Ameliyathaneden çıkıp mezbahaneye giriyor

Bugün sizlere Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Şefi ve hastanenin eski başhekim yardımcısı Öğretim Üyesi Uzman Doktor Hakan Parlar ile yaptığımız keyifli ve bir o kadar da sıra dışı sohbeti aktaracağız. Bölgemizin en önemli kalp ve damar cerrahlarından Hakan hocanın anlatacaklarını okumanızı tavsiye ederiz

Ameliyathaneden çıkıp mezbahaneye giriyor

Kalp ve damar ameliyatlarının mimarı olan Uzman Doktor Hakan Parlar, cerrahlığının dışında aynı zamanda büyükbaş hayvan çiftliği işletiyor. Mesai saatlerinde ameliyat yapan Parlar, boş vakitlerinde de çiftliğine giderek hem çobanlık hem kasaplık yapıyor. Kurban Bayramı için 40 büyükbaş hayvan yetiştiren Parlar, hayvanlarının büyük bir çoğunluğunu satmış. Parlar Besi Çiftliği’nde aynı zamanda bir kesimhane de kurarak, satılan kurbanlıkların kesimini gerçekleştiriyor.


Personel Sağlık Telegram grubumuza ücretsiz Abone ol, günlük haberler cebine gelsin. Tıkla


ONLİNE FORMA  ile KALİTE ve GÜVEN SİZLER İÇİN TAKIM  79 TL 

Sizi tanıyabilir miyiz? 

1980 Adapazarı doğumluyum, evliyim 2 erkek 1 kız 3 evladımız var. Eşim de Derince Eğitim Araştırma Hastanesi’nde Kadın Doğum Uzmanı olarak görev yapıyor. İlkokulu ve orta okulu Adapazarı’nda tamamladıktan sonra lise hayatıma Özel Sakarya Lisesi’nde devam ettim. Sonrasında Uludağ Üniversitesi’ni kazanarak Tıp Fakültesi’ne geçiş yaptım. 2006 yılında da uzmanlığımı KOÜ Tıp Fakültesi’nde yaptım.

“ZORUNDA OLDUKLARI İÇİN ÇALIŞMALARINI İSTEMEM”

Mülkün olduğu kadar onları mutlu edecek iş ne ise ona yönelmelerini isterim,oğlum 12 yaşında ismi Yavuz, bilgisayar oyunları ve teknoloji ile ilgilenmeyi seviyor bu yönde everileceğini düşünüyorum, diğer oğlum Sinan, şarkı söylemeyi resim yapmayı seviyor dans edebilir dansçı olsun kızım da o şekilde içinden ne geliyor ise onu yapabilir. Paramedikal işleri olsun hep mutlu olacakları bir iş yapmalarını gönülden istiyorum, Zorunda oldukları için çalışmalarını istemem.

“TEMBEL BİR ÖĞRENCİYDİM”

Aslında hayalim matematik mühendisi olmaktı, bunun hikayesinden bahsetmek gerekir ise, okul hayatımı sürdürdüğüm dönem içeresinde tembel bir öğrenciydim. Okul ortalamasının altında bir diploma notu ile mezun oldum. Fakat üniversite sınavında kazanmış olduğum puan ile okul birincilerinden daha yüksek bir puan ile tıbbı kazandım.

“İŞÇİLER GİBİ MAAŞLA ÇALIŞIRSIN”

Lise sonda babam bir gün beni çağırdı, eğitim hayatında ne düşünüyorsun diye sordu ve ekledi. Eğer benim iş yerime güveniyorsan şimdiden söyleyeyim, benim yanımda çalışan işçiler gibi maaşla çalışırsın. Akşamda öyle arabayı alamazsın, öyle bir dünya yok. Aynı çileleri çekersin ya da gider üniversite sınavını kazanırsın, okursun tercih sana kalmış dedi.

“HAYATIMDA İKİ SEFER DERS ÇALIŞTIM”

Ben hayatımda net olarak iki sefer ders çalıştım. Biri üniversite sınavı için diğeri TUS sınavı için. O yüzden sistemin çok basit bir sistem olduğunu düşünüyorum.  Bir çocuk 9 ay çalışarak istediği yeri kazanabilir. Ömrünün geri kalanındaki okul hayatı kökten yalandır. Ben örnek gösterilecek bir talebe değilim. Yaptığımın da doğru olduğunu iddia etmiyorum. O, 9 ayda verdiğim emek zaten 6 yılda herkesin toplamda verdiği emek kadar. Günde 2-3 saat uykuyla ve konsantreni kaybetmeden 9 ay boyunca çalışmak kolay değil.

“ANNEMİN BİR SÖZÜYLE TERCİHİMİ KULLANDIM”

Matematik mühendisi olmak istiyordum. Tembel bir öğrenci olduğum için sınava özel ders alarak çalıştım 9 ay boyunca öyle bir ders çalıştım ki, 8-6 yıla bedel oldu. Ailem benim tıp okumamı istiyormuş. Bir gün ders aldığım öğretmenim benim yanımda anneme oğlunuzun ne olmasını istersiniz diye sordu. Annem “Ben aslında tıp okumasını isterdim” dedi. O an kararımı değiştirdim ve annemin benden istediği o tek dileği yerine getirmeye karar verdim. İyi ki de öyle yapmışım.

“MÜMKÜNSE ÇOCUKLARIM OKUMASIN”

Peki siz çocuklarınızın meslek seçiminde yönlendirici bir rol oynayacak mısınız?

Mümkünse okumasınlar, mümkünse onları mutlu edecek iş neyse onu yapsınlar. Mesela 12 yaşındaki Yavuz, bilgisayar oyunlarıyla vakit geçirmeyi çok seviyor. O konuya yönelsin, resim yapsın. Diğer oğlum Sinan, şarkı söylesin dans etsin dansçı olsun. Kızım sanatla ilgilensin. Paramedikal işleri olsun ve hep mutlu olacakları işlerde çalışsınlar. Zorunlu oldukları için çalışmasınlar. Annelerinin de benim de düşüncem bu yönde.

“BEN MUTLU OLDUĞUM İŞİ YAPIYORUM”

Ben zorunlu olsun diye çalışmıyorum günler 72 saatte olsa ben yine de çalışırım.  Ben doğru bir örnek değilim, ben kliniğin şefiysem bunu da çalışarak almışımdır. Kimse kimsenin kara gözüne kara kaşına hayran değildir.

Yeniden dünyaya gelseniz ne olmak istersiniz?

Bugün tekrar bir seçim yapmam dahi gerekirse kesinlikle tekrar kalp cerrahı olmak isterdim.  Başka bir uzmanlık yapabileceğimi düşünemiyorum, Tıbbiyenin bitmesine yakın, uzmanlık sınavlarına hazırlandığım dönemlerde, cerrah olmak zaten içimde vardı. Kimsenin yapmadığı cerrahlığı yapmak isterim. Ne zaman kimsenin yapmadığını yaparsan kıymetlisin çünkü. İnsanların o minnettarlığı ise apayrı bir keyif.

Bülent Ekinci-Kocaeli Gazetesi

Güncelleme Tarihi: 18 Temmuz 2021, 08:09

Ceren YILDIZ

YORUM EKLE
YORUMLAR
Dr. gül
Dr. gül - 2 hafta Önce

Bir taraftan kalp cerrahı olarak hayat kurtarırken bir kaç dakika sonra gidip başka bir canlıyı öldürmek (kesmek) nasıl mümkün olabiliyor, doktor bey hiç rahatsızlık duymuyor mu acaba

Dr. gül
Dr. gül @Dr. gül - 2 hafta Önce

@çinli biratasözü derki, adlı şahıs ben 30 yıldır vejeteryanım, lüp lüp et yemiyorum yani. Bu arada gerçek adınızı yazmamışsınız, kullandığınız ''ki'' ayrı olacak

çinli bir atasözü derki
çinli bir atasözü derki @Dr. gül - 2 hafta Önce

Etleri lüp lüp yerken kendini vahşi gibi hissediyon mu bacım.

SIRADAKİ HABER