Sağlıkta Hadi Vira Bismillah !

guneydoguguncel.com'da   Hasan Hüseyin CEMİLOĞLU'nun 29.11.2019 tarihli köşe yazısı;

Sağlıkta Hadi Vira Bismillah !

Vira Bismillah” Türk dil kurumu sözlüğünde ”-denizcilerin denize veya büyük sulara açılmak için Demir alırken kullandıkları bir tabirdir..

Kentte bürokratik oligarşinin en çok yaşandığı kurumların başında İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğü gelmektedir.

Bu kurumların çalışanlarının fazla olması ve işlevsel anlamda geniş halk kitlelerine hitap etmesi münasebetiyle sürekli suiistimallere açık olup, bu kurumların daha sıkı bir denetim altında tutulması elzemdir.

Tüm kurumlarda hata ve kısmi de olsa suiistimaller yaşanabilir ancak eğitim ve sağlık konusunda bunun olması ve yaşanması, asla kabul edilir bir durum olmadığı gibi, telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağı da aşikârdır.

Maalesef kurumlarda görev yapan idarecilerin bir kısmının, halktan bihaber, kendi menfaatleri doğrultusunda yıllarca bu koltukları işgal eden, halkın dertlerine derman olmayan, çözüm üretmeyen, ulaşılmaz olan ve bu bölgeye proje anlamında katkısı bulunmayan kişilerden oluşmaktadır.

Bu bürokratların bir kısmının geçmişte birçok suistimallerle ve Rant grupları ile isimlerinin anıldığı, bu yapılarla birlikte hareket ettikleri, adlarının birçok şaibelere karıştığı,Liyakat ve Adalet kavramlarına Halel getirdikleri Gaflet,dalalet hatta hıyanete varan noktalara geldikleri gözlemlendiğinden,Denetim mekanizmalarının daha işlevsel hale getirilmesi ve çalışması,halkın başlıca talebidir.

Bu makamları işgal eden kişilerin haklarında basına yansıyan olumsuz haberler, yapmış oldukları yanlı ve yanlış işlemler, Diyarbakır halkı tarafından birebir takip edilip bilinmekledir.

Malumunuzdur. Diyarbakırda, yaklaşık sekiz yıldır görevde bulunan il müdürünün Görevinden istifa etmesi ile boşalan sağlık il müdürlüğünde bir görev değişimi yaşandı..

İstifa eden sağlık il müdürününde görevde bulunduğu süre içerisinde diyarbakır sağlığına kattığı artılar muhakkak vardır ve olmuştur. hikmet olan ise değerlendirmeye konu olan sürecin artılarının eksilerden fazla olmasıdır..şayet geçen süreçte eksiler artılardan fazla ise birşeyler yanlış yapılmıştır diye düşünülür.Bundan sonrasında Vicdan,Hukuk ve adaletin gereğinin yapıldığı bir süreç başlar.. Bize düşen ise bu aşamada sadece sonuca şahit olmak kalır.

Diğer Taraftan Türkiye nin hem bölgesel hemde dünya konjektöründe ciddi eşiklerden geçtiği ve ciddi dirençler gösterdiği bir zaman diliminde yaşıyoruz.

Yaşadığımız zaman dilimi itibariyle,ülkenin ve bölgemizin 2023 hedefine ulaşmada kritik bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte ne yanlış yapma şansımız nede yanlışa tahammül etme şansımız vardır.

Dolayısı ile herkes;en azından çocuklarımıza güzel bir gelecek bırakmak adına bile olsa hassas olmak zorundadır.

Zira;Yaşadığımız ülke son 18 yıllık Ak Parti iktidarı ve Başkan Erdoğan ile tarihten gelen jeopolitik ve sosyal önemine binaen olması gereken onurlu ve büyük devlet olma şansını yakalamış ve bunun için tüm engel ve emperyal dünyanın akıl almaz oyunlarına rağmen dimdik bir duruşla varoluş savaşı vermektedir.

Dolayısıyla atanmış kişiler liyakata halel getirme konusunda çok daha hassas olmalıki konu gelecekte hatırlandığında fakri acziyet, delalet hatta hıyanet ile beraber anılmasın..

Devlet kapısına giden vatandaşın prosedüre ve mevzuata uygun olması gereken en basit işleri için bile rüşvet, kayırma , aracı, komisyonlar vb. şeyler ile karşılaşmamalı..Bu gibi şeyler Türkiyenin 2023 vizyonuna uygun şeyler değildir artık..Buna tevessül edenler bu ölçüsüzlüklerin bir hukuk devletinde karşılığının olabileceğini bilmeleri gerekmektedir..

Devlet adına bir yerleri işgal edenler orda Devlet yokmuş gibi davranmamalı..

Ve yine inanıyoruzki yakın zamanda eğer varsa bu ölçüsüzlükler hukuk çerçevesinde hak ettiği karşılıkları bulacak ve çocuklarımız daha da temiz ve Hikmet e göre şekillenmiş bir dünyada yaşayacaklardır..

Söylenecek çok şeyler var belki, sayfalarca dolusu iddia ve çirkinlikler.

Fakat bugün bu yazımızda bunu yapmıyacağız.

kısa ve öz anlatım diye bilirsiniz…..

Şöyleki…

Bilgi ve enformasyonun zirvede yaşandığı ve hiç bir bilginin parmak izi gibi yıllarda geçse bile internet ortamında kaybolmadığı bir dünyada, atanan tüm kurum amirlerine acizane tavsiyemiz şudur..

Çocuklarımız gelecekte babalarını kötü şaibe,hırsızlık,suç ve lekelerle karışık flu bir karede görüp utanmasın..

bir insanın geleceğe ve çocuklarına bırakacağı en büyük miras;temiz bir kişilik ve kimlik ile dimdik duran bir baba,bir dağ bırakmasıdır.

Hadi;

Geleceğe ve Çocuklarımızada Vira Bismillah….

yine Divan edebiyatından bir beyit ile meramımızı sonlandırmış olalım….

Çok da mağrur olma kim meyhâne-i ikbâlde

Biz hezâran mest-i mağrûrun humârın görmüşüz (Nabi divanı)

Sağlıcakla Kalın

Hasan Hüseyin CEMİLOĞLU…

Güncelleme Tarihi: 29 Kasım 2019, 09:12

Ceren YILDIZ

YORUM EKLE
YORUMLAR
saglıkçı
saglıkçı - 2 hafta Önce

o saydıklarınızın hepsinin sırti kalın hiç birşey olmaz.Allahtan korkmadıkları içinde her türlü naneyi yerler.hakkım zehir zıkkım olsun onlara

SIRADAKİ HABER