açtığı davada Danıştay İkinci Dairesi'nden haklı bulundu. Karar, idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığına ve somut gerekçelerle desteklenmesi gerektiğine vurgu yapması açısından büyük önem taşıyor.</strong></p><p>Kamu görevlilerinin atanması ve görevden alınması süreçlerinde idareye tanınan takdir yetkisinin sınırları, yargı kararlarıyla sürekli olarak çizilmeye devam ediyor. Bu kapsamda, Sağlık Bakanlığı'nda üst düzey bir yöneticilik görevinden alınarak daha alt bir kadroya atanan bir diş hekiminin açtığı dava, Danıştay İkinci Dairesi tarafından verilen kararla emsal niteliği taşıyan bir hukuki sürece dönüştü. Davacının Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden mezuniyeti sonrası kamu hizmetine başlaması, akademik kariyerinde doçentliğe ulaşması, baştabip yardımcılığı görevini üstlenmesi ve 14/12/2016 tarihinde (mülga) Kamu Hastaneleri Kurumu'na daire başkanı olarak atanması, mesleki yükselişinin önemli basamaklarını oluşturuyor. Ancak, bu kariyer basamaklarının ardından, hakkında herhangi bir soruşturma veya olumsuz bir değerlendirme bulunmamasına rağmen, yalnızca takdir yetkisine dayanılarak görevinden alınıp sağlık uzmanı yapılması, hukuki sürecin fitilini ateşledi.</p><p>İlk derece mahkemesi, idarenin takdir yetkisini ön planda tutarak davanın reddine karar vermişti. Mahkeme, davalı idarenin bu yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerini göz ardı ederek kullandığına dair somut bir bilgi veya belge bulunmadığını belirtmişti. Davacı ise bu kararı istinaf yoluna taşıdı ancak Bölge İdare Mahkemesi de ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu reddetti. Bunun üzerine dosya, temyiz incelemesi için Danıştay'a taşındı. Danıştay İkinci Dairesi'nde yapılan değerlendirmede, davacının 9,5 yıllık daire başkanlığı süresi boyunca hizmeti aksattığına veya başarısız olduğuna dair hukuken geçerli herhangi bir somut bilgi ve belgeye dayanılmadığı tespit edildi. Daire, idarenin takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığını, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu ve yargı denetimine tabi bulunduğunu hatırlattı. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye tanınan yetkinin, sebep unsuru yönünden de denetlenebileceğine dikkat çekildi. Kararda, idarenin tüm işlemlerinin kamu yararını gerçekleştirmeye yönelik bir sebebe dayanması gerektiği ve bu sebebin de ortaya konulması gerektiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Danıştay İkinci Dairesi'nin 22/12/2025 tarihli ve oyçokluğuyla aldığı kararla, davacının temyiz istemi kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına hükmedildi. Kararda, davacının görevden alınmasına neden olacak somut bir gerekçe bulunmadığından, işlemin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı şekilde kullanılan takdir yetkisine dayandığı belirtildi. Bu nedenle, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmedi. Dosyanın, yeniden bir karar verilmek üzere ilgili Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildi. Karara, takdir yetkisinin kullanımının yerinde olduğunu savunan bir üye tarafından karşı oy da yazıldı. Bu karar, kamu görevlilerinin görevden alınmalarında idarelerin keyfi uygulamalardan kaçınması gerektiğini ve işlemlerin gerekçeli olması zorunluluğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Sağlık Bakanlığı gibi kritik bir kurumda, alanında uzmanlaşmış ve üst düzey yöneticilik deneyimi olan bir personelin, hakkında olumsuz bir tespit bulunmadan görevden alınması, kurumsal hafızanın ve liyakat ilkesinin korunması açısından ciddi bir tartışma başlattı.</p><p>Bu içerik, 11 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Bu emsal karar, sağlık kurumlarında yönetici kadrolarında görev yapan sağlık çalışanlarının görev güvencesi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Zira karar, idarenin takdir yetkisini kullanırken keyfi davranamayacağını ve işlemlerini somut gerekçelere dayandırmak zorunda olduğunu teyit etmektedir. Bu durum, sağlık çalışanlarının motivasyonunu ve kuruma olan güvenini artırabileceği gibi, idareyi de daha dikkatli ve şeffaf karar almaya sevk edecektir. Ancak, bu tür süreçlerin uzun yargılamalarla sonuçlanması, hem çalışan hem de kurum için yıpratıcı olabilmekte, bu nedenle idari süreçlerin daha adil ve hızlı işlemesi gerektiğini de ortaya koymaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/saglik-bakanliginda-daire-baskanindan-saglik-uzmanligina-danistaydan-emsal-karar</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/08/saglik-bakanliginda-daire-baskanindan-saglik-uzmanligina-danistaydan-emsal-karar.jpg" type="image/jpeg" length="63659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Üniversitesi İstanbul Hastanesi'nden Parasetamol Flakon ve Ampul Temini İçin Açık İhale Duyurusu]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/istanbul-universitesi-istanbul-hastanesinden-parasetamol-flakon-ve-ampul-temini-icin-acik-ihale-duyurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/istanbul-universitesi-istanbul-hastanesinden-parasetamol-flakon-ve-ampul-temini-icin-acik-ihale-duyurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[PARASETAMOL FLAKON-AMPUL-HAZIR ENJEKTOR PARASETAMOL FLAKON-AMPUL-HAZIR ENJEKTOR mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Üniversitesi İstanbul Hastanesi Başhekimliği, <strong>parasetamol flakon-ampul-hazır enjektör</strong> temini amacıyla 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 19 uncu maddesi kapsamında açık ihale usulüyle alım gerçekleştirecek. İhaleye ilişkin detaylı bilgiler, EKAP üzerinden erişime açılan ihale dokümanlarında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İhale Kayıt Numarası (İKN) 2026/1462647 olarak belirlenen süreç, idarenin İstanbul Üniversitesi İstanbul Hastanesi Başhekimliği adına yürütülecek. İdarenin adresi Topkapı Mahallesi Turgut Özal Millet Caddesi 34104 Şehremini Fatih/İstanbul olarak kayıtlara geçerken, iletişim için 02124142000-31564 numaralı telefon kullanılabilecek. İhale dokümanlarına https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/ internet adresinden ulaşılabilecek.</p><p>İhalenin tarihi ve saati <strong>25.08.2026 - 11:00</strong> olarak planlanmış olup, e-tekliflerin açılacağı adres İstanbul Tıp Fakültesi Dekanlık Binası 4. Kat Satınalma Müdürlüğü olarak belirlenmiştir. İhale konusu, 1 kalem ilaç teminini kapsamakta olup, ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan idari şartnameden ulaşılabilecektir.</p><p>Malzemelerin teslim yeri İ.Ü. İstanbul Hastanesi Tıbbi İlaç Taşınır Kayıt Birimi ve Eczane Deposu olarak açıklanmıştır. Teslim süreci, sözleşmenin imzalanmasından itibaren partiler halinde başlayacak ve tüm malzemelerin <strong>30.09.2027</strong> tarihine kadar teslim edilmesi gerekecek. Yüklenici, ek bir süre verilmediği takdirde son teslim günü kalan malların tamamını ilgili birimin yazılı talebini beklemeksizin teslim etmekle yükümlü olacak. İşe başlama tarihi ise sözleşmenin imzalanmasını takip eden gün olarak belirlenmiş durumda.</p><p>İhaleye katılım için isteklilerin e-teklif kapsamında teklif mektubu, teklif vermeye yetkili olduklarını gösteren belgeler, geçici teminat, iş ortaklığı beyannamesi (iş ortaklığı halinde) ve yerli malı teklif edenler için yerli malı belgesi sunmaları gerekiyor. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin herhangi bir kriter belirtilmezken, mesleki ve teknik yeterlik kapsamında firmanın bayi, anabayi veya tedarikçi kodu, izin belgesi, ruhsat veya izin belgesi ile Ürün Takip Sistemi (ÜTS) ürün kodunun sunulması zorunlu tutulmuştur.</p><p>Ekonomik açıdan en avantajlı teklif, yalnızca fiyat esasına göre belirlenecek. İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olup, yerli malı teklif eden isteklilere ihalenin tamamında <strong>%15 (yüzde on beş)</strong> oranında fiyat avantajı uygulanacaktır. Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ve ihaleye katılım belgesi ile hazırlanarak e-imza ile imzalanacak ve ihale tarihine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir. Teklifler birim fiyat şeklinde verilecek olup, işin tamamı için teklif sunulması gerekmektedir. Geçici teminat, teklif edilen bedelin %3'ünden az olmamak üzere isteklilerce belirlenecek tutarda olacak. Elektronik eksiltme yapılmayacağı ve konsorsiyum tekliflerinin kabul edilmeyeceği de duyurulmuştur. Tekliflerin geçerlilik süresi ihale tarihinden itibaren <strong>120 (YüzYirmi)</strong> takvim günü olarak belirlenmiştir. Aşırı düşük teklif veren isteklilerden Kanunun 38 inci maddesi gereğince açıklama istenecektir.</p><p>Bu ihale duyurusu, 10.8.2026 tarihi itibarıyla Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır. Kamu sağlık kurumlarının ilaç tedarik süreçlerini şeffaf ve rekabetçi bir ortamda yürütmesi, hem maliyet etkinliği hem de sağlık hizmetlerinin sürekliliği açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu tür ihalelerin zamanında ve doğru bir şekilde sonuçlandırılması, hastanelerin ilaç stoklarının güncel kalmasını sağlayarak hastaların tedavi süreçlerinin aksamamasına doğrudan katkı sunmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/istanbul-universitesi-istanbul-hastanesinden-parasetamol-flakon-ve-ampul-temini-icin-acik-ihale-duyurusu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sozcu01.sozcucdn.com/sozcu/production/uploads/images/2025/3/ihale4jpg-ERAymfhpz0WCynCn5tmZlA.jpg?w=1270&amp;h=675&amp;mode=crop&amp;scale=both" type="image/jpeg" length="21623"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yükseköğretim Kanunu'nda Köklü Reform: Öğrenci Affı ve Vakıf Üniversitelerine Yeni Yaptırımlar]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/yuksekogretim-kanununda-koklu-reform-ogrenci-affi-ve-vakif-universitelerine-yeni-yaptirimlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/yuksekogretim-kanununda-koklu-reform-ogrenci-affi-ve-vakif-universitelerine-yeni-yaptirimlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[30 Temmuz 2026'da kabul edilen 7592 sayılı Kanun ile Yükseköğretim Kanunu ve bazı kanunlarda kapsamlı değişiklikler yapıldı. Vakıf yükseköğretim kurumlarına uyarma, öğrenci kontenjanı kısıtlama, faaliyet iznini geçici durdurma ve kaldırma gibi aşamalı yaptırımlar getirilirken, öğretim üyelerine yan dal uzmanlıkları için ek ödeme oranları artırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>30 Temmuz 2026'da kabul edilen 7592 sayılı Kanun ile yükseköğretim sisteminde köklü bir dönüşüm başladı. Öğrenci affından vakıf üniversitelerine aşamalı yaptırımlara, öğretim üyelerine yan dal ek ödemelerinden yurt dışı kampüs kurulumuna kadar geniş bir yelpazede düzenlemeler içeren kanun, 09 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</strong></p><p>Yükseköğretim alanında uzun süredir beklenen kapsamlı yasal düzenleme nihayet hayata geçti. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu başta olmak üzere birçok kanunda değişiklik öngören 7592 sayılı Kanun, beraberinde getirdiği yeniliklerle eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı. Kanunun en dikkat çekici düzenlemelerinden biri, belirli suçlardan hüküm giymemiş ve çeşitli nedenlerle ilişiği kesilmiş öğrencilere yönelik getirilen öğrenci affı oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h2>Öğrenci Affı ve Yeniden Başvuru Koşulları</h2><p>Kanunun Geçici 85. maddesi ile yükseköğretim kurumlarından her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazanıp kayıt yaptırmayanlara, 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine yeniden başlama imkânı tanındı. Ancak bu aftan yararlanabilmek için bazı önemli istisnalar bulunuyor. Terör suçları, kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ticareti gibi ağır suçlardan mahkum olanlar ile sahte belge kullananlar ve terör örgütleriyle irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler bu kapsamın dışında tutuldu. Ayrıca, Polis Akademisi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ve Milli Savunma Üniversitesi gibi özel kanuna tabi kurumların öğrencileri de bu düzenlemeden yararlanamayacak.</p><h2>Vakıf Üniversitelerine Aşamalı Yaptırım Sistemi</h2><p>Kanunun en kapsamlı değişikliklerinden biri, vakıf yükseköğretim kurumlarının denetimine ilişkin oldu. Yeni düzenlemeyle birlikte vakıf üniversitelerine, mevzuata aykırı fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre uyarma, yeni akademik birim kurma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması, öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve nihayetinde faaliyet izninin kaldırılması gibi kademeli yaptırımlar uygulanabilecek. Bu yaptırımların hangi fiil ve işlemlere karşılık geldiği ise kanun metninde ayrıntılı biçimde sıralandı.</p><p>Örneğin, Yükseköğretim Kurulu tarafından istenen bilgi ve belgelerin verilmemesi, denetim raporlarındaki eksikliklerin giderilmemesi, mütevelli heyetin mevzuata uygun oluşturulmaması, öğretim elemanlarına uzmanlık alanı dışında ders yükü verilmesi gibi durumlar uyarma önlemini gerektirecek. Daha ağır ihlaller, örneğin kuruluş taahhütlerinin yerine getirilmemesi, mali tablolarda usulsüzlük yapılması veya eğitim faaliyetlerinin izin verilen yerler dışında yürütülmesi ise yeni akademik birim kurma taleplerinin askıya alınmasına yol açacak. Öğrenci kayıt kabulünde usulsüzlük, kontenjan üzerinde öğrenci kaydedilmesi veya asgari öğretim elemanı sayısının sağlanmaması gibi durumlarda ise kontenjan kısıtlaması veya öğrenci alımının durdurulması yaptırımı devreye girecek.</p><p>Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması, en ağır yaptırımlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu yaptırım, aynı ihlalin yedi yıl içindeki dört denetim döneminde tekrarlanması, denetim faaliyetlerine engel olunması, mali yönetim sisteminin kasıtlı olarak zaafa uğratılması veya üniversitenin borçlarını ödeyemez duruma düşmesi gibi hallerde uygulanabilecek. Bu durumda üniversitenin yönetimi, garantöre ya da Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenecek aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecek. Faaliyet izninin kaldırılması ise en uç noktadaki yaptırım olup, kuruluştan itibaren üç yıl içinde eğitime başlanmaması, faaliyet izninin geçici durdurulması süresinin kesintisiz üç yıl devam etmesi gibi durumlarda gündeme gelecek.</p><h2>Akademik Teşvik ve Ek Ödemelerde Artış</h2><p>Kanunla birlikte öğretim üyelerinin ek ödemelerinde de önemli iyileştirmeler yapıldı. Özellikle tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyelerine yapılacak ek ödeme oranları artırıldı. Buna göre, yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyelerinin ek ödeme oranı yüzde 650'den yüzde 1150'ye, yan dal uzmanlık eğitimi yapan araştırma görevlilerinin oranı ise yüzde 750'ye yükseltildi. Benzer şekilde, yan dal uzmanlığı bulunan uzman tabipler için de ek ödeme oranı yüzde 950 olarak belirlendi. Bu düzenlemenin, sağlık alanındaki uzmanlaşmayı teşvik etmesi ve öğretim üyelerinin gelirlerini artırarak akademik motivasyonu güçlendirmesi bekleniyor.</p><h2>Yurt Dışı Kampüs ve Akademik Birim Kurulumu</h2><p>Kanunun bir diğer önemli maddesi, devlet yükseköğretim kurumlarına Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim ve program kurma yetkisi tanıyor. Bu kapsamda, yurt dışı birimlerde görevlendirilecek akademik ve idari personelin nitelikleri, ücretleri ve çalışma esasları da Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek. Bu düzenlemenin, Türk üniversitelerinin uluslararası görünürlüğünü artırması ve küresel ölçekte rekabet gücünü yükseltmesi hedefleniyor.</p><h2>Akademik Sahteciliğe Karşı Sert Önlemler</h2><p>Kanun, akademik etik ihlallerine karşı da önemli yaptırımlar getiriyor. Kişisel emeği ve akademik birikimi dışında, ücretli veya ücretsiz olarak başkalarına tez, makale, kitap veya proje yazdırarak diploma veya akademik ünvan alan kişilerin üniversite öğretim mesleğinden çıkarılması ve kazandıkları derece ve ünvanların geri alınması öngörülüyor. Ayrıca, bu tür yayınları başkaları adına yapan veya aracılık eden kişilere 5 bin günden 20 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına hareket ederek mevzuata aykırı şekilde Türkiye'de program açanlar veya yürütenler hakkında da hapis cezası öngörülüyor.</p><h2>Üniversite Yapılanmasında Değişiklikler</h2><p>Kanunla birlikte Kahramanmaraş'taki üniversite yapılanmasında da önemli değişiklikler yapıldı. Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi'nin adı İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak değiştirilirken, bazı fakülte ve yüksekokulların bağlantıları yeniden düzenlendi. Örneğin, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ne bağlı bazı birimler, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'ne devredildi. Bu kapsamda, ilgili birimlerdeki öğrenciler de 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere yeni üniversitelerine aktarıldı.</p><p>Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) yetkileri de genişletildi. Sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya kurum itibarıyla sınırlandırma yetkisi YÖK'e verilirken, vakıf üniversitelerine uygulanacak yaptırımlarda da indirime gitme yetkisi tanındı. Ayrıca, öğrenci affı ve yatay geçiş uygulamalarına ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda da YÖK yetkili kılındı.</p><p>Bu kapsamlı düzenlemenin sağlık alanına yansımaları da göz ardı edilmemeli. Özellikle tıp fakültelerinin hastane kurma zorunluluğuna ilişkin geçici 82. maddeye eklenen otuz aylık ek süre, sağlık eğitimi veren kurumların önünü açacak nitelikte. Ayrıca, yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyelerine sağlanan ek ödeme artışları, sağlık alanındaki akademik personelin motivasyonunu artırarak hasta bakım kalitesine ve tıbbi araştırmalara olumlu katkı sağlayabilir. Ancak, vakıf üniversitelerine getirilen ağır yaptırımların, özellikle sağlık bilimleri alanında eğitim veren kurumlar üzerinde mali baskı oluşturabileceği ve bu durumun sağlık hizmet sunumunu dolaylı olarak etkileyebileceği de değerlendiriliyor.</p><p><em>Bu haber, 09 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/yuksekogretim-kanununda-koklu-reform-ogrenci-affi-ve-vakif-universitelerine-yeni-yaptirimlar</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 00:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/08/yuksekogretim-kanununda-koklu-reform-ogrenci-affi-ve-vakif-universitelerine-yeni-yaptirimlar.jpg" type="image/jpeg" length="71129"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kamu Kadrolarını Dondurma Yetkisi Cumhurbaşkanlığına Devredildi: 200 Sayılı Kararname ile Yeni Dönem]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/kamu-kadrolarini-dondurma-yetkisi-cumhurbaskanligina-devredildi-200-sayili-kararname-ile-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/kamu-kadrolarini-dondurma-yetkisi-cumhurbaskanligina-devredildi-200-sayili-kararname-ile-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[9 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 200 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadrolarını dondurma ve serbest bırakma yetkisi Cumhurbaşkanlığı'na verildi. Kararnameyle 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne eklenen Ek Madde 4'e göre, Cumhurbaşkanlığı (I) sayılı cetvelde yer alan boş kadroları 'tutulu' hale getirerek atamaya kapatabilecek ve dilediği zaman yeniden serbest bırakabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanlığına</strong>, kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadrolarını dondurma ve gerektiğinde serbest bırakma yetkisi tanındı. 9 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 200 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde önemli bir değişiklik yaparak kamu istihdamında merkezi bir kontrol mekanizması oluşturdu.</p><p>Yeni düzenlemeyle birlikte, kamu kurumlarının (I) sayılı cetvelde yer alan boş kadrolarının <strong>'tutulu'</strong> hale getirilmesi ve atamaya kapatılması yetkisi doğrudan Cumhurbaşkanlığı'na bağlandı. Kararnamenin getirdiği bu sistem, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması ve ihtiyaç duyulan alanlara personel yönlendirilmesi açısından stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Cumhurbaşkanlığı, aynı yetki çerçevesinde dilediği zaman bu kadroları yeniden serbest bırakabilecek ve atama süreçlerini başlatabilecek.</p><h2>Kadro Dondurma Yetkisinin Kapsamı ve Uygulama Esasları</h2><p>200 sayılı kararname ile 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne eklenen Ek Madde 4, kamu kurumlarının boş kadroları üzerinde Cumhurbaşkanlığı'na geniş bir yetki alanı tanıyor. Bu yetkiye göre, belirli bir kurumla sınırlı kalmaksızın tüm kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadroları tutulu hale getirilebilecek. Tutulu hale getirilen kadrolar için serbest bırakma işlemi tamamlanana kadar hiçbir atama yapılamayacak. Bu durum, kamu kurumlarının insan kaynağı planlamasını doğrudan etkileyerek, merkezi bir koordinasyonun önünü açıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h2>Kadro Kodlama Sistemi ile Merkezi Takip</h2><p>Kararnamenin bir diğer önemli düzenlemesi ise kadro kodlama sistemi getirilmesi oldu. 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 10. maddesine eklenen fıkrayla, Cumhurbaşkanlığı'na kararnameye ekli cetvellerde yer alan her bir kadro ve pozisyon için ayrı bir kod belirleme yetkisi tanındı. Bu sistem, kamu kadrolarının merkezi olarak izlenebilirliğini artırmayı hedefliyor. Kodlama sayesinde hangi kurumun hangi kadrosunda boşluk olduğu, hangi pozisyonların dondurulduğu veya serbest bırakıldığı anlık olarak takip edilebilecek. Bu altyapı, kamu istihdamında şeffaflığı ve hesap verebilirliği güçlendirecek önemli bir araç olarak öne çıkıyor.</p><h2>Düzenlemenin Kamu Kurumları ve Çalışanları Üzerindeki Etkileri</h2><p>Kararname, yalnızca kurumların değil, aynı zamanda kamu çalışanları ve iş arayanların da yakından takip ettiği bir düzenleme. Kadro dondurma yetkisi, kurumların atama planlarını doğrudan etkileyebileceği için, kamu kurumlarının insan kaynağı ihtiyaçlarını daha dikkatli analiz etmesini zorunlu kılıyor. Özellikle sağlık, eğitim ve güvenlik gibi kritik alanlarda hizmetin aksamaması için Cumhurbaşkanlığı'nın bu yetkiyi dengeli ve ihtiyaç odaklı kullanması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bu tür merkezi düzenlemelerin, kaynakların daha etkin kullanılmasına katkı sağlarken, kurumlar arası koordinasyonu da artırabileceğini belirtiyor.</p><p>Bu düzenleme, sağlık bakanlığı ve sağlık kurumları açısından değerlendirildiğinde, özellikle sağlık çalışanı istihdamı ve atama süreçlerinde merkezi bir kontrolün getirilmesi, hizmet sunumunda aksaklıklara yol açma riski taşıyor. Sağlık kurumlarının yoğun iş yükü ve personel ihtiyacı göz önüne alındığında, kadroların dondurulması halinde sağlık hizmetlerinde aksamalar yaşanabileceği endişesi dile getiriliyor. Bu nedenle, yetkinin kullanımında sağlık sektörünün öncelikli ihtiyaçlarının dikkate alınması, hem çalışanların hem de vatandaşların mağduriyetini önlemek açısından kritik bir önem taşıyor.</p><p>Bu haber, 9 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/kamu-kadrolarini-dondurma-yetkisi-cumhurbaskanligina-devredildi-200-sayili-kararname-ile-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 00:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/08/kamu-kadrolarini-dondurma-yetkisi-cumhurbaskanligina-devredildi-200-sayili-kararname-ile-yeni-donem.jpg" type="image/jpeg" length="33638"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin'de Ambulans-Otomobil Çarpışması: Yaralı Sağlık Ekipleri Önce Başkalarını Kurtardı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/mersinde-ambulans-otomobil-carpismasi-yarali-saglik-ekipleri-once-baskalarini-kurtardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/mersinde-ambulans-otomobil-carpismasi-yarali-saglik-ekipleri-once-baskalarini-kurtardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin'in Yenişehir ilçesinde ambulans ile otomobilin çarpışması sonucu 3'ü sağlık çalışanı 5 kişi yaralandı. Kaza anı güvenlik kamerasına yansırken, kazada yaralanan sağlık personellerinin otomobilde bulunan yaralıların yardımına koştuğu görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Mersin'in Yenişehir ilçesinde bir ambulans ile otomobilin kavşakta çarpışması sonucu 3'ü sağlık çalışanı 5 kişi yaralandı. Kaza anı güvenlik kamerasına yansırken, kazada yaralanan sağlık personelinin önce otomobildeki yaralıların yardımına koşması takdir topladı.</b></p><p>Edinilen bilgilere göre, Çiftlikköy Mahallesi'ndeki 34. Cadde kesişiminde meydana gelen kazada, ambulans ile otomobil çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan araçlarda bulunan 3'ü sağlık çalışanı 5 kişi yaralandı.</p><p>Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis ekipleri, kazayla ilgili olarak geniş çaplı bir inceleme başlattı.</p><p>Kaza anı, bölgedeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde iki aracın kavşakta çarpışarak savrulduğu anlar net biçimde görülüyor. Dikkat çeken detay ise, kazada hafif yaralanan sağlık personelinin, kendi yaralarına aldırış etmeden otomobilde sıkışan yaralılara yardım etmek için koşması oldu. Bu fedakarca davranış, kameraya yansıyan görüntülerde açıkça izleniyor.</p><p>Kazanın ardından bölgede yoğun güvenlik önlemi alınırken, trafik bir süre kontrollü olarak sağlandı. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtildi.</p><p><i>Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu tür kazalar, sağlık çalışanlarının görev başındayken karşılaştığı riskleri bir kez daha gözler önüne seriyor. Ambulansların trafikteki önceliği konusundaki farkındalığın artırılması ve sürücülerin acil durum araçlarına yol verme konusunda daha duyarlı olması, hem sağlık personelinin hem de hastaların güvenliği için kritik önem taşıyor. Sağlık Bakanlığı'nın bu konudaki eğitim ve denetim faaliyetlerini artırması, benzer üzücü olayların önüne geçilmesine katkı sağlayabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/mersinde-ambulans-otomobil-carpismasi-yarali-saglik-ekipleri-once-baskalarini-kurtardi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 00:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/08/mersinde-ambulans-otomobil-carpismasi-yarali-saglik-ekipleri-once-baskalarini-kurtardi.jpg" type="image/jpeg" length="34836"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YÖKAK Uzmanlık Sınavı Yönetmeliği Güncellendi: Yazılı Sınavda 70 Puan Barajı ve Sözlü Sınav Seçeneği]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/yokak-uzmanlik-sinavi-yonetmeligi-guncellendi-yazili-sinavda-70-puan-baraji-ve-sozlu-sinav-secenegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/yokak-uzmanlik-sinavi-yonetmeligi-guncellendi-yazili-sinavda-70-puan-baraji-ve-sozlu-sinav-secenegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) uzmanlık giriş sınavına ilişkin yönetmelik değiştirildi. Yeni düzenlemeyle yazılı sınavda başarı barajı 70 puan olarak belirlenirken, sınavın sadece sözlü olarak da yapılabileceği hükme bağlandı ve itiraz sonucu verilen kararlara karşı yeniden itiraz yolu kapatıldı. Yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) uzmanlık giriş sınavına ilişkin yönetmelikte köklü değişiklikler yapıldı. Resmi Gazete'de yayımlanan yeni düzenlemeyle, yazılı sınavda başarı barajı 70 puana yükseltilirken, sınavın yalnızca sözlü olarak da yapılabilmesinin önü açıldı. Ayrıca, itiraz süreçlerinde verilen kararlara karşı yeniden itiraz yolu kapatıldı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yükseköğretim Kalite Kurulu Uzmanlığı Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikler, 28/11/2023 tarihli ve 32383 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mevcut yönetmeliğin çeşitli maddelerini kapsıyor. Bu kapsamda, giriş sınavının yapısı, başarı değerlendirmesi ve itiraz mekanizmaları yeniden düzenlendi.</p><h2>Sınav Formatında Esneklik: Yazılı ve Sözlü veya Sadece Sözlü</h2><p>Yeni düzenlemeyle birlikte, Yükseköğretim Kalite Kurulu'na uzman alımı için yapılacak giriş sınavının formatı daha esnek hale getirildi. Buna göre, giriş sınavı; KPSS sonuçlarına göre Başkanlıkça belirlenecek şekilde, yazılı ve sözlü sınavın bir arada yapılması veya yalnızca sözlü sınav şeklinde gerçekleştirilebilecek. Yazılı sınavın klasik veya test usulünde yapılabileceği hükme bağlanırken, her iki aşamanın birlikte uygulanması durumunda yazılı sınavda başarılı olamayan adayların sözlü sınava alınmayacağı belirtildi.</p><h2>Başarı Puanı Hesaplama ve Baraj Değişiklikleri</h2><p>Yönetmeliğin 13. maddesinde yapılan değişiklikle, yazılı sınavda başarılı sayılabilmek için yüz tam puan üzerinden en az 70 puan alma şartı getirildi. Bu baraj, adayların bilgi düzeylerini daha yüksek bir standartta ölçmeyi amaçlıyor. Ayrıca, giriş sınavının başarı puanının hesaplanmasında da önemli bir değişikliğe gidildi. Sınavın yazılı ve sözlü olarak yapılması halinde başarı puanı, her iki sınavın aritmetik ortalaması alınarak belirlenecek. Sınavın yalnızca sözlü olarak yapılması durumunda ise sözlü sınav puanı doğrudan başarı puanını oluşturacak.</p><h2>Çağrılacak Aday Sayısı ve Eşitlik Durumunda Öncelik</h2><p>Yönetmeliğin 11. maddesinde yapılan düzenlemeyle, giriş sınavına çağrılacak aday sayıları yeniden belirlendi. Yazılı ve sözlü sınavın birlikte yapılması durumunda, ilan edilen atama yapılacak kadro sayısının en fazla yirmi katı kadar aday yazılı sınava çağrılabilecek. Sınavın yalnızca sözlü olarak yapılması halinde ise bu sayı kadro sayısının dört katını geçemeyecek. Son sıradaki adayla eşit KPSS puanına sahip adayların da sınava çağrılacağı hükme bağlandı. Sınav ilanında kadro sayısının fakülte veya öğrenim dalları itibarıyla ayrı ayrı belirlenmesi durumunda, çağrılacak aday sayısı da bu dağılıma göre ayrı ayrı hesaplanacak.</p><h2>İtiraz Sürecinde Kesinlik ve Sözlü Sınav Komisyonu</h2><p>Yönetmeliğin 17. maddesine eklenen fıkrayla, itiraz üzerine Komisyon tarafından yapılan inceleme sonucunda verilen kararların kesin olduğu ve bu kararlara karşı idare nezdinde yeniden itiraz yoluna başvurulamayacağı ifade edildi. Bu düzenleme, itiraz süreçlerinde yaşanabilecek uzamaların önüne geçmeyi hedefliyor. Ayrıca, sınav konularının değerlendirmedeki ağırlıklarının sınav ilanında açıkça belirtileceği hükme bağlandı. Asıl ve yedek aday listelerinin belirlenmesinde başarı puanı eşitliği durumunda, yazılı ve sözlü sınav yapılması halinde yazılı sınav puanı yüksek olan adaya; yazılı puanların da eşit olması veya yalnızca sözlü sınav yapılması halinde ise KPSS puanı yüksek olan adaya öncelik tanınacak.</p><p>Bu yönetmelik değişikliği, yayımı tarihinde yürürlüğe girerken, hükümlerini Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkanı yürütecek. Yeni düzenlemelerin, YÖKAK bünyesinde görev alacak uzmanların niteliğini artırması ve kurumsal işleyişte daha etkin bir değerlendirme süreci sağlaması bekleniyor. Personelsaglik.NET yazarı Ceren Yıldız tarafından derlenip aktarılan bu bilgiler, kamu kurumlarında istihdam edilecek personelin seçim süreçlerindeki standartların yükseltilmesine yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Sağlık Bakanlığı ve bağlı sağlık kurumları gibi büyük ölçekli kamu kurumlarının da benzer sınav sistemlerini uyguladığı düşünüldüğünde, bu tür düzenlemelerin kamu personel alım süreçlerinde liyakat ve eşitlik ilkelerini güçlendirdiği söylenebilir. Ancak, yalnızca sözlü sınav yapılması seçeneğinin, objektif değerlendirme açısından bazı riskler barındırabileceği ve bu nedenle sınav komisyonlarının şeffaf ve adil bir şekilde hareket etmesinin büyük önem taşıdığı unutulmamalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/yokak-uzmanlik-sinavi-yonetmeligi-guncellendi-yazili-sinavda-70-puan-baraji-ve-sozlu-sinav-secenegi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/08/yokak-uzmanlik-sinavi-yonetmeligi-guncellendi-yazili-sinavda-70-puan-baraji-ve-sozlu-sinav-secenegi.jpg" type="image/jpeg" length="15993"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TENMAK Burs Programı Genişletildi: YKS İlk 100 Bin Öğrenciye Aylık 13.750 TL Destek]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/tenmak-burs-programi-genisletildi-yks-ilk-100-bin-ogrenciye-aylik-13750-tl-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/tenmak-burs-programi-genisletildi-yks-ilk-100-bin-ogrenciye-aylik-13750-tl-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TENMAK Araştırma Burs Programı'na yoğun ilgi üzerine kontenjanı 300'den 500'e, desteklenen bölüm sayısını 28'den 38'e çıkardıklarını duyurdu. YKS'de ilk 100 bine giren lisans öğrencilerine aylık 13 bin 750 TL burs ve akademik danışmanlık desteği sağlanacak; başvurular 1-15 Eylül'de alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) tarafından yürütülen Araştırma Burs Programı'na yönelik yoğun talebi değerlendirerek kapsamı genişletti. Buna göre, YKS'de ilk 100 bine giren lisans öğrencilerine verilecek aylık burs miktarı 13.750 TL olarak açıklanırken, desteklenen bölüm sayısı 38'e, bursiyer kontenjanı ise 500'e yükseltildi.</strong></p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Bakan Bayraktar'ın talimatıyla hayata geçirilen TENMAK Araştırma Burs Programı'nın ilk etabında 300 olarak belirlenen bursiyer sayısının, öğrencilerden gelen yoğun ilgi üzerine 500'e çıkarıldığı bildirildi. Ayrıca, program kapsamında desteklenen bölüm sayısı da 28'den 38'e yükseltilerek, enerji, nükleer teknoloji, maden, bor, nadir toprak elementleri ve ileri malzeme gibi stratejik alanlarda eğitim görecek öğrencilere daha geniş bir yelpazede imkan sunulması hedefleniyor.</p><p>Bakan Bayraktar, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, programın bu yıl ilk kez uygulandığını hatırlatarak, gençlerin gösterdiği ilgiye kayıtsız kalmadıklarını ve kontenjanları artırma kararı aldıklarını ifade etti. Bayraktar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: 'Üniversite sınavına giren öğrencilerimiz için bu yıl ilk kez hayata geçirdiğimiz TENMAK Araştırma Burs Programı'na gençlerimizin gösterdiği yoğun ilgiye kayıtsız kalmıyor; ilk etapta 300 olan bursiyer kontenjanımızı 500'e, 28 olan desteklenen bölüm sayısını ise 38'e çıkarıyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Programın detaylarına göre, 2025 veya 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) ilk 100 bine giren lisans öğrencileri, eğitim süreleri boyunca aylık 13.750 TL başarı bursu alacak. Bunun yanı sıra, bursiyerler için alanında uzman akademisyenler tarafından akademik danışmanlık ve kariyer fırsatları da sunulacak. Bakan Bayraktar, kontenjan dağılımında önceliklerinin enerji ve tabii kaynaklar alanı olduğunu vurgulayarak, 'Kontenjan dağılımında önceliğimiz olan enerji ve tabii kaynaklar alanının yanı sıra kapsamı genişleterek ülkemizin stratejik hedeflerine katkı sağlayacak daha geniş bir akademik alanı kapsama aldık' dedi.</p><p>Başvuruların 1-15 Eylül 2026 tarihleri arasında TENMAK Destek Sistemi üzerinden çevrim içi olarak alınacağı programda, adaylardan lisans kayıt belgesi ve YKS başarı sıralamasını gösteren belge istenecek. Değerlendirme sürecinde, adayların yerleştikleri lisans programındaki YKS başarı sıralamaları esas alınacak. Her bir bursiyer için alanında uzman danışmanlar atanacak ve öğrencilere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın faaliyet alanlarında kariyer imkanları sunulacak.</p><p>Bu kapsamlı burs programı, Türkiye'nin beşeri sermayesini güçlendirmeyi ve gençleri uluslararası standartlarda araştırma yapabilecek donanıma kavuşturmayı amaçlıyor. Enerji ve maden alanındaki stratejik hedeflere ulaşmak için nitelikli insan kaynağının önemine dikkat çeken bu girişim, aynı zamanda öğrencilere maddi ve manevi destek sağlayarak eğitim hayatlarına olumlu katkıda bulunuyor. Sağlık Bakanlığı ve sağlık kurumları açısından bakıldığında, bu tür eğitim desteklerinin, geleceğin mühendisleri ve bilim insanlarının yetişmesine katkı sağlayarak ülkenin teknolojik bağımsızlığına ve dolayısıyla sağlık alanındaki yenilikçi çözümlere zemin hazırlayacağı değerlendiriliyor. Ancak, sağlık çalışanlarının da benzer burs ve kariyer desteklerinden yararlanması, sağlık sektöründeki insan gücü planlaması açısından önemli bir eksiklik olarak görülüyor.</p><p>Bu haber, 03 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Personelsaglik.NET yazarı Ceren Yıldız tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/tenmak-burs-programi-genisletildi-yks-ilk-100-bin-ogrenciye-aylik-13750-tl-destek</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/08/tenmak-burs-programi-genisletildi-yks-ilk-100-bin-ogrenciye-aylik-13750-tl-destek.jpg" type="image/jpeg" length="69058"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Memur Emeklilik Sonrası Hastalık Durumunda Malulen Emeklilik Hakkı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/memur-emeklilik-sonrasi-hastalik-durumunda-malulen-emeklilik-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/memur-emeklilik-sonrasi-hastalik-durumunda-malulen-emeklilik-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[8 Eylül 1999 sonrası çalışmaya başlayanlardan 25 yıl hizmetini tamamladıktan sonra yaşlarını beklemek için istifa eden memur, bu süre zarfında hastalanırsa sağlık sebebi ile yaş grubunu beklemeden bazı şartların yerine getirilmesi sonucunda emekli olabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>8 Eylül 1999 sonrası memuriyete başlayanlar, 25 yıllık hizmetlerini tamamladıktan sonra emeklilik yaşını beklemek için istifa ettiklerinde, bu süreçte hastalanmaları halinde belirli koşulları sağlamak kaydıyla yaş şartı aranmaksızın malulen emekli olabilirler.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mevzuat ve değerlendirmeler çerçevesinde, 8 Eylül 1999 ile 1 Ekim 2008 tarihleri arasında memur olarak göreve başlayanlar için 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri esas alınmaktadır. Bu kanunun 39. maddesi uyarınca, 8 Eylül 1999 öncesinde herhangi bir statüde çalışması bulunmayan ve bu tarihten sonra memuriyete başlayan kadınların 58, erkeklerin ise 60 yaşını doldurmaları ve 25 tam hizmet yılını tamamlamaları gerekmektedir. Bu şartlar yerine getirildiğinde emeklilik hakkı doğmaktadır.</p><p>Kadın ya da erkek fark etmeksizin 25 hizmet yılını tamamlayan memurlar, belirtilen yaşları beklemek için mevzuata uygun biçimde istifa ettikten sonra açıkta iken malul duruma düştüklerini sağlık kurulu raporu ile belgelemeleri halinde malullük talebinde bulunabilirler. Malul emekliliğinde yaş grubu şartı aranmaz. Ancak, malullük aylığı bağlanırken hizmet süresi ne ise bu süreye göre aylık ve emekli ikramiyesi ödemesi yapılır. Malullük aylığının hesaplanmasında isteğe bağlı emeklilik aylığı hesaplama sisteminden farklı bir yöntem uygulanmaz; her iki durumda da aynı kalemler esas alınır.</p><p>Malullük ile ilgili düzenlemeler 5434 sayılı Kanunun 44, 53 ve 54. maddelerinde yer almaktadır. Bu hükümlere göre, görevde olmayan bir kişinin malul olup olmadığına ilişkin kararı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu verir. Malullük için belirlenmiş belirli bir oran veya hastalık sebebi aranmaz; yalnızca kişinin vücudunda meydana gelen rahatsızlıkların sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi ve bu raporun Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu tarafından incelenerek maluliyet kararının verilmesi yeterlidir.</p><p>Açıkta malul olanların durumu, görevleriyle ilişkilendirilmez. Memurluktan ayrıldıktan sonra malullük talebinde bulunanların sağlık kurulu raporları, hem raporu düzenleyen hastaneler hem de Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu tarafından değerlendirilir. Bu değerlendirmede kişinin çalışabilecek durumda olup olmadığı, çalışmadan geçimini sağlayıp sağlayamayacağı gibi hususlar dikkate alınarak karar verilir. Malul duruma giren ve çok ileri derecede malul olmayan memurlar için hizmet süresinin en az 10 yıl olması ön koşuldur. Memurluktan ayrılmış ve çalışmayan bir kişiye maluliyet nedeniyle aylık bağlanabilmesi için de aynı şekilde ayrıldığı tarihte en az 10 yıl hizmetinin bulunması gerekmektedir. 10 yıl hizmeti olmayanlara malul aylığı bağlanamaz.</p><p>Sonuç olarak, 5434 sayılı Kanuna tabi çalışmaları bulunan ve görevinden ayrılan bir memur, istifa ettikten sonra işçi veya esnaf olarak çalışmıyorsa, rahatsızlığı nedeniyle malul aylığı bağlanması talebinde bulunabilir. Ancak istifa sonrasında sigortalı veya bağ-kurlu bir işte çalışırken malul duruma düşülmesi halinde memurluk üzerinden işlem yapılması mümkün değildir. Bu durumda kişinin durumu son çalışma statüsüne göre incelenir. 2829 sayılı Hizmet Birleştirmesine İlişkin Kanunun sekizinci maddesi, malullük durumunda son mevzuata ilişkin hükümlerin uygulanacağını belirtmektedir.</p><p>Bu düzenlemeler, kamuda uzun yıllar hizmet verdikten sonra sağlık sorunları yaşayan memurlar için önemli bir güvence sağlamaktadır. Özellikle sağlık çalışanları gibi yoğun iş temposu altında çalışan memurların, emeklilik sürecinde karşılaşabilecekleri sağlık sorunlarına karşı bu haktan yararlanabilmeleri, hem bireysel hem de toplumsal açıdan olumlu bir etki yaratmaktadır. Bu durum, çalışanların motivasyonunu artırırken, sağlık sisteminin sürdürülebilirliğine de katkı sağlamaktadır.</p><p>Bu metin, bugün itibarıyla Personelsaglik.NET yazarı Ceren Yıldız tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/memur-emeklilik-sonrasi-hastalik-durumunda-malulen-emeklilik-hakki</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 01:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/08/memur-emeklilik-sonrasi-hastalik-durumunda-malulen-emeklilik-hakki.jpg" type="image/jpeg" length="66965"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[E-Devlet'te 'Hizmet Süresi Doldu' Uyarısı Ne Anlama Geliyor? Memur Emekliliğinde 25 Yıl Şartı]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/e-devlette-hizmet-suresi-doldu-uyarisi-ne-anlama-geliyor-memur-emekliliginde-25-yil-sarti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/e-devlette-hizmet-suresi-doldu-uyarisi-ne-anlama-geliyor-memur-emekliliginde-25-yil-sarti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memur statüsünden emeklilikte erkek memurlar bakımından mutlaka 25 tam hizmet (9000 gün, bu sürenin içerisinde işçi, esnaf, memurluk, fiili hizmet süresi zammı, borçlanılan süreler dahildir) yılı olma şartı aranır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>E-Devlet sisteminde görülen 'Hizmet Süresi Doldu' ifadesi, özellikle memur statüsünden emeklilik bekleyenler için kafa karışıklığı yaratabiliyor. Bu uyarı, sigortalılık süresinin dolduğunu ancak emeklilik için gereken prim gün sayısının tamamlandığı anlamına gelmiyor.</strong></p><p>Bir okuyucumuzun aktardığına göre, ilk sigorta giriş tarihi 26/06/1996 olup bu tarihte yalnızca 5 günlük sigorta primi bulunuyor. Ardından 2012 yılına kadar 4A (işçi) statüsünde toplam 2724 gün prim ödemesi mevcut. 11/07/2012 tarihinde memuriyete başlayan kişi halen görevine devam ediyor. 01/03/1978 doğumlu olan bu kişi, E-Devlet üzerinden toplam sigortalı gün sayısını 7768 olarak görüyor ve sistemde 'süre doldu' ibaresiyle karşılaşıyor. Bu bilgiler ışığında ne zaman emekli olabileceğini sorguluyor.</p><p>Mevzuat açısından konu incelendiğinde, işçi statüsünden emeklilikte sigortalılık süresi aranırken, prim ödeme gün sayısı 9000 günden az olabiliyor. Ancak memur statüsünden emeklilikte erkek memurlar için mutlaka 25 tam hizmet yılı, yani 9000 gün şartı bulunuyor. Bu süreye işçilik, esnaflık, memurluk, fiili hizmet süresi zammı ve borçlanılan süreler dahil ediliyor.</p><p>2008 yılı Ekim ayından önce memurluk hizmeti olmayan ancak sigortalı veya bağ-kur kapsamında çalışması bulunanların emeklilik şartları, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici madde 2 ve 4 hükümlerine göre belirleniyor. Bu kapsamda, 2008 öncesinde 4B sözleşmeli, işçilik veya esnaflık süreleri olanlar ile 2008 sonrasında memur kadrosuna geçenler için emeklilik aylığı hesabında 5510 sayılı Kanun hükümleri uygulanıyor. Ancak emeklilik hizmet ve şartlarının tespitinde 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu esas alınıyor.</p><p>Bu durumdaki kişiler hakkında, hizmet sürelerine göre ya 5434 sayılı Kanun'un geçici madde 205 hükmü (7433 sayılı Kanun nedeniyle yaş şartı hariç sadece hizmet aranır; kadın ise 20 yıl, erkek ise 25 yıl hizmet) ya da 5434 sayılı Kanun'un 39. maddesi uygulanıyor. 39. madde kapsamına girenler için kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurma ve 25 yıl hizmet şartı aranıyor. Bu madde, 8/9/1999 tarihinden sonra göreve başlayan memurları kapsıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sigortalılık süresi şartı, işçi statüsünden emeklilikte aranan bir koşul olup memuriyetten emeklilikte bu şart aranmıyor. İşçilerde 25 yıl sigortalılık süresi aranmakla birlikte, memurlardan farklı olarak 9000 gün prim şartı bulunmuyor; daha az prim günüyle emeklilik mümkün olabiliyor.</p><p>Bu bağlamda, 26/06/1996 tarihindeki 5 günlük sigortalı hizmetin tüm sigorta kollarına tabi fiili bir çalışma olması halinde, kişi EYT kapsamına giriyor ve emeklilikte yaş şartı aranmıyor. Ancak yine de 9000 gün prim ödenmiş toplam hizmetin tamamlanması gerekiyor. Bu süreye işçilik, esnaflık ve varsa borçlanılan süreler dahil ediliyor.</p><p>E-Devlet'te görülen 'Hizmet Süresi Doldu' ibaresinin, ilk sigortalı başlangıç tarihinin 1996 olması nedeniyle 25 yıllık sigortalılık süresinin tamamlandığını ifade ettiği değerlendiriliyor. Ancak bu durumun emeklilik açısından bir avantaj sağlamadığı, 7768 gün olan hizmetin 9000 güne tamamlanması gerektiği belirtiliyor. Verilen bilgilere göre, işçilik ve memurluk hizmetlerinin toplamı bugün itibarıyla 21 yıl 7 ay 24 gün olarak hesaplanıyor. Memuriyetten emeklilik şartlarının ancak 3 yıl 5 ay sonra kazanılabileceği ifade ediliyor. Bu hesabın görev yapılan kurumdan da teyit edilmesi öneriliyor.</p><p>Bu tür emeklilik hesaplamalarının sağlık çalışanları açısından da önemli olduğu açıktır. Sağlık Bakanlığı'na bağlı kurumlarda görev yapan memurların emeklilik süreçlerini doğru planlayabilmeleri, hem bireysel kariyer hem de kurumsal iş gücü planlaması açısından kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle sağlık sektöründeki yoğun çalışma temposu ve fedakarca yürütülen görevler düşünüldüğünde, emeklilik haklarının zamanında ve eksiksiz kullanılabilmesi, çalışan motivasyonu ve sağlık hizmetlerinin sürekliliği açısından olumlu bir etki yaratmaktadır.</p><p>Bu metin, bugünün tarihi itibarıyla Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/e-devlette-hizmet-suresi-doldu-uyarisi-ne-anlama-geliyor-memur-emekliliginde-25-yil-sarti</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 01:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/08/e-devlette-hizmet-suresi-doldu-uyarisi-ne-anlama-geliyor-memur-emekliliginde-25-yil-sarti.jpg" type="image/jpeg" length="98716"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2027 Hac Kesin Kayıt Süreci Başladı: e-Devlet'ten 18 Ağustos'a Kadar Yapılması Gerekenler]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/2027-hac-kesin-kayit-sureci-basladi-e-devletten-18-agustosa-kadar-yapilmasi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/2027-hac-kesin-kayit-sureci-basladi-e-devletten-18-agustosa-kadar-yapilmasi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2027 hac organizasyonu için noter huzurunda gerçekleştirdiği kura çekiminin ardından, kesin kayıt hakkı kazanan 84 bin 942 hacı adayı için kayıt süreci resmen başladı. Kuraya katılan 1 milyon 878 bin 46 adayın yalnızca küçük bir bölümünün kesin kayıt yapabileceği bu süreçte, adayların izlemesi gereken adımlar ve dikkat etmesi gereken detaylar, Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün açıklamalarıyla netleşti.Kesin Kayıt İçin Son Tarih 18 AğustosKura sonucunda k...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2027 hac organizasyonu için noter huzurunda gerçekleştirdiği kura çekiminin ardından, kesin kayıt hakkı kazanan 84 bin 942 hacı adayı için kayıt süreci resmen başladı. Kuraya katılan 1 milyon 878 bin 46 adayın yalnızca küçük bir bölümünün kesin kayıt yapabileceği bu süreçte, adayların izlemesi gereken adımlar ve dikkat etmesi gereken detaylar, Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün açıklamalarıyla netleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><b>Kesin Kayıt İçin Son Tarih 18 Ağustos</b></p><p>Kura sonucunda kesin kayıt hakkı elde eden hacı adayları, kayıt işlemlerini 18 Ağustos'a kadar e-Devlet kapısı üzerindeki 'hac işlemleri' menüsünden tamamlamak zorunda. Bu tarihe kadar işlem yapmayan adayların hakları, kura sırası gözetilerek 24 Ağustos ile 1 Eylül tarihleri arasında yedek listedeki adaylara devredilecek. Sürecin zamanında tamamlanması, mağduriyetlerin önlenmesi açısından kritik önem taşıyor.</p><p><b>Konaklama ve Havalimanı Tercihleri e-Devlet'te</b></p><p>Kesin kaydını tamamlayan adaylar, konaklama türüne göre oda ve havalimanı tercihlerini de e-Devlet üzerinden yapabilecek. Diyanet organizasyonunu seçenler bu tercihlerini il müftülüklerine giderek, acente organizasyonunu tercih edenler ise Diyanet ile sözleşmeli acenteler aracılığıyla gerçekleştirebilecek. Yetkili acentelerin güncel listesi ise resmi hac sitesi olan www.hac.gov.tr adresinden sorgulanabilecek.</p><p><b>Ödemelerde Esnek Plan: Yüzde 40 Peşin, 2 Taksit</b></p><p>Hac ücreti ödemelerinde adaylara iki farklı seçenek sunuluyor. Ücretin tamamı kesin kayıt sırasında yatırılabileceği gibi, yüzde 40'ının peşin ödenip kalan kısmının 2 taksitte tamamlanması da mümkün. Ödemeler; Halk Bankası, Vakıflar Bankası, Ziraat Bankası, Albaraka Katılım Bankası, Emlak Katılım Bankası, Kuveyt Türk Katılım Bankası, Türkiye Finans Katılım Bankası, Vakıf Katılım Bankası ve Ziraat Katılım Bankası şubelerinde, T.C. kimlik numarası ve cep telefonu bilgileriyle yapılabilecek.</p><p><b>Hazırlık Kurslarına Katılım Zorunlu</b></p><p>Kesin kayıt yaptıran hacı adaylarının, müftülüklerce düzenlenecek hac hazırlık kurslarına ve kafile başkanlarının organize ettiği tanışma ve bilgilendirme toplantılarına katılması zorunlu tutuluyor. Bu eğitimlerin, adayların hac sürecini daha bilinçli ve sorunsuz geçirmeleri açısından önemli olduğu vurgulanıyor.</p><p>Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır. (31 Temmuz 2026)</p><p>Bu yoğun ve titizlikle yürütülen kayıt süreci, sağlık kurumlarının ve çalışanlarının da üzerinde dolaylı bir yük oluşturuyor. Özellikle hac hazırlık kurslarına katılan yaşlı ve kronik hastalığı bulunan adayların sağlık kontrolleri, aile hekimlikleri ve hastanelerdeki iş yükünü artırabilir. Sağlık Bakanlığı'nın bu dönemde hacı adaylarına yönelik aşı ve sağlık taraması hizmetlerini etkin bir şekilde planlaması, olası sağlık risklerinin önüne geçilmesinde belirleyici rol oynayacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/2027-hac-kesin-kayit-sureci-basladi-e-devletten-18-agustosa-kadar-yapilmasi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/07/2027-hac-kesin-kayit-sureci-basladi-e-devletten-18-agustosa-kadar-yapilmasi-gerekenler.jpg" type="image/jpeg" length="88566"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yan Dal Uzmanı Hekimlere Ek Ödeme Müjdesi: Meclis'ten Geçen Düzenleme ile Maaşlar Artıyor]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/yan-dal-uzmani-hekimlere-ek-odeme-mujdesi-meclisten-gecen-duzenleme-ile-maaslar-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/yan-dal-uzmani-hekimlere-ek-odeme-mujdesi-meclisten-gecen-duzenleme-ile-maaslar-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mecliste kabul edilen kanun teklifine göre, yan dal uzmanı öğretim üyeleri ve araştırma görevlilerinin ek ödemesi artırılıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 8. maddesi, tıpta uzmanlık mevzuatı kapsamında yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri, araştırma görevlileri ve uzman tabiplerin döner sermaye ek ödemelerinde önemli bir artışı beraberinde getiriyor. Bu düzenleme, sağlık alanındaki akademik personelin gelir dengesini iyileştirmeyi hedefliyor.</p><h2>Mevcut Durumda Yan Dal Uzmanı Öğretim Üyelerinin Ek Ödeme Oranları</h2><p>Halihazırda 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca, tıp ve diş hekimliği fakülteleri ile sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinde gelir getiren görevlerde bulunan öğretim üyelerine ek ödeme matrahının yüzde 950'si, araştırma görevlilerine ise yüzde 650'si ödeniyor. Aynı birimlerde görev yapan uzman tabipler gibi diğer personel ise ek ödeme matrahının yüzde 750'sini alıyor. Mesai saatleri dışındaki sağlık hizmetlerinde ise öğretim üyelerine uygulanan tavan oranı yüzde 950, toplam ek ödeme sınırı ise yüzde 1900 olarak belirlenmiş durumda.</p><h2>Teklifle Hangi Oranlar Yükseliyor?</h2><p>Yeni teklif, yan dal uzmanlığı bulunan personel için mevcut oranların üzerine çıkan ayrı tavanlar getiriyor. Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan <strong>öğretim üyelerinin ek ödeme tavanı yüzde 950'den yüzde 1150'ye çıkarılıyor.</strong> Yan dal uzmanlık eğitimi yapan araştırma görevlilerinin tavanı yüzde 650'den yüzde 750'ye yükseltiliyor. Yan dal uzmanlığı bulunan uzman tabipler için tavan yüzde 750'den yüzde 950'ye çıkarılıyor. Mesai saatleri dışında sağlık hizmeti veren yan dal uzmanı öğretim üyeleri için uygulanan oran da yüzde 950'den yüzde 1150'ye yükseltiliyor. Buna bağlı olarak, öğretim üyelerine yapılacak toplam ek ödemenin üst sınırı, yan dal uzmanlığı bulunanlar için yüzde 1900'den yüzde 2300'e çıkarılıyor.</p><p><strong>Gerekçede ne deniyor?</strong> Teklifin gerekçesinde, düzenlemenin amacının yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlilerinin ek ödeme tavan oranlarını, Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirmek olduğu belirtiliyor. Değişiklik, ek ödeme matrahına uygulanan tavan oranını yükseltiyor; bu da yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri için ek ödemede yaklaşık yüzde 21, araştırma görevlileri için yaklaşık yüzde 15'lik bir artış anlamına geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu düzenleme, sağlık sektöründe çalışan akademisyen ve uzman hekimlerin mali koşullarını iyileştirerek, yan dal uzmanlığına yönelimi teşvik edici bir rol oynuyor. Ancak, artan maaşların sağlık çalışanlarının motivasyonu ve hasta bakım kalitesi üzerinde olumlu etkiler yaratması beklenirken, döner sermaye sistemindeki adalet ve şeffaflık tartışmaları da gündemde kalmaya devam ediyor. Sağlık Bakanlığı'nın benzer düzenlemelerle tüm sağlık personelinin gelir dengesini gözetmesi, sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip.</p><p><em>Bu gün tarihi ile Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş aktarılmıştır.</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/yan-dal-uzmani-hekimlere-ek-odeme-mujdesi-meclisten-gecen-duzenleme-ile-maaslar-artiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/07/yan-dal-uzmani-hekimlere-ek-odeme-mujdesi-meclisten-gecen-duzenleme-ile-maaslar-artiyor.jpg" type="image/jpeg" length="44574"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Resmi Gazetede Yayımlandı: KPSS Puanıyla Sağlık Personeli Alımı Yapılacak]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/resmi-gazetede-yayimlandi-kpss-puaniyla-saglik-personeli-alimi-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/resmi-gazetede-yayimlandi-kpss-puaniyla-saglik-personeli-alimi-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yayımlanan Resmi Gazetede ilan edildiği üzere Bozok Üniversitesi sağlık personeli alımı yapacak. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Resmi Gazetede Yayımlandı: KPSS Puanıyla Sağlık Personeli Alımı Yapılacak</h1><p><strong>Yozgat Bozok Üniversitesi, 2024 KPSS puan sıralamasına dayalı olarak çok sayıda sözleşmeli sağlık personeli alımı yapacağını duyurdu. Başvurular e-Devlet üzerinden alınacak, evrak teslimi ise şahsen yapılacak.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Son yayımlanan Resmi Gazetede ilan edildiği üzere, Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörlüğü, bünyesindeki Üniversite Hastanesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Veteriner Fakültesi ve idari birimlerde istihdam edilmek üzere 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli personel alımı gerçekleştirecek. Bu alım süreci, 2024 Yılı KPSS (B grubu) puan sıralaması esas alınarak, yazılı veya sözlü mülakat yapılmaksızın doğrudan puan üstünlüğüne göre yürütülecek.</p><p>Üniversite, farklı eğitim seviyelerinden toplamda çok sayıda personel istihdam edecek. Diğer Sağlık Personeli kategorisinde 2 kişi alınacak: Perfüzyon (1 kişi) ve Odyoloji (1 kişi) lisans mezunları başvurabilecek. Destek Personeli / Temizlik pozisyonu için ise 26 kişi aranıyor; ortaöğretim (lise) mezunu adaylar, açık/kapalı alan temizliği, basit bakım-onarım, iklimlendirme ve taşıma/servis işlerinde çalıştırılmak üzere 13 erkek ve 13 kadın olarak istihdam edilecek.</p><p>Başvuru süreci iki aşamalı olarak planlanmış. Adaylar, öncelikle e-Devlet üzerinden Yozgat Bozok Üniversitesi - Kariyer Kapısı Kamu İşe Alım veya kariyerkapisi.gov.tr/isealim adresi üzerinden online başvuru yapacak. Online başvuru sonrasında, Kariyer Kapısı 'Başvurularım' sayfasındaki 'Bilgiler' butonundan indirilecek 'Aday Başvuru Bilgileri' dokümanının, en geç 13 Ağustos 2026 tarihi mesai bitimine kadar Bozok Üniversitesi Personel Daire Başkanlığına şahsen elden teslim edilmesi zorunlu. Bu dokümanı teslim etmeyen adayların başvuruları geçersiz sayılacak.</p><p>Adaylar, sadece tek bir ilan koduna başvuru yapabilecek. Birden fazla kadroya başvuru yapanların tüm başvuruları iptal edilecek. Ayrıca, göreve başlayan personelin yasal olarak 4 yıl süreyle kurumlararası naklen geçiş (atama) yapması mümkün değil. Destek Personeli (Temizlik) pozisyonuna başvuracak adayların herhangi bir yükseköğretim kurumunda örgün eğitime devam etmiyor olmaları şartı aranıyor.</p><p>Değerlendirme aşamasında KPSS puan eşitliği durumunda, sırasıyla mezuniyet tarihi önce olana, eşitlik sürerse doğum tarihi önce olana öncelik verilecek. Adaylar, başvuru süreciyle ilgili olarak 0 (354) 242 10 85 telefon numarasından veya bozok.edu.tr adresinden detaylı bilgi alabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/resmi-gazetede-yayimlandi-kpss-puaniyla-saglik-personeli-alimi-yapilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/07/resmi-gazetede-yayimlandi-kpss-puaniyla-saglik-personeli-alimi-yapilacak.jpg" type="image/jpeg" length="75797"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burdur'da Tıp Eğitimi Başlıyor: MAKÜ 30 Öğrenciyle Yola Çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/burdurda-tip-egitimi-basliyor-maku-30-ogrenciyle-yola-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/burdurda-tip-egitimi-basliyor-maku-30-ogrenciyle-yola-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YÖK'ün öğrenci alımına onay verdiği Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2026-2027 eğitim öğretim yılında 30 öğrenciyle eğitime başlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Burdur'da Tıp Eğitimi Başlıyor: MAKÜ 30 Öğrenciyle Yola Çıkıyor</h1><p><b>Yükseköğretim Kurulu'nun onayıyla Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2026-2027 akademik yılında kapılarını ilk öğrencilerine açıyor.</b></p><p>Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Tıp Fakültesi, kuruluşunun üzerinden henüz bir yıl geçmeden eğitim hayatına başlıyor. YÖK'ün öğrenci alımına yeşil ışık yakmasıyla birlikte, fakülte güz döneminde 30 hekim adayını kabul edecek. Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Akademik kadroda 35 öğretim üyesi yer alıyor. Fakülte bünyesinde modern anatomi laboratuvarı, Temel Tıp Bilimleri Multidisipliner Laboratuvarı, Histoloji ve Patoloji Multidisipliner Laboratuvarı, mesleki beceri laboratuvarı ve simüle hasta odaları gibi alt yapılar bulunuyor. Bu donanım, öğrencilerin teorik bilgilerini pratikle birleştirmelerine olanak tanıyacak.</p><p>Eğitimde Entegre Eğitim Modeli benimsenmiş. Yatay ve dikey entegrasyonu temel alan bu model, yetkinlik temelli ve öğrenci merkezli bir yaklaşımı öngörüyor. Programın Ulusal Çekirdek Eğitim Programı 2020 (UÇEP-2020) ile uyumlu hale getirilmesi ve TEPDAD tarafından yürütülen ulusal akreditasyon süreçlerinin tamamlanması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Fakültenin tematik odağı 'Sağlık Turizmi ve Sporcu Sağlığı' olarak belirlenmiş. Bu alanlarda disiplinler arası araştırma projeleri geliştirilmesi, ulusal ve uluslararası etkileşimin artırılması amaçlanıyor. Ayrıca Burdur ve çevresinin demografik yapısı ile sağlık profili analiz edilerek bölgeye özgü koruyucu ve tedavi edici sağlık politikalarının oluşturulması planlanıyor.</p><p>MAKÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cem Çetin, uluslararası standartlarda, etik değerlere bağlı, dijital sağlık teknolojilerine hâkim ve araştırma odaklı hekimler yetiştirmeyi hedeflediklerini vurguluyor. Çetin, tercih dönemindeki adayları kampüsü ve fakülte imkânlarını görmek üzere Burdur'a davet ediyor.</p><p>Bu yeni fakültenin açılması, Türkiye'nin dört bir yanına yayılmış tıp eğitimi ağına bir halka daha ekliyor. Ancak mevcut fakültelerin kalite sorunları ve kontenjan fazlalığı tartışılırken, yeni bir fakültenin açılması sağlık camiasında farklı yorumlara yol açıyor. Kimileri bölgesel ihtiyacı karşılayacağını düşünürken, kimileri de 'apartman altı anaokulu' benzetmesiyle sürecin ciddiyetini sorguluyor. Sağlık Bakanlığı'nın ve YÖK'ün, bu tür yeni yapılanmalarda akreditasyon ve eğitim kalitesini merkeze alması, uzun vadede hem öğrenciler hem de sağlık sistemi için belirleyici olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/burdurda-tip-egitimi-basliyor-maku-30-ogrenciyle-yola-cikiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 20:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/07/burdurda-tip-egitimi-basliyor-maku-30-ogrenciyle-yola-cikiyor.jpg" type="image/jpeg" length="54737"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı 2026 Yılı 2. Dönem Kura ile Atama Takvimini Duyurdu]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/saglik-bakanligi-2026-yili-2-donem-kura-ile-atama-takvimini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/saglik-bakanligi-2026-yili-2-donem-kura-ile-atama-takvimini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaçları için, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ile uzman tabip v...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Sağlık Bakanlığı 2026 Yılı 2. Dönem Kura ile Atama Takvimini Duyurdu</h1><p><b>Sağlık Bakanlığı, 2026 yılı ikinci dönem ilk defa ve yeniden atama kurası için başvuru sürecini başlattı. Uzman tabip ve tabip kadrolarına yönelik kura ile yerleştirme işlemleri noter huzurunda yapılacak.</b></p><p>Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 2026 yılı 2. dönem ilk defa ve yeniden atama kurasına ilişkin resmi takvimi yayımladı. Buna göre, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ile uzman tabip ve tabip kadrolarına yapılacak atama-yerleştirme işlemleri, ilan edilen takvim çerçevesinde noter tarafından bilgisayar ortamında kura ile gerçekleştirilecek. Başvurular, 26 Haziran 2026 ile 2 Temmuz 2026 tarihleri arasında, Entegre Kurumsal İşlem Platformu (EKİP) üzerinden yapılacak. Adaylar, en fazla 10 tercih belirleyebilecek ve tercihlerine yerleşemeyenler genel kura seçeneğini işaretlemeleri halinde boş kadrolar için kuraya dahil edilecek.</p><p>Başvuruların kesinleştirilmesi ve belgelerin sisteme yüklenmesi sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli noktalar bulunuyor. Kesinleştirilen başvurularda sonradan değişiklik yapılamayacak, kesinleştirilmeyen başvurular ise dikkate alınmayacak. Başvurusunu iptal etmek isteyen adaylar, 3 Temmuz 2026 ile 22 Temmuz 2026 tarihleri arasında bu işlemi gerçekleştirebilecek, ancak aynı kuraya yeniden başvuruda bulunamayacak. Başvuru değerlendirme sonuçları 20 Temmuz 2026'da EKİP üzerinden ilan edilecek ve ret gerekçelerine itirazlar 20-21 Temmuz 2026 tarihlerinde alınacak. İtiraz sonuçları 23 Temmuz 2026'da açıklanacak. Kura ise 24 Temmuz 2026 Cuma günü yapılacak; yeri ve saati Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinden duyurulacak.</p><p>Başvuru yapacak adayların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesindeki genel şartları taşıması gerekiyor. Ayrıca, diploma veya uzmanlık belgesinin Sağlık Bakanlığı tarafından tescil edilmiş olması şartı aranıyor. Tescili olmayan veya iptal edilenler başvuruda bulunamayacak. Emekli tabip ve uzman tabipler için de özel düzenlemeler getirilmiş: 5335 sayılı Kanun kapsamında emekli olanlar yalnızca Bakanlık ve bağlı kuruluş kadrolarını tercih edebilecek. 3359 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesi uyarınca, 65 yaşını doldurmuş ancak 72 yaşından gün almamış ve daha önce Sağlık Bakanlığı'nda çalışmış olan tabipler de benzer şekilde sadece Bakanlık kadrolarına başvurabilecek.</p><p>Kura sonucu yerleşen adayların atamaları, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu hükümleri doğrultusunda yapılacak. Atamaya engel hali bulunanların atamaları gerçekleştirilmeyecek. Ayrıca, kura ile yerleşen adaylar bir yıl süreyle tekrar kuraya başvuramayacak. Eş mazereti nedeniyle nakil talebinde bulunacaklar için ise, bulundukları yerde fiilen en az bir yıl görev yapma şartı aranacak. Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu düzenleme, Sağlık Bakanlığı'nın personel ihtiyacını karşılama sürecinde daha şeffaf ve adil bir mekanizma oluşturmayı hedefliyor. Ancak, özellikle emekli tabiplerin yalnızca Bakanlık kadrolarına yönlendirilmesi, diğer kamu kurumlarındaki sağlık hizmeti açığını derinleştirebilir. Kura sisteminin, adayların tercihlerine göre esneklik sunması olumlu olsa da, bir yıllık yeniden başvuru yasağının kariyer planlamasında kısıtlayıcı olabileceği değerlendiriliyor. Sağlık çalışanlarının motivasyonu ve kurumsal süreklilik açısından, bu tür düzenlemelerin periyodik olarak gözden geçirilmesi faydalı olacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/saglik-bakanligi-2026-yili-2-donem-kura-ile-atama-takvimini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 21:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/07/saglik-bakanligi-2026-yili-2-donem-kura-ile-atama-takvimini-duyurdu.jpg" type="image/jpeg" length="26349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz Tatilinin Ardından Öğretmenlere İki Haftalık Seminer Mesaisi: MEB'in Yeni Takvimi Netleşti]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/yaz-tatilinin-ardindan-ogretmenlere-iki-haftalik-seminer-mesaisi-mebin-yeni-takvimi-netlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/yaz-tatilinin-ardindan-ogretmenlere-iki-haftalik-seminer-mesaisi-mebin-yeni-takvimi-netlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB'in 2026-2027 takvimine göre okullar 14 Eylül'de açılıyor. Bakan Yusuf Tekin imzalı genelgeyle öğretmenlerin sene başı seminer süresi 2 haftaya çıkarılarak 1 Eylül Salı günü başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Millî Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılına dair kritik takvimi duyurdu. Bakan Yusuf Tekin'in imzasını taşıyan genelge, 81 ilin millî eğitim müdürlüğüne resmen iletildi. Yeni düzenlemeyle birlikte öğretmenlerin sene başı mesleki çalışma süresi iki haftaya çıkarıldı ve bu süreç 1 Eylül 2026 Salı günü başlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eğitim yazarı Bekir DOĞAN tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır. Karar, öğretmenlerin yaz tatilinin hemen ardından yoğun bir hazırlık dönemine gireceğini gösteriyor. Seminerler, 11 Eylül Cuma gününe kadar kesintisiz devam edecek. Bu iki haftalık periyotta öğretmenler; pedagojik hazırlıklarını tamamlayacak, idari işlemleri yürütecek ve mesleki gelişim eğitimlerine katılacak.</p><p>Öğrenciler için ilk ders zili ise 14 Eylül 2026 Pazartesi günü çalacak. Böylece öğretmenler, sınıflarına adım atmadan önce kapsamlı bir hazırlık sürecinden geçmiş olacak. MEB'in bu planlaması, yeni eğitim yılına daha dinamik ve donanımlı bir başlangıç yapılmasını hedefliyor.</p><p>Takvimdeki bu değişiklik, eğitim camiasında farklı yorumlara yol açtı. Uzun bir yaz tatilinin ardından öğretmenlerin iki hafta boyunca yüz yüze seminere katılması, mesleki motivasyon ve güncel pedagojik yaklaşımların aktarılması açısından önemli bir fırsat olarak görülüyor. Ancak bu yoğun tempoda öğretmenlerin iş yükünün artması, bazı kesimlerde endişeyle karşılanıyor. MEB'in, bu süreci verimli kılmak adına seminer içeriklerini daha nitelikli hale getirmesi gerektiği değerlendirmeleri yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/yaz-tatilinin-ardindan-ogretmenlere-iki-haftalik-seminer-mesaisi-mebin-yeni-takvimi-netlesti</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 23:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/07/yaz-tatilinin-ardindan-ogretmenlere-iki-haftalik-seminer-mesaisi-mebin-yeni-takvimi-netlesti.jpg" type="image/jpeg" length="69818"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrenci affı düzenlemesi TBMM yolunda: Kimleri kapsıyor, başvuru süresi ne kadar?]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/ogrenci-affi-duzenlemesi-tbmm-yolunda-kimleri-kapsiyor-basvuru-suresi-ne-kadar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/ogrenci-affi-duzenlemesi-tbmm-yolunda-kimleri-kapsiyor-basvuru-suresi-ne-kadar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üniversiteden ilişiği kesilen ya da kayıt hakkı kazanmasına rağmen kayıt yaptıramayan binlerce öğrenci için yeni bir af düzenlemesi hazırlanıyor. AK Parti milletvekillerinin üzerinde çalıştığı kanun teklifiyle, belirli şartları taşıyan öğrencilerin yeniden üniversiteye dönmesinin önü açılacak. İşte öğrenci affına ilişkin merak edilen tüm detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Öğrenci affı düzenlemesi TBMM yolunda: Kimleri kapsıyor, başvuru süresi ne kadar?</h1><p><b>Üniversite kapılarını aralayacak yeni af düzenlemesi, AK Parti milletvekillerinin hazırladığı kanun teklifiyle Meclis gündemine taşınıyor. Binlerce öğrenciyi ilgilendiren bu kritik adımın ayrıntıları netleşmeye başladı.</b></p><p>Türkiye'de yükseköğretimde bekleyen bir kesim için umut ışığı doğuyor. AK Parti milletvekilleri tarafından kaleme alınan kanun teklifi, 1 Temmuz 2022 tarihinden bu yana üniversiteyle bağlantısı kopan veya kayıt hakkı kazandığı halde adım atamayan öğrencilere yeni bir başlangıç yapma imkanı sunmayı hedefliyor. Söz konusu teklifin bu hafta içerisinde TBMM Başkanlığı'na iletilmesi planlanıyor. Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><p>Düzenlemenin kapsamı oldukça geniş tutulmuş durumda. Ön lisans, lisans tamamlama, lisans, yüksek lisans ve doktora programlarında öğrenim görürken 1 Temmuz 2022'den sonra ilişiği kesilen öğrenciler ile aynı dönemde kayıt hakkı elde edip kayıt yaptıramayanlar bu aftan faydalanabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Başvuru süreci için belirlenen takvim ise dikkat çekiyor. Kanun teklifinin yasalaşmasının ardından öğrencilere, yürürlük tarihinden itibaren dört aylık bir süre tanınacak. Bu süre zarfında, öğrencilerin ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları üniversiteye başvurmaları gerekecek. Kabul edilenler, 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında öğrenimlerine kaldıkları yerden devam edebilecek.</p><p>Ancak her düzenlemede olduğu gibi bu af da bazı istisnalar içeriyor. Terör suçları, kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu imalatı ve ticareti gibi ağır suçlardan hüküm giyenler bu haktan yararlanamayacak. Ayrıca sahte belgeyle kayıt yaptırdığı tespit edilenler veya kaydı bu nedenle iptal edilenler ile milli güvenliğe karşı faaliyet yürüttüğü belirlenen yapılarla bağlantılı olduğu saptanan kişiler de kapsam dışında bırakılıyor.</p><p>Teklif, sadece öğrenci affını değil, aynı zamanda Yükseköğretim Kanunu'nda da bazı değişiklikleri beraberinde getiriyor. Düzenlemenin komisyon ve Genel Kurul aşamalarının ardından yasalaşması bekleniyor.</p><p>Bu düzenleme, yalnızca bireysel kariyer planlamalarını değil, aynı zamanda sağlık sektörünün gelecekteki insan kaynağını da etkileyebilir. Özellikle sağlık bilimleri alanında öğrenim görürken çeşitli nedenlerle ara vermek zorunda kalan öğrencilerin sisteme yeniden kazandırılması, orta ve uzun vadede sağlık kurumlarının ihtiyaç duyduğu nitelikli personel havuzunun genişlemesine katkı sağlayabilir. Sağlık Bakanlığı'nın bu potansiyel kaynağı değerlendirmesi, hem kamu hastanelerindeki iş yükünün hafiflemesine hem de kırsal bölgelerdeki hizmet açığının kapatılmasına yardımcı olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/ogrenci-affi-duzenlemesi-tbmm-yolunda-kimleri-kapsiyor-basvuru-suresi-ne-kadar</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/06/ogrenci-affi-duzenlemesi-tbmm-yolunda-kimleri-kapsiyor-basvuru-suresi-ne-kadar.jpg" type="image/jpeg" length="95175"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay'dan Çıraklık Dönemi İçin Emsal Karar: Meslek Öğretimi Çalışma Sayılmaz]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/yargitaydan-ciraklik-donemi-icin-emsal-karar-meslek-ogretimi-calisma-sayilmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/yargitaydan-ciraklik-donemi-icin-emsal-karar-meslek-ogretimi-calisma-sayilmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, çıraklık döneminde fiilen üretimde çalıştığını belirterek bu sürelerin emeklilik primine dahil edilmesini isteyen davacıyı haklı bulan yerel mahkeme kararını bozarak, çıraklık sözleşmelerinde esas amacın çalışma değil meslek öğretimi olduğuna hükmetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><b>Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, çıraklık döneminde fiilen üretimde çalıştığını belirterek bu sürelerin emeklilik primine dahil edilmesini isteyen davacıyı haklı bulan yerel mahkeme kararını bozdu. Kararda, çıraklık sözleşmelerinin temel amacının çalışma değil, meslek öğretimi olduğu vurgulandı.</b></p><p>Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ tarafından derlenmiş ve aktarılmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yargıtay'dan gelen bu karar, Türkiye'de milyonlarca çırak ve stajyerin emeklilik hesaplarını doğrudan ilgilendiriyor. 1987-1989 yılları arasında Makine Kimya Endüstrisi (MKE) bünyesinde henüz 16 yaşında çırak olarak çalışan bir kişinin açtığı hizmet tespiti davası, uzun süren bir hukuki mücadelenin ardından Yargıtay'ın gündemine geldi.</p><h2>Çıraklık Döneminde Sigortalılık Statüsü</h2><p>Davacı, söz konusu yıllarda yaptığı işlerin sadece mesleki eğitimden ibaret olmadığını, doğrudan üretime katkı sağladığını ve bu nedenle uzun vadeli sigorta kollarına tabi olması gerektiğini ileri sürdü. Yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi, davacının iddialarını haklı bularak çıraklık döneminin emeklilik primlerine dahil edilmesine hükmetti. Ancak Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, bu kararı bozarak sosyal güvenlik davalarının özel bir hassasiyet gerektirdiğine dikkat çekti.</p><h2>Yargıtay'ın Gerekçesi: Esas Amaç Çalışma Değil, Meslek Öğretimi</h2><p>Yargıtay kararında, 506 Sayılı mülga Sosyal Sigortalar Kanunu'na atıfta bulunuldu. Kanunun, çıraklık devresi olarak kabul edilen sürelerde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları hükümlerinin uygulanamayacağını açıkça belirttiği ifade edildi. Kararda, çıraklık sözleşmelerindeki temel amacın bir çalışma olgusu yaratmak değil, kişiye bir meslek ve sanat öğretilmesi olduğu kaydedildi.</p><p>Yargıtay, çırağın iş yerindeki üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılmasının, meslek eğitiminin doğal bir uzantısı olduğunu vurguladı. Dışarıdan bakıldığında sigortalı işçilerin yürüttüğü faaliyetlerle aynı görünse bile, bu işlerin öğrenim çevresi ve müfredatı içinde kaldığı belirtildi. Bu nedenle, söz konusu durumlarda yasal anlamda bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği, dolayısıyla emekliliğe esas teşkil edecek sigortalılık niteliğinin kazanılmasının mümkün olmadığına hükmedildi.</p><h2>Sağlık Çalışanları ve Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerindeki Etkileri</h2><p>Bu karar, özellikle sağlık sektöründe staj ve çıraklık dönemi geçiren binlerce sağlık çalışanı için kritik bir emsal oluşturuyor. Sağlık Bakanlığı'na bağlı hastanelerde veya özel sağlık kurumlarında staj yapan öğrenciler, bu dönemde fiilen hasta bakımına ve tıbbi işlemlere katılsalar da, Yargıtay'ın bu kararı, bu sürelerin emeklilik primine sayılmayacağı yönünde bir içtihat oluşturuyor. Personelsaglik.NET yazarı CEREN YILDIZ'ın değerlendirmesine göre, bu durum sağlık çalışanlarının kariyer planlamasında önemli bir boşluk yaratabilir. Stajyer doktorlar, hemşirelik öğrencileri ve diğer sağlık personeli adayları, bu sürelerin emekliliklerine katkı sağlamadığını bilerek hareket etmek zorunda kalacak. Bu da, sağlık sistemindeki iş gücü planlaması ve çalışan memnuniyeti açısından uzun vadede ele alınması gereken bir sorun olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PersonelSaglik.NET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/yargitaydan-ciraklik-donemi-icin-emsal-karar-meslek-ogretimi-calisma-sayilmaz</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/06/yargitaydan-ciraklik-donemi-icin-emsal-karar-meslek-ogretimi-calisma-sayilmaz.jpg" type="image/jpeg" length="24277"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
