<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Personel Sağlık Net</title>
    <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr</link>
    <description>sağlık personeli, personel sağlık net,  doktor hemşire sağlık personeli için sağlık bakanlığı güncel haberleri son dakika gelişmeleri sunar</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/rss/aile-hekimi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 27 Aug 2026 02:31:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/rss/aile-hekimi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Greve katılan aile hekimi Danıştay'da kaybetti]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/greve-katilan-aile-hekimi-danistayda-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/greve-katilan-aile-hekimi-danistayda-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Danıştay İkinci Daire Başkanlığından:<br />
Esas No : 2026/1497 Karar No: 2026/1906<br />
KANUN YARARINA TEMYİZ EDEN : Danıştay Başsavcılığı - ANKARA<br />
DAVACI : Asım Daldal<br />
VEKİLİ : Av. Hatice Gülümser Uğurlu Alan [16577-75666-88570] UETS<br />
DAVALI: İstanbul Valiliği<br />
[35756-86578-59710] UETS<br />
VEKİLİ: Av. Gülşah Mutlu<br />
YARGILAMA SÜRECİ<br />
Dava Konusu İstem: Dava; sözleşmeli aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından, iki gün işe gelmediğinden bahisle aylık ücretinden yapılan kesinti işleminin iptali ile bu kesintinin, kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.</p>

<p>Kanun Yararına Temyiz Edilen Kararın Özeti: İstanbul 10. İdare Mahkemesi Hakimince verilen 28/11/2024 günlü, E:2023/2447, K:2024/2181 sayılı karar ile; davacının Aile Hekimliği Çalışanları Sendikasına üye olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 4688 sayılı Kanun ve AİHM kararları uyarınca, birçok sendika ile federasyonun yetkili kurullarının aldığı karar doğrultusunda, sendikal faaliyet kapsamında işe gelmediği açık olduğundan davacıya Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin 18. maddesi çerçevesinde yapılan ödemelerden 2 gün kesinti uygulanmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından dava konusu işlemin iptaline, maaşından yapılan kesintilerin, kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.</p>

<p>DANIŞTAY BAŞSAVCISI : Cevdet Erkan<br />
DÜŞÜNCESİ: Sözleşmeli aile hekimi olan davacının, üyesi olduğu sendika tarafından alınan karara uyarak 01-02 Ağustos 2023 tarihlerinde görevine gitmemesi nedeniyle, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinin 18. maddesinde yer alan "sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılır." hükmü uyarınca çalışmadığı iki gün için aylık ücretinden kesinti yapılmasına yönelik İstanbul il Sağlık Müdürlüğünün 29/11/2023 tarihli ve 230314277 sayılı işleminin iptali ile yapılan kesintinin, kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin olarak İstanbul 10. İdare Mahkemesince kesin olarak verilen 28/11/2024 tarihli ve E:2023/2447, K:2024/2181 sayılı kararın kanun yararına temyiz edilmesi talebiyle Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi:</p>

<p>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesinde, niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden" kararların kanun yararına temyiz olunabileceği belirtilmiştir.</p>

<p>İdare Mahkemesi kararında, davacının Aile Hekimliği Çalışanları Sendikasına üye olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 4688 sayılı Kanun ve AİHM kararları uyarınca, birçok Sendika ile Federasyonun yetkili kurullarının aldığı karar doğrultusunda, sendikal faaliyet kapsamında işe gelmediği, bu nedenle Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinin 18. maddesi çerçevesinde yapılan ödemelerden 2 gün kesinti uygulanmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtildiğinden, sendikanın aldığı karara uyarak göreve gidilmeyen günler için sözleşmeli aile hekimine ücret ödenmemesinin sendika hakkı ve örgütlenme özgürlüğü hakkını ihlâl edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.</p>

<p>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11. maddesinde, herkesin dernek kurma hakkına sahip olduğu, bu hakkın çıkarlarını korumak amacıyla başkalarıyla birlikte sendikalar kurma ve sendikalara üye olma hakkını da içerdiği; bu hakkın kullanılmasının, kanunla öngörülen ve demokratik bir toplum içinde ulusal güvenliğin, kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli olanlar dışındaki sınırlamalara tâbi tutulamayacağı kurala bağlanmış; Sendika Özgürlüğüne ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına ilişkin 87 sayılı ILO Sözleşmesinin 11. maddesinde, hakkında bu Sözleşmenin yürürlükte bulunduğu Uluslararası Çalışma Örgütünün her üyesinin, çalışanların ve işverenlerin örgütlenme hakkını serbestçe kullanmalarını sağlamak amacıyla gerekli ve uygun bütün önlemleri almakla yükümlü oldukları belirtilmiş; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 51. maddesinde, "Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir."; 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 18. maddesinde ise, "Kamu görevlileri, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonların bu Kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tâbi tutulamaz ve görevlerine son verilemez." hükmü yer almıştır.</p>

<p>Anayasa, kanun ve uluslararası sözleşmelerde yer alan bu hükümlere göre, kamu görevlilerinin kural olarak serbestçe sendikal faaliyette bulunabilecekleri, kamu makamlarının bu hakkın kullanılmasına engel olacak nitelikteki her türlü müdahaleden sakınmaları gerektiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.</p>

<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 15/09/2009 tarihli ve 30946/04 sayılı kararında, öğretmenlere üyesi oldukları sendikanın çağrısına uyarak, parlamentoda tartışılmakta olan kamu yönetimi kanun tasarısını protesto etmek üzere düzenlenen bir günlük ulusal eyleme katılmaları nedeniyle göreve gelmedikleri için uyarma cezası verilmesinin, bu ceza çok küçük olsa da, sendika üyelerinin çıkarlarını korumak için meşrû grev ya da eylem günlerine katılmaktan vazgeçirecek bir nitelik taşıdığı, öğretmenlere verilen disiplin cezası “âcil bir sosyal ihtiyaca" tekâbül etmediğinden, “demokratik bir toplumda gerekli” olmadığı gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11. maddesinin ihlâl edildiği belirtilmiştir.</p>

<p>Bu kararda; kamu görevlileri sendikaları tarafından alınan kararlara uyarak sendikal faaliyet kapsamında mâkûl süreyi aşmadan iş bırakan kamu görevlilerine disiplin cezası verilmesinin sendika hakkının ihlâline sebebiyet verdiği ifade edildiğinden, iş bırakma eylemine katılan aile hekimlerine işe gelmedikleri günler için İdarî hizmet sözleşmesinde yer alan "çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılır" hükmüne göre ücret ödenmemesinin, sendika hakkını ihlâl edip etmediği hususunda bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.</p>

<p>Anayasa Mahkemesinin 21/02/2008 tarihli ve E.2005/10, K.2008/63 sayılı kararında, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları yönetmelikle düzenlenir." kuralının Anayasa'ya aykırı olmadığı belirtilmiş olup, bu hükme dayanılarak çıkarılan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin 6. maddesinin 1. fıkrasında, aile hekimi olarak çalıştırılacaklar ile yapılacak sözleşmelerin, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan aile hekimi sözleşme örneğine uygun şekil ve içerikte düzenleneceği; ("aile hekimi sözleşme örneği"nin 5. maddesinde, yapılacak ödemeler ve kesintilerde Sözleşme Yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağı, bunun dışında herhangi bir ad altında başka bir ödeme yapılamayacağı); 16. maddesinde, aile hekiminin izinli, raporlu olması durumunda başka bir sağlık personeliyle anlaşarak vekâleten hizmetin görülmesini geçici olarak sağlayacağı; 18. maddesinde, sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılacağı; 19. maddesinde, sözleşme ile çalıştırılan aile hekiminin vekâleten hizmetin görülmesini sağlaması hâlinde ve tek birimli aile sağlığı merkezinde görev yapan ve yıllık izin sebebiyle görevi başında bulunamayan aile sağlığı çalışanına, toplam yıllık izin süresinin ilk on dört günlük kısmı için ödemelerin tam olarak yapılacağı kurala bağlanmıştır.</p>

<p>Aktarılan mevzuat hükümleri incelendiğinde; aile hekiminin izinli ve raporlu olması durumunda dahi ücret ödenmemesinin esas olduğu, izinli ve raporlu olduğu günler için başka bir sağlık personeli ile anlaşarak vekâleten hizmetin görülmesini sağlaması hâlinde ücretinden kesinti yapılmayacağı, tek birimli aile sağlığı merkezinde görev yapan ve yıllık izin sebebiyle görevi başında bulunamayan aile hekimine toplam yıllık izin süresinin tümü için değil, yalnız ilk on dört günlük kısmı için tam ödeme yapılmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.</p>

<p>Tam gün hizmet esasına göre çalışan aile hekimlerinin imzaladıkları İdarî hizmet sözleşmelerinde, ödemeler konusunda Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği hükümlerinin esas alınacağı belirtilmekte olup, aile hekimine çalışmadığı günler için ücret ödenmemesi İdarî hizmet sözleşmesi ve Yönetmeliğin 18. maddesinin bir gereğidir.</p>

<p>6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 67. maddesinin 3. fıkrasında, "Grev ve lokavt süresince iş sözleşmeleri askıda kalan işçilere bu dönem için işverence ücret ve sosyal yardımlar ödenmez... Toplu iş sözleşmelerine ve iş sözleşmelerine bunların aksine hüküm konulamaz." kuralına yer verildiğinden, grev hakkını kullanarak iş bırakan işçiye çalışmadığı günler için ücret ödenmemesi, Kanunun bu emredici hükmüne göre sendika hakkının ihlâli sayılmamaktadır.</p>

<p>İşverenlere karşı kullanabilecekleri bir mücadele aracı olmak üzere işçilere grev hakkı tanınırken, grev yapılan günler için hiçbir suretle ücret ödenemeyeceğine ilişkin bu âmîr hükme yasama organınca gerek görülmesi, grev hakkını kullanan işçilerle işverenler arasında adalete uygun bir denge sağlanması ihtiyacından kaynaklanmakta olup, çalışılmayan günler için ücret ödenmesi hâlinde emek sarfetmeden kazanç sağlamanın ve uzun süreli grevlerin teşvik edilmiş olacağı ve İktisadî olarak sürdürülmesi mümkün olmayan adaletsiz sonuçlara yol açılacağı kuşkusuzdur.</p>

<p>Kanunla tanınmış grev hakkı olmamasına rağmen sendikanın aldığı karara uyarak âcil sağlık hizmetlerini aksatmadan iş bırakmaları nedeniyle aile sağlığı çalışanlarına disiplin cezası verilmese de, çalışmadıkları günler için ödeme yapılmaması; grev hakkı olanlara dahi iş bıraktıkları günler için ücret ödenmediği gözetildiğinde âdil bir uygulama olarak kabul edilmelidir.</p>

<p>Esasen, menfaatler dengesi gözetilerek kurulan hizmet sözleşmeleri, karşılıklı edimlerin tam olarak îfâ edilmesini gerektirdiğinden, taraflardan biri edimini kısmen yerine getirmediği hâlde diğer tarafın edimini tam olarak îfâ etmeye zorlanmasının hakkaniyetle bağdaşmayacağı ve çalışma ilişkilerinde karşılıksız ücret ödenmesi sonucunu doğuran uygulamalara hukuken geçerlilik tanınamayacağı açıktır.</p>

<p>Bu itibarla, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrası kapsamına giren ve tam ödeme yapılmasını gerektiren bir durum var olmadığından ve çalışılmayan günler için İdarî hizmet sözleşmesinde yer alan hükme dayanılarak ücret ödenmemesi, iş bırakma eylemleri yoluyla haklarını korumayı ve geliştirmeyi amaçlayan çalışanlar ile idare arasında sağlanması gerekli olan âdil dengeyi bozmadığı için sendika hakkının ihlâli olarak değerlendirilemeyeceğinden, çalışılmayan günler için aile hekiminin aylık ücretinden kesinti yapılmasına dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Danıştay 2. Dairesinin 23/06/2025 tarihli ve E.2025/1655, K.2025/3139 sayılı kararı da aynı yöndedir. (Resmi Gazete: 12/08/2025 tarihli ve S.32984)</p>

<p>Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak İstanbul 10. İdare Mahkemesince verilen 28/11/2024 tarihli ve E:2023/2447, K:2024/2181 sayılı kararın, niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade etmesi nedeniyle kanun yararına temyizen incelenerek bozulması 2577 sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca talep olunur.</p>

<p>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Mustafa Aksu<br />
DÜŞÜNCESİ: Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının, 2577 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca, hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p>TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p>İNCELEME VE GEREKÇE:<br />
MADDİ OLAY:<br />
Sözleşmeli aile hekimi olarak görev yapan davacı tarafından, iki gün işe gelmediğinden<br />
bahisle aylık ücretinden yapılan kesinti işleminin iptali ile bu kesintinin, kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.</p>

<p>İLGİLİ MEVZUAT:<br />
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kanun yararına temyiz" başlıklı 51. maddesinde, idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği, temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde kararın, kanun yararına bozulacağı, bu bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı hükme bağlanmıştır.</p>

<p>09/12/2004 günlü, 25665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun -dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle- "Personelin statüsü ve mali haklar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında, "Sağlık Bakanlığı; Bakanlık veya diğer kamu kurum veya kuruluşları personeli olan uzman tabip, tabip ve aile sağlığı çalışanı olarak çalıştırılacak sağlık personelini, kendilerinin talebi ve kurumlarının veya Bakanlığın muvafakati üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, sözleşmeli olarak çalıştırmaya veya bu nitelikteki Bakanlık personelini aile hekimliği uygulamaları için görevlendirmeye veya aile hekimliği uzmanlık eğitimi veren kurumlarla sözleşme yapmaya yetkilidir."; "Yönetmelikler" başlıklı 8. maddesinin 2. fıkrasında, "Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8. maddesinin 2. fıkrasına dayanılarak hazırlanan -dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle- 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nin "Sözleşmelerin içeriği, süresi ve dönemi" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, "Aile hekimi olarak çalıştırılacaklar ile yapılacak sözleşmeler, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (Ek-1 Aile Hekimi Sözleşme Örneği)'ne uygun şekil ve içerikte düzenlenir."; "Görevlendirme" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasında, "Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanları;<br />
a) Bakanlıkça öngörülen hizmet içi eğitimler için bir yılda en fazla otuz günü aşmamak üzere,<br />
b) Deprem, sel felaketi ve salgın gibi olağanüstü durumlarda başka yerde,<br />
c) Bakanlıkça yurtdışında sağlık hizmeti sunmak üzere bir sözleşme döneminde en fazla iki aya kadar,<br />
görevlendirilebilir."; 2. fıkrasında, "Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının, görev<br />
başında bulunamayacağı durumlar aşağıda sayıldığı şekildedir:<br />
a) İzinli olması.<br />
b) Raporlu olması.<br />
c) Sözleşmeli aile hekimliği uzmanlık eğitimi klinik rotasyonlarında bulunması.<br />
ç) Gözaltına alınma, tutuklanma, hükümlülük durumları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma kararı verilmesi.<br />
d) 10 uncu maddenin yedinci fıkrası gereğince görevden uzaklaştırılması durumunda.<br />
e) Sağlık raporuyla belgelendirilmiş ve müdürlükçe onaylanmış olması koşuluyla Bakanlıkça ilan edilmiş bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalanmış olması veya yakalanma riski taşıması."; 3. fıkrasında, "Sözleşmeli olarak çalıştırılan aile hekimi veya aile sağlığı çalışanı, birinci fıkranın (c) bendi ile ikinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen hallerde, 5 inci maddede belirtilen şartları taşıyan hekim ya da sağlık personeli ile anlaşarak vekaleten hizmetin görülmesini geçici olarak sağlar. Bu anlaşma, müdürlükçe uygun görülmesi halinde uygulanır." kuralı getirilmiş olup, "Aile hekimi ödeme esasları" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasında, sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılacağı; "Aile hekimi ödemelerine ilişkin diğer esaslar" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında, "Sözleşme ile çalıştırılan aile hekimine, 16 ncı maddenin;<br />
a) Birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen hallerde,<br />
b) İkinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen halde,<br />
c) Üçüncü fıkra kapsamında vekâleten hizmetin görülmesini sağlaması halinde,<br />
ç) Tek birimli aile sağlığı merkezinde görev yapan ve yıllık izin sebebiyle görevi başında bulunamayan aile hekimine, toplam yıllık izin süresinin ilk on dört günlük kısmı için,<br />
ödemeler tam olarak yapılır...." düzenlemesi yapılmıştır.<br />
Aile Hekimi Sözleşme Örneği'nin 5. maddesinde; yapılacak ödemeler ve kesintilerde Sözleşme Yönetmeliği hükümlerinin uygulanacağı, bunun dışında herhangi bir ad altında başka bir ödeme yapılamayacağı belirtilmiştir.</p>

<p>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 8. maddesinin 2. fıkrasına dayanılarak hazırlanan 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nde, sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimlerine, "çalışılan gün sayısına göre" ödeme yapılacağı hususu açıkça düzenlenmiş olup; bu kişilerin imzaladıkları sözleşmelerde, ödemeler konusunda Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Bu bakımdan, aile hekimlerine çalışmadıkları günler için ücret ödenmemesi, yapılan sözleşmenin ve Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinin bir gereğidir.<br />
Bununla birlikte, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine,<br />
-Bakanlıkça öngörülen hizmet içi eğitimler için bir yılda en fazla otuz günü aşmamak<br />
üzere görevlendirilmesi ile deprem, sel felaketi ve salgın gibi olağanüstü durumlarda başka yerde görevlendirilmesi hallerinde;<br />
- Sağlık raporuyla belgelendirilmiş ve müdürlükçe onaylanmış olması koşuluyla Bakanlıkça ilan edilmiş bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalanmış olması veya yakalanma riski taşıması nedeniyle görev başında olamaması durumunda;<br />
- Bakanlıkça yurtdışında sağlık hizmeti sunmak üzere bir sözleşme döneminde en fazla iki aya kadar görevlendirilmesi ile izinli olması, raporlu olması ve sözleşmeli aile hekimliği uzmanlık eğitimi klinik rotasyonlarında bulunması hallerinde, vekaleten hizmetin görülmesini geçici olarak sağlaması durumunda;<br />
- Tek birimli aile sağlığı merkezinde görev yapması ve yıllık izin sebebiyle görevi başında bulunamaması durumunda, toplam yıllık izin süresinin ilk on dört günlük kısmı için;<br />
ödemeler tam olarak yapılmakta olup, belirtilen hallerin dışında, çalışılmayan günler için ödeme yapılmaması, bir başka ifadeyle; çalışılan gün sayısı üzerinden ödeme yapılması esasına dayalı bir ödeme sistemi getirilmiştir.<br />
Görüleceği üzere; aile hekiminin izinli sayılması ya da raporlu olması gibi meşru işe gelmeme hallerinde bile, hizmetin vekaleten bir başkasına gördürülmesi durumunda ödeme yapılması, aksi halde ödeme yapılmaması öngörülmüş olup, Yönetmelikte belirtilen hallerin dışında işe gelmemenin hangi mazerete dayandığının bir önemi bulunmamaktadır.<br />
Dava dosyasının incelenmesinden, sözleşmeli aile hekimi olan davacının, iki gün işe gelmediği tartışmasızdır.<br />
Davacı tarafından, sendikal faaliyet sebebiyle işe gelmediği, belirtilen mazeretinin haklı sebep kabul edilmesi ve ödeme yapılması gerektiği ileri sürülmekte ise de, ilgili yönetmelik hükümleri gereği, ödeme yapılacak "işe gidilmeyen gün" kapsamındaki istisnalar arasında yer almayan durum için davacıya ödeme yapılması imkanı bulunmamaktadır.<br />
Öte yandan, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 67. maddesinin 3. fıkrasında, "Grev ve lokavt süresince iş sözleşmeleri askıda kalan işçilere bu dönem için işverence ücret ve sosyal yardımlar ödenmez ... Toplu iş sözleşmelerine ve iş sözleşmelerine bunların aksine hüküm konulamaz." kuralına yer verilmiş olup, grev hakkını kullanarak iş bırakan işçiye çalışmadığı günler için ücret ödenmemesi esası getirilmiş ve bu durum, sendika hakkının ihlali sayılmamıştır.<br />
Sağlık çalışanlarına, acil sağlık hizmetlerini aksatmadan iş bırakmaları nedeniyle disiplin cezası verilemeyeceğine ilişkin çok sayıda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı ile yerel yargı kararları bulunmakla birlikte, çalışılmayan günler için idari hizmet sözleşmesinde yer alan hükme dayanılarak ücret ödenmemesi, iş bırakma eylemleri yoluyla haklarını korumayı ve geliştirmeyi amaçlayan çalışanlar ile idare arasında sağlanmak gerekli olan adil dengeyi bozmadığı gibi sendikal faaliyetin engellenmesi olarak da kabul edilemeyeceğinden, davacının sendikal faaliyet sebebiyle işe gitmemesi, anılan gün için ödeme yapılmamasına engel oluşturmamaktadır.<br />
Anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde, sözleşmeli aile hekimi olan davacının, iki gün göreve gelmediğinin sabit olduğu ve ilgili Yönetmelik'in 19, maddesinin 1. fıkrası kapsamına giren bir durumunun var olmadığı anlaşıldığından, hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br />
Öte yandan, dava konusu işlem yukarıda belirtilen gerekçeyle hukuka uygun bulunduğundan, davacının parasal hak talebinin de dayanağının olmadığı görülmüştür.<br />
Bu itibarla, davanın reddi gerekmekte iken; dava konusu işlemin iptali, maaşından yapılan kesintilerin, kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda İdare Mahkemesi Hakimince verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.</p>

<p>KARAR SONUCU:<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. 2577 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca Danıştay Başsavcılığı tarafından yapılan KANUN YARARINA TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,<br />
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle, dava konusu işlemin iptali, maaşından yapılan kesintilerin, kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda İstanbul 10. İdare Mahkemesi Hakimince verilen 28/11/2024 günlü, E:2023/2447, K:2024/2181 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca, hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,<br />
3. Kararın birer örneğinin Danıştay Başsavcılığına, İstanbul Valiliğine ve davacıya gönderilmesine ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına, 26/04/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Aile Hekimi</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/greve-katilan-aile-hekimi-danistayda-kaybetti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2024/10/danistay.webp" type="image/jpeg" length="71875"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'a 1120'nci aile sağlığı merkezi]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/istanbula-1120nci-aile-sagligi-merkezi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/istanbula-1120nci-aile-sagligi-merkezi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da birinci basamak sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması amacıyla hayata geçirilen yatırımlara bir yenisi eklendi. Arnavutköy’de inşası tamamlanan Durusu Şehit Polis Ayhan Ölçer Aile Sağlığı Merkezi, düzenlenen törenle kapılarını açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dün gerçekleştirilen açılış törenine İstanbul Valisi Davut Gül, Vali Yardımcısı Hasan Gözen, Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, sağlık yöneticileri, protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p>Törende konuşan İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, İstanbul Valiliği, belediyeler ve hayırseverlerin katkılarıyla kentin dört bir yanında yeni sağlık tesislerinin hizmete kazandırıldığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aile sağlığı merkezlerinin yalnızca muayene hizmeti sunmadığını vurgulayan Güner, vatandaşların birçok sağlık hizmetine yaşadıkları mahallede kolayca ulaşabildiğini ifade ederek, “Tedavi hizmetlerinde birçok sistemi ortalama 7 dakika yürüme mesafesinde vatandaşımızın ayağına getiriyoruz. Aile sağlığı merkezlerimizde 54 parametrede kan tahlili yapılabiliyor. Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi veya Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nde yapılan birçok laboratuvar hizmetine artık bu merkezlerden erişilebiliyor.” dedi.</p>

<p>Arnavutköy’e yönelik sağlık yatırımlarının süreceğini belirten Güner, ilçeye yaklaşık 5 bin metrekarelik yeni bir sağlık kompleksinin kazandırılacağını açıkladı.</p>

<p>Ayrıca Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin ihale sürecinin kısa süre içinde başlayacağını belirten Güner, yatırım programına alınan 500 yataklı yeni devlet hastanesine ek olarak mevcut Arnavutköy Devlet Hastanesi’nin otopark alanına ilave hizmet binası yapılmasının planlandığını söyledi. Bu yatırımlarla ilçenin uzun yıllar sağlık altyapısı açısından önemli ölçüde güçleneceğini kaydetti.</p>

<p>Mahalle sakinlerine koruyucu sağlık hizmetlerinden aile hekimliği uygulamalarına kadar geniş yelpazede hizmet sunacak Durusu Şehit Polis Ayhan Ölçer Aile Sağlığı Merkezi’nin hizmete girmesiyle birlikte İstanbul’daki aile sağlığı merkezi sayısı 1120’ye ulaştı. Kent genelinde sürdürülen yeni yatırımlarla bu sayının yıl sonuna kadar daha da artırılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Aile Hekimi</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/istanbula-1120nci-aile-sagligi-merkezi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 17:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/07/0c556af2-istanbula-1120nci-aile-sagligi-merkezi-tedavi-hizmetleri-ortalama-7-dakika-yurume-mesafesinde.webp" type="image/jpeg" length="19888"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ASM'de Görev Yapan Doktorlar Arasından Elektrik Kavgası]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/asmde-gorev-yapan-doktorlar-arasindan-elektrik-kavgasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/asmde-gorev-yapan-doktorlar-arasindan-elektrik-kavgasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayıdn'da  25 Nisan 2025 tarihinde Mimar Sinan Mahallesi'nde sanal ASM (Aile Sağlık Merkezi) olarak kurulan ve geçtiğimiz aylarda binası tamamlanarak hizmete açılan 26 Nolu ASM'de yeni göreve başlayan hekimin çalıştığı odadaki elektrikler diğer hekimler tarafından kesildi. Kliması çalışmayan elektrikleri de kesik olan odada doktordan hizmet almaya çalışan hastaların mağdur olduğu belirtildi. İlginç olay Aydın'da gündem olurken İl Sağlık Müdürlüğü konuyla ilgili soruşturma başlattı.</p>

<p>Edinilen bilgiye göre; 25 Nisan 2025 tarihinde Mimar Sinan Mahallesi'ne 26 nolu sanal ASM kurulmasına karar verilerek burayı E.A. ile M.A. isimli 2 doktor seçti. ASM Ekim 2025 tarihinde faaliyetlerine başlayarak kurulan binada hizmet vermeye başladı. Bu arada ASM'ye 2026 Ocak ayından itibaren de A.K. isimli 3. hekim yerleştirildi. İddiaya göre; ASM'de daha önce göre yapan 2 erkek hekimin kendilerinden sonra gelen kadın hekimin odasındaki elektrik ve interneti kestirince olay Aydın'da gündem oldu. Olay sonrası Aydın İl Sağlık Müdürlüğü görevlileri tarafından 26 Nolu ASM'de inceleme ve soruşturma başlatırken, elektrik ve interneti kesilen kadın doktorun cep telefonun interneti ve dizüstü bilgisayarı ile hastalarına hizmet vermeye çalıştığı görüldü.</p>

<p>"Işıkları yanmıyor, kliması çalışmıyor"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaşanan krizin ASM'in kuruluşunu yapan E.A. ve M.A. isimli hekimlerin yaklaşık 7 milyon 500 bin TL ceplerinden masraf yaptıklarını iddia edip bu paranın 3'te birini yeni gelen hekimden istemeleri ve yeni hekimin bu parayı iban üzerinden göndermeye başlaması üzerine çıktığı iddia edildi. Olayın yerel basında haber olması üzerine E.A. ve M.A. isimli doktorlar avukatları aracılığı ile basın açıklaması yaptı.</p>

<p>Doktorların avukatı Berk Hayrkır tarafından yapılan açıklamada "Ne yazık ki bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olmanın açık bir örneği yaşanmaktadır. Müvekkil hekimler 25.04.2025 tarihinde Aydın İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Efeler İlçesi Mimar Sinan Mahallesinde sanal olarak açılan (sanal asm-yeri (mülkiyeti) idareye ait olmadan bütün masrafları seçilen müvekkil hekimler tarafından karşılanan) 26 nolu Aile Sağlığı Merkezini tercih ederek yerleşmişlerdir. Adı geçen Dr. A.K., başta aynı kuraya katılmış ve müvekkil hekimler tarafından her türlü masrafına katlanılan yeri seçmemiştir. Müvekkil hekimler dört kolon aldıkları inşaatı şu anki mevcut haline getirerek 26 nolu ASM'yi özel kira sözleşmesi beraberinde hayata geçirmişlerdir. ASM için başta tercihte bulunmayan, yapısında hiçbir katkısı olmayan birisinin gelerek tabiri caizse sağlık merkezine yerleşmesinin ne hak ne de adalet açısından uygun olmadığı barizdir" denilerek burayı seçen kişinin şartları kuradan önce bilerek seçtiği belirtildi.</p>

<p>"Savcılık olaya el koydu "</p>

<p>Yaşanan olayların bununla sınırlı kalmadığını belirtilirken ASM'de kadın doktor ve yanındaki kadın çalışanların ASM'deki tuvaletlerin kilitli tutulmasından dolayı tuvalet ihtiyaçlarını da dışarıda başka bir yerde giderdikleri belirtildi. Aydın İl Sağlık Müdürlüğü tarafından el konulan olayda tutulan tutanaklara E.A. ve M.A. adlı doktorların imzadan imtina edip avukatları ile görüştükten sonra imza atacaklarını belirttikleri ve bunun tutanağa işlendiği görüldü.</p>

<p>"Mağduriyet yaşayan hastalar durumdan şikayetçi"</p>

<p>Aile Sağlık Merkezi'nde çalışan kadın doktor A.K. isimli kadın doktorun hastası olduğunu belirten Gülfidan A., ise "Ben doktor hanımın hastasıyım. Maalesef hekimimize ciddi bir mobbing uygulanıyor. Odanın elektriklerini kestirdiler. Bilgisayar bağlantısı kesildi. Durumdan şikayetçiyiz" diyerek başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililerin hastaların yaşadığı bu mağduriyeti gidermesini istedi. - AYDIN</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Aile Hekimi</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/asmde-gorev-yapan-doktorlar-arasindan-elektrik-kavgasi</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Jan 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/01/saglik-ocagina-yeni-gelen-doktorun-odasinin-19496269-amp.webp" type="image/jpeg" length="12863"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastalanan hekim, yerine vekil bulamazsa maaşı kesiliyor!]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/hastalanan-hekim-yerine-vekil-bulamazsa-maasi-kesiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/hastalanan-hekim-yerine-vekil-bulamazsa-maasi-kesiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile sağlığı merkezlerinde görev yapan hekimler, ebe ve hemşireler hastalandıklarında izin alabilmek için yalnızca rapor değil, yerlerine vekil de bulmak zorunda. Vekil bulunamadığında maaş kesintisi ve sözleşme feshi tehdidiyle karşı karşıya kalan ASM emekçileri, mevcut sistemin tükenmişliğe ve nitelikli hizmet kaybına yol açtığını söylüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile sağlığı merkezlerinde (ASM) görev yapan hekimler, hastalandıklarında dahi görev başında kalmak zorunda bırakılıyor çünkü izin almak için yalnızca sağlık raporu yeterli değil, yerlerine vekil bulmaları da şart. Ancak bu koşul çoğu zaman sağlanamıyor. Vekil bulunamadığında hem maaş kesintisi hem de sözleşme feshi tehdidiyle karşı karşıya kalan aile hekimleri, “İzin hakkımızı kullanmak suç gibi” diyerek tepkilerini dile getiriyor.</p>

<p>Cumhuriyet’e konuşan Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Ahmet Kandemir, aile hekimlerinin, ebelerin ve hemşirelerin hastalanma veya kaza geçirmeleri halinde maaşlarından ciddi oranda kesintiler yapıldığını aktararak “Aile hekimliği çalışanları hastalandıkları zaman yerlerine görevlerini üstlenecek bir meslektaşlarını bulmak zorundalar. Yakın zamanda kalp krizi geçiren bir meslektaşımız halen yoğun bakımda. Bu durumda dahi maaşı tam yatmayacak. Aile hekimliğinde hastalanma veya kaza geçirme hakkınız yok” diye konuştu.</p>

<h3>‘YURTTAŞI ZORLUYOR’</h3>

<p>Mecvut sağlık sisteminin ASM emekçilerini ciddi anlamda yıprattığını belirten Kandemir, “Gelecek ay bile ne kadar ücret alabilecegini kimse bilemiyor. Bir de sürekli farklı işlere yetişmeye çalışmak arkadaşlarımızı tükenmişliğe ve alternatif iş arayışına itiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gönül rahatlığıyla yıllık izin, hastalık izinlerini kullanamayan hekim, ebe ve hemşirelerin yönetmeliklerle eklenen “angarya işler” nedeniyle nitelikli hizmet vermekte zorlandıklarına dikkat çeken Kandemir, “Bu durum hastanelere ulaşmakta zorlanan vatandaşların ASM’ye ulaşmalarını da zorlaştırıyor. Ulaştığında da kendisine yeteri kadar zaman ayrılması imkânsız hale gelebiliyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ASM emekçilerinin tükenmişliğinin halk sağlığı açısından da risk oluşturduğunu ifade eden Kandemir, “Aile hekimi, ebe ve hemşireler için mevcut performans sistemi yerine, hastalarına nitelikli ve yeteri kadar zaman ayırabildiği, hastalandı, kaza geçirdi diye yüzde 60’lara ulaşan ücret kesintisi yaşamadığı, şiddeten korunabildiği, dayanıklı ASM’lerde ve aldığı eğitime yaraşır bir sistem talep ediyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Damla POLAT</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Aile Hekimi</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/hastalanan-hekim-yerine-vekil-bulamazsa-maasi-kesiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Jan 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2025/06/maliyenin-radarina-takildilar-3-bin-663-doktor-yuksek-riskli-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="78879"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile hekimleri: Patronlar değil biz vergi rekortmeniyiz]]></title>
      <link>https://www.saglikpersoneli.com.tr/aile-hekimleri-patronlar-degil-biz-vergi-rekortmeniyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.saglikpersoneli.com.tr/aile-hekimleri-patronlar-degil-biz-vergi-rekortmeniyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birinci basamak sağlık çalışanları “vergide ve gelirde adalet” talebiyle 54’üncü kez ses yükseltti. Okmeydanı’ndaki Mahmut Şevket Paşa Aile Sağlığı Merkezi önünde gerçekleştirilen eylemde yapılan açıklamada “Bankalarda milyarlarca lirası olanlar değil, Türkiye’nin en büyük holdinglerinin en zengin patronları değil, asgari ücreti masada bahşiş olarak bırakanlar değil biz aile hekimleri vergi rekortmeniyiz” denildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birinci basamak sağlık çalışanları olan Aile Sağlığı Merkezi çalışanları “Vergide ve Gelirde Adalet" talebiyle Okmeydanı’nda yer alan Mahmut Şevket Paşa Aile Sağlığı Merkezi önünde eylem gerçekleştirdi.</p>

<p>"Vergi oranı üst sınırı yüzde 15 olana dek her çarşamba süresiz eylemdeyiz" yazılı pankartın açıldığı eyleme mahalle sakinleri de destek verdi. Eylemde İstanbul Tabip Odası (İTO), Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ile Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası'nın ortak açıklamasını İTO Aile Hekimliği Komisyonu Üyesi Dr. Turan Karakaş okudu.</p>

<p>Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarının “gelirde ve vergide adalet” talebini 2 yıldır dile getirdikleri ancak sonuç alınamadığının ifade edildiği açıklamada şöyle denildi:</p>

<p>- "Bu 2 senede paradan para kazananlar daha da zenginleşirken, bu ülkenin üreteni, çalışanı, sağlığını koruyanı, emekçisi emeklisi hep birlikte giderek daha da yoksullaştık...Milyarderler çeşit çeşit yollarla vergi ödemezken, faizle günde 100 bin lira kazanandan yüzde 15 vergi kesilirken yoksulluk sınırının altına mahkum edilmiş Aile Sağlığı çalışanı 2 ay sonra yüzde 20, 6 ay sonra yüzde 27 vergi ödemeye başlayacak. Anormal vergi kesintileri ile Ocak ayı zammı Mart ayında kaybolacak ve her ay daha fazla vergi ödemeye ve düşük ücret almaya devam edeceğiz."</p>

<p>Sağlık meslek örgütlerinin açıklamasında şu görüşler dile getirildi:</p>

<p>- "Bugün Türkiye’nin dört bir yanındaki binlerce Aile Sağlığı Merkezleri vergi rekortmenleri ile dolup taştı. Bankalarda milyarlarca lirası olanlar değil, Türkiye’nin en büyük holdinglerinin en zengin patronları değil, asgari ücreti masada bahşiş olarak bırakanlar değil mahallelilerimiz, emeklilerimiz, işçilerimiz, asgari ücretle ayın sonu değil ortasını getirmekte zorlanan vatandaşlarımız, biz aile hekimleri vergi rekortmeniyiz.</p>

<p>- Yoksulluk sınırının 100 bin liraya dayandığı ülkemizde toplam geliri 400 bin lira olan çalışandan yüzde 25 vergi kesiliyor. Milyarderler çeşit çeşit yollarla vergi ödemezken, faizle günde 100 bin lira kazanandan yüzde 15 vergi kesilirken yoksulluk sınırının altına mahkum edilmiş Aile Sağlığı çalışanı 2 ay sonra yüzde 20, 6 ay sonra yüzde 27 vergi ödemeye başlayacak. Anormal vergi kesintileri ile Ocak ayı zammı Mart ayında kaybolacak ve her ay daha fazla vergi ödemeye ve düşük ücret almaya devam edeceğiz.</p>

<h2>“BİZİ VERGİYLE YOKSULLAŞTIRDI, BİZDEN ALDIĞINI ZENGİNİN ELİNE TUTUŞTURDU”</h2>

<p>- 2 yıldır ‘Vergide ve Gelirde Adalet’ diyoruz. Bu 2 senede paradan para kazananlar daha da zenginleşirken, bu ülkenin üreteni, çalışanı, sağlığını koruyanı, emekçisi emeklisi hep birlikte giderek daha da yoksullaştık. Finansın başkenti İngiltere’den apar topar getirtilen Mehmet Şimşek ve ekibinin vergi politikaları bizi daha da yoksullaştırdı. Mehmet Şimşek İngiltere’den derebeylerinin yoksula uyguladığı salma vergiler ile gelmiş. Bu 2 senede bizi vergiyle yoksullaştırdı, bizden aldığını zenginin eline tutuşturdu.</p>

<p>- Oysa bu ülkenin üreteni, çalışanı, emek vereni bizlerin vergileri bizim için harcanmalıydı. Hastanelerden aylarca randevu alamıyorsak, Aile Sağlığı Merkezlerinde kalabalıkta 2 saat sıra bekleyip doktorumuzla 5 dakika görüşebiliyorsak, tedavimiz için gerekli ilaca paramız yetmiyorsa bunun nedeni bizim vergilerimizin bizim için değil, bir avuç etmeyen zenginin daha da zenginleşmesi için harcanmasındandır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- 2 yıldır söylüyoruz, söylemeye devam edeceğiz çünkü bu 2 yılda mahallelerimizde halkımızla birlikte gördük ki giderek daha da fakirleşiyor, giderek daha sağlıksız hale geliyor, hastalanıyor, çare bulamıyor tükeniyor ve ölüyoruz.</p>

<p>- 1 aya yakındır grip salgınının içindeyiz. Bu salgına neden olan hastalığın aşısı var ancak satın almadığımız için sağlığımızı koruyacak aşıya ulaşamadık. Şimdi de Hastaneler, Aile Sağlığı Merkezleri dolup taşıyor. Oysa sadece bir Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarından toplanan vergi ile tüm mahallemizin ihtiyacı olan aşı fazla fazla alınabilirdi.</p>

<p>- Vergilerimiz bizim için kullanılsa açlık sınırının neredeyse yarısı olan 20 bin lira emekli maaşından raporlu ilaçlarımız için binlerce lira kesilmezdi. Okullarda çocuklarımızın önüne bir tas çorba, bir bardak su koyabilirdik.</p>

<h2>“BİZDEN TOPLADIĞINIZ VERGİLERİ ÖZEL HASTANELERE TEŞVİK İÇİN DEĞİL SAĞLIMIZ İÇİN HARCAYACAKSINIZ”</h2>

<p>- 2 yıldır söylüyoruz, söylemeye devam edeceğiz, bizim vergilerimizi bizim için harcayacaksınız; bizden topladığınız vergileri özel hastanelere teşvik için değil bizim sağlımız için harcayacaksınız; bizden topladığınız vergileri çocuklarımıza kreş, okul için harcayacaksınız; günde 100 bin lira kazanan faizciden yüzde 15 vergi alırken, yoksulluk sınırı altında çalışandan yüzde 5 vergi almayacaksınız.</p>

<p>- Ekonomik kriz bahanesinin ardına saklanarak 2 yıldır yoksuldan alıp zengine veriyorsunuz. Ekmeğimizden, suyumuza, ilacımızdan defter kitabımıza her şeyden vergi alıyorsunuz. Her gün yeni bir vergi almanın yolunu buluyor ama bizim için parmağınızı kıpırdatmıyorsunuz. Sizin yüzünüzden barınamıyor, beslenemiyor, geçinemiyor hastalanıyor tedavi bile olamıyoruz.</p>

<p>- Biz bu ülkenin emekçileri, emeklileri, halkı için vergide ve gelirde adalet istiyoruz. Bunun sağlığımızı ve canımızı korumak için şart olduğunu biliyoruz. Gelirde ve vergide adalet sağlanması, toplumun sağlık hakkı ve sağlık çalışanlarının hakları için söz söylemeye, mücadele etmeye kararlı olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz."</p>

<h2>MAHALLE SAKİNLERİNDEN DESTEK AÇIKLAMASI</h2>

<p>Eylemde mahalle sakinleri de açıklamada bulundu. Açıklamayı mahalle sakinlerinden Eyüp Hüseyin Hançer okudu. Açıklamada, “Bizler bu mahallede yaşayan emekli ve yaşlı vatandaşlar olarak derin yoksulluk içinde her şeyimizi kısıtlayarak yaşamaya çalışıyoruz. Birçok hastalıklarımız için hastanelerden aylarca randevu bulamıyor mağdur oluyoruz. Her türlü sağlık sorunlarımız için kolayca ulaşabildiğimiz sorunlarımıza çare bulduğumuz Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarına destek olmak için buradayız. Halk olarak sağlık çalışanlarının haklı eylemlerini, adalet isteyen taleplerini destekliyoruz yanlarında yer alıyoruz” denildi.</p>

<p>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>- "Aile Sağlığı Merkezlerinde kısmen paralı hale getirilmesi, kamu hastanelerinde halktan alınan ücretlerin on kat artırılması, sıkça kullanmak zorunda kaldığımız ağrı kesici, mide ilaçları, antibiyotiklere getirilen kısıtlamalar yüzünden ilaçlarımızı cepten ödemek zorunda kaldığımız bilinsin istiyoruz.</p>

<p>- Artık nefes alacak halimiz kalmadı, ev kiralarını ödeyemez hale geldik. Et, süt, yumurta, meyve, sebze gibi temel besinleri almakta zorlanıyoruz. Temizlik malzemesi ve giyim bile almak zorlaştı. Şimdi ilaçlara sağlığa erişmemiz zorlaştırılıyor. Günlerdir hastanelerden randevu alamıyoruz, tetkikler için aylar sonra randevu veriliyor özel hastaneler gitmeye zorlanıyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Aile Hekimi</category>
      <guid>https://www.saglikpersoneli.com.tr/aile-hekimleri-patronlar-degil-biz-vergi-rekortmeniyiz</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Jan 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikpersonelicomtr.teimg.com/crop/1280x720/saglikpersoneli-com-tr/uploads/2026/01/aile-hekimleri-patronlar-degil-biz-vergi-rekortmeniyiz-ugt4.webp" type="image/jpeg" length="27335"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
