Bozuk sistemi aklamak için doktorları karalamak

Bozuk sistemi aklamak için doktorları karalamak

Sizce doktorlar niye hedefte?

Uzun zamandır doktora yönelik şiddet olaylarında kayda değer bir artış yokken niye son iki yıl içinde bu vakalar birdenbire patladı?

Doktorların hedef gösterilmesi, siyasi otoritenin Sağlık Bakanı dışında doktorlara sahip çıkmamasının, şov yapmayı seven bakanların dahi doktorlar söz konusu olduğu zaman ortalıkta görülmemesinin sebebi ne olabilir!

Siyasetçilerin, iktidar sahiplerinin, onlara yakın grupların, trollerin hekimlere yönelik eleştirilerinin artmasının, hekimleri hedef göstermesinin aniden peydahlanmasının arkasında ne olabilir?

Doktorların feryadına iktidarın kulak tıkamasının arkasındaki gerekçe acaba ne?

Tüm bu soruların yanıtları bence tek.

Daha ilk kurulduğu gün sistemi bilenlerce söylenenin artık gerçekleşmeye başlamış olması.

AK Parti sağlık politikalarını uygulamaya başladığı günlerde, bu konuda uzman kişiler, “Bu sistem sürdürülemez. Sonunda çok fena patlar. İngiltere buna yakın bir şeyi yıllar önce denedi ve ülkedeki sağlık sistemi çöktü. Bu kadar pahalı bir sistemi en zengin ülkeler bile uygulayamazken Türkiye’nin bunu uzun süreli uygulayacak kaynağı yok.”

Nitekim tam da öyle oluyor.

Başlangıçta memnuniyet veren ama aslında yanlış olan sistem tükendi.

Deniz bitti.

Üzerine bir de ülke ekonomisinin toptan kötü yönetilmesinden kaynaklanan kur artışları ve Hazine’nin SOS vermesi eklenince, sağlık sisteminin üzerine bir de beleşçi 6 milyon göçmen oturunca sistem çöktü.

Ancak bu çöküşe bir sorumlu bulmak gerekiyordu.

İyi olan her şeyin sahibi, kötü olan ya da kötüye giden her şeyi ise başkalarına bağlayan AK Parti iktidarı burada da bir suçlu bulmalı, çöküşü birinin üzerine yıkmalıydı.

Nasıl ki, ekonominin kötüye gitmesinin sorumlusu bazen Gezi olayları, bazen darbe girişimi ise, nasıl ki pek çok sorunda Cehape müsebbip ise, sağlık sisteminde de bir suçlu, bir sorumlu bulunmalı, vatandaş ile iktidar değil o sözde sorumlu karşı karşıya getirilmeliydi.

Burada da sorumlu bulunuverdi.

Önce ilaç şirketleri hedef oldu.

Sonra sağlık malzemesi tedarikçileri.

Ama onlar elle tutulur, gözle görülür, sistemden memnuniyetsiz vatandaşın hedef alabileceği somut varlıklar değildi.

Bunun üzerine kanlı canlı bir hedef bulundu: Doktorlar.

Doktorlar kötüydü.

Paracıydı.

Zaten açgözlüydüler.

Parası olmayana bakmıyorlardı.

Yurt dışına kaçıp çok para kazanmak istiyorlardı.

Böylelikle sağlık sistemindeki çöküş gözden kaçırıldı.

Mesele bir sistem sorunu değilmiş gibi gösterilip, konu hekim sorununa indirgendi.

Siz zannediyorsunuz ki, iktidar doktorlara yönelik şiddetten rahatsız.

Tam aksine, kendilerinden başka bir sorumlu buldukları için bence mutlular.

İlerleyen yıllarda hastalananlara da artık AK Parti teşkilatlarındakiler bakar.

Çok bulaşıcı bir varyant

Artık biliyoruz ki, COVID salgınında yeni bir dönemdeyiz ve olay saklanamayacak kadar büyük.

Haziran ayının başında Avrupa ülkelerinin her birinde 200 bine doğru çıkan günlük vaka sayılarını verdim ve Türkiye’de bu sayılara ulaşılmamış olmasının vaka azlığından değil, istatistik tutulmamasından kaynaklandığını yazdım.

Ancak muhtemelen siz de hastalığın çok yaygın olduğunu, çevrenizi ne kadar sardığına bakarak anlayabilirsiniz.

Çok hızla mutasyona uğrayan koronavirüsün bu sefer etkili olan türü Omicron’un bir alt varyantı.

Bu varyant BA.2.75.

Özeliği ise aşılardan kaçabilmesi ve daha önce geçirilen COVID’in oluşturduğu antikorlara kafa tutabilmesi.

Bir önceki varyant olan BA.5.’den daha ağır bir hastalığa neden olup olmadığı ise henüz belli değil.

Ancak şimdiye kadarki en kolay bulaşan varyant olduğu belli.

Bu yeni varyantın Hindistan’da ortaya çıktığı, başta Amerika olmak üzere pek çok ülkede yaygın virüs haline geldiği biliniyor.

Mayo Clinic’in yürüttüğü bir çalışma sonrası, bu yeni türün vakalarda eksponansiyel bir artışa neden olacağı öngörülüyor.

Bence Sağlık Bakanlığı hızlı bir biçimde en azından kapalı alanlarda ve toplu taşımalarda tedbirleri yeniden arttırmalı, maske zorunluluğu yeniden getirilmeli.

Büyük marketlerde tedbirler yeniden arttırılmalı.

Bakanlık bu tedbirleri almasa bile siz maskeleri yeniden takın.

Aşı konusunda ise çok umutlu değilim.

Bu varyant karşısında aşının işe yaradığını gösteren bir delil yok.

Fıkra

Habertürk TV'de katıldığı programda 15 Temmuz'da alçaktan uçan F 16'ları 11. kata çıkarak kafa atarak durdurmaya çalışan vatanseverlerin şehit olduğunu iddia eden Prof. Mazhar Bağlı, Esenler Belediyesi Bilim Kurulu Başkanıdır. 

Fıkra bu kadar. 

Fatih Altaylı-Haber Türk

Ceren YILDIZ

YORUM EKLE
YORUMLAR
dis hekimi
dis hekimi - 1 ay Önce

dogrulari dile getirmis

SIRADAKİ HABER